15 Haziran 2022 Çarşamba

Cenneti Nasıl Hayal Edersiniz? | Ağaç Ev Sohbetleri 147

“Cenneti nasıl hayal edersiniz?”


Bu haftanın konusu Sevgili Deeptone'dan gelmiş. Onun yazısını okumak için TIK TIK!

Kendimi üzgün hissettiğimde orada olduğumu düşlediğim bir yer vardı. Bunu yapmaya ne zaman ve nasıl başladım hiç hatırlamıyorum. Hatırladığım tek şey, ne zaman daralsam başımı gökyüzüne kaldırıp bir süre maviliği ve bulutları veya karanlığı ve yıldızları izledikten sonra beş dakikalığına bile olsa oraya gittiğimi düşündüğüm zamanlar. Bunu bir süredir yapmadım doğrusu.

Bu yerde çoğu zaman tek başıma olurdum. Bazen de birisi ya da birileriyle. Bu yerin yemyeşil çimenleri vardı. Ben bir tepede uzanmış veya oturuyor olurdum ve önümde uzanan yeşilliğin ardındaki denizi izlerdim. Bazense daha iç kesimlerde, ağaçların arasında kaykılarak oturur ve başımı kaldırıp gökyüzüne bakardım. Gökyüzü bazen mavi olurdu; bazense, inanmayacaksın ama, pembe ve morların iç içe geçtiği galaksi rengine benzer karma, hoş bir renk. 

Bazen ağaçlarda çiçekler olurdu. Bazen çiçeklerden yapraklar dökülürdü. Kar gibi. Bazen, ağaçların arasında değil de açıklık alanda oturduğumu düşlediğimde, tatlı bir rüzgarı neredeyse hissederdim. Öyle anlarda uykuya ve o yere çok yakın olurdum. Çoğu zaman konuşmazdım, yanımda birilerinin olduğunu düşündüğümde bile. 

Çoğu zaman uzanıp veya oturup etrafı izler ve dinlerdim zaten. Sonra da gözlerimi açardım ve beni ya mavilik ya da karanlık karşılardı. Bu öyle güzel hissettiren bir hayaldi ki, fark etmeden ağlamış olurdum. Bak, iyi demedim güzel dedim. Çünkü iyi hisseder miydim bilmiyorum, sadece çok güzel hissederdim. Güzel bir huzur hissiyle dolardı içim. Evimdeymişim gibi. Hayat yine etrafıma dolanmış olurdu ama o hayal yüreğimde kalırdı.

Bu haftanın konusunu görür görmez aklımda beliren tek şey bu hayal oldu. Hatta sanırım orayı özlediğimi hissederdim. Bir hayali özleyebilir mi insan? Ben bazen orayı özlediğimi düşünürdüm. Garip, değil mi?

Neyse. O halde Matrix'ten Morpheus'un bir sözüyle veda edelim: ''Hiç gerçek olduğundan emin olduğun bir rüya gördün mü? Ya bu rüyadan hiç uyanamasaydın o zaman gerçek dünya ile rüya arasındaki farkı nasıl ayırt ederdin?''

Hoşça kal.

:)


Sayonara No Natsu · Ryoko Moriyama dinlemek için TIK TIK!




15 yorum:

  1. Ne güzel hayalda bile olsa seni böyle mutlu eden bir yer varmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu haftaya dair okuduğum yazılar pek bir realistti doğrusu. Ama özü aynıydı. Soru bile bunu vurguluyor aslında: Siz nasıl hayal edersiniz... :)
      Yorumunuz için teşekkür ederim :) Benim cennetim ruhumda taşıdığım bir yer. Herkesinki gibi. Onu tasvir etmeye çalıştım, olduğu kadar.

      Sil
  2. ah evet bak senin vardı böyle bir yerin, neverland ile dreamland benzeri, yazmıştın eskiden :) çok güzelmiş orası. insan hayali özler bencesi de :) hani bazen insan olmayan duyguları ve yaşanmamış anları da özler, örnekse şarkı dinlerkene :) senin bu hayalin işte gizli bahçe romanını andırıyor :) en güzel cennet hayali, en gerçekçisi :) senden geldiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet var. Bu yüzden diyorum ya önceki yaşamımda ben periydim diye :)) Şaka tabi ki, yani artık büyüdüm buna inanmıyorum :) Ama böyle derin şeylere inanmayı seviyorum. Güzel hissettiren şeylere. Güzel bir yeri izlemek dinlemek gibi şeylere. Gizli Bahçe'yi de okuyacağım, sonra 93 yapımı filmi izleyeceğim, umarım yakında :)

      Sil
  3. ben farklı bir rüya görüyorum. Paralel evren gibi. Ara ara oraya gidip yaşıyorum. Acayip bir ruh hali.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel sizinkisi rüyaymış, biraz bilinçdışına kayıyor. Belki rüyanızı yönetiyorsunuzdur bilemiyorum, bunu ben hiç yapamadım, sanırım biraz da yapmak istemedim :) Rüya kendi aksın, bilinmez olsun, daha hoş böylesi bence. Neyse, benimkisi rüya değil hayal aslında. Bilinçli bir hayal. O an ben hayal ediyorum ve her şeyin farkındayım. Ama keşke rüya olsaymış. Rüyamda o yeri hiç göremedim :)

      Sil
  4. ya samimiyetle bişi diyeyim mi?
    Yazın çok güzel
    Anlattığın da , alntın da...

    Cennetini bizimle paylaştığın için teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederimm :) Bu sabah bir rüya gördüm. Çok ilginçti. Rüyanın içeriği değil ama verdiği his. Gerçek gibiydi. Bunun üzerine aklıma bu alıntı düştü ve yazıma ekledim. Hayaller de rüyayla gerçeğin iç içe geçmesi gibi biraz.
      Neyse, rica ederim ne demek :) Amaç biraz tebessüm ettirmek hem kendime, hem okuruma :)

      Sil
  5. Sizin cennetiniz konvansiyonel cennetten iyiymiş:) Evet, en azından mantıklı ve hoş. Müziğin eşliğinde daha da güzelleşiyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Bu müzik sevdiğim bir Japon animasyon filminde çalıyordu. Filmin size hitap edeceğini düşünmemekle birlikte yine de ismini paylaşmak istiyorum :) From Up on Poppy Hill (Tepedeki Ev). Müziğini ilk dinlediğim andan beri her dinlediğimde farklı ve güzel duygular hissediyorum. O yüzden bu haftanın yazısını tamamlayacağını düşünmüştüm. Beğenmenize sevindim :)

      Sil
  6. naif ve berrak bir güzelliğe sahip cennetinizi bizimle paylaştığınız teşekkür ederim :) Emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
  7. The Good Place'i izledin mi? O dizinin finalinde gösterilen cennet, benim hayalimdeki cennet. Belki izlersin diye nasıl olduğunu yazmıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk sezonunu baya, hatta artık yıllar önce olmuş oluyor, önce izledim. Ama hiçbir şey hatırlamıyorum. Zaten çok uzun zamandır mini diziler dışında dizi izlemedim. Devamlılığı olan şeyler gözümü korkutuyor, film izliyorum. Merak ettim ama cennetinizi. O dizide absürt detaylar vardı diye hatırlıyorum. Eleştirel bir şey olabilir belki. Gidip bakayım diziye neymiş :)

      Sil
    2. Ve karar değiştirerek diziye baştan başlayayım dedim. Belki işte bu dediğim yerlere rastlarım. Çok fazla öyle gibi hissettirdi. Diziyi hatırlattığınız için teşekkürler :)

      Sil

Yukarı çık