8 Nisan 2020 Çarşamba

Yeterince bilmiyormuşum, öğrendim.


Az evvel Pelin Pembesi'nin blog yazısını okudum. ( okumak için TIK TIK! ) Ve içim bir kez daha özlemle doldu. Mart ayının ortalarından beri malum zorunlu olarak evdeyim. Sağlıklı olduğum, ailem sağlıklı olduğu için şükrediyorum tabi. Ara ara kulağa şikayet gibi gelen çıkışlarım oluyor. Ama valla şikayet değil. Sadece özlem. Sadece özlem...

Aslında böyle bir özlem yazısı yazmak dün aklımda vardı ama yine kelimeleri toparlayamadım. Çil yavrusu gibi dağıldılar oraya buraya. Ben de 'amaannn boşver dedim, duygu şiddetin artınca zaten toparlanırlar.' :)

Dün evin üstüne çıktım. Çatıya yani :) Keşke evimizin bahçesi falan olsaydı. Bahçeli evi olanlar öyle şanslı ki. Yeşil renge özlem doluyum. Okulum yemyeşildir benim. Her gün hayranlıkla yürürdüm giriş yolunu özellikle. Tenha olurdu bir de. Kuş sesleri, yeşillik... Oh mis! Kıymetini biliyorum sanıyordum. Yeterince bilmiyormuşum, öğrendim.

Aslında sadece bu da değil. Pek çok şey. Bu huyumu biliyordum aslında. Teori kısmını hallettiğim, hallettiğimi sandığım duygular, düşünceler var. Halletmek diyorum da anladınız işte. Bir şeyin değerini bilmek gibi. Ama ya eylemler? İçselleştirme? Şikayet ettiğim şeylerin güzelliğini durup soluklanınca fark ettim. Hiç soluklanmadığımı fark ettim. Soluklanmam gerektiğini hep biliyordum veya bildiğimi sanıyordum. Ama işte şimdi soluklanınca.. Fark ettim.

Fark etmek için sarsılması gerekiyor insanın. Sarsıntılar da hep nahoş olur. Bünyelerde mayhoş bir tat bırakan nahoş günlerden geçiyoruz. Kafiyeye gel ((: Ama öyle. Hayat da kafiyeli aslında. Sadece soluklanmalı(ymış). 

İyi günler de var, kötü günler de. Dilerim, iyi günler kapıdadır. Bu aralar hep dileklerimi dile getiriyorum. Dilerim, umarım, inşallah.. Hayat da iyi günler de var kötü günler de, az evvel dediğim ve muhtemelen sizin de bildiğiniz üzere. Ama bazı şeyleri yaşarken fark edemiyoruz. Biliyoruz ama fark edemiyoruz, hissedemiyoruz. Oysa her şey uyumlu birbiriyle, her şey kafiyeli.

Dilerim bu sürecin sonunda artık kendimizden kaçmayı bırakırız. İnsanlık yani. İnsan doğaya muhtaç. İnsan doğanın bir parçası. Doğa her şeyiyle bütün bir vücut. Biz insanlarsa yalnızca onun bir uzvuyuz. Uzuvlar tek başına var olamazlar vücuttan koptuklarında. Zamanla çürürler ve işe yaramazlar. Uzuv olduğumuzu bir daha unutmayız, dilerim ki..


Herkese sağlıklı ve güzel günler dilerim. 
Her şeye rağmen bulutlar oradan oraya gitmeye devam ediyor. 
Her şeye rağmen bitkiler büyüyor. 
Her şeye rağmen yeni canlılar doğuyor. 
Her şeye rağmen hayat var. 





32 yorum:

  1. O kadar haklısınız ki, insan kaybetmedikçe birçok şeyin değerini bildiğini sanıyor ama kaybettiği anda aklı geçmişe takılıyor... bence. Bu hoş yazı için teşekkürler :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. Aslında geçmişe takılıp 'keşke'li cümleleri dillendirmeyi veya ve hatta hissetmeyi de sevmiyorum. Çünkü yapılacak bir şey olmaması durumunu sevmiyorum. Geçmişe yönelik keşkeler böyle durumları kapsıyor. Ancak geleceğe yönelik keşkeleri gerçekleştirebiliriz sanırım. Yorum için, düşündüklerinizi dile getirdiğiniz için çok teşekkür eder ve sağlıklı güzel günler dilerim :)

      Sil
  2. O kadar umutlu ve o kadar içine içine işleyen bir yazı ki... Tek kelimeyle bayıldım! Her şeye rağmen iyi günler kapıdadır. İyi yönlerinden bakmak lazım her şeye. :)
    Ellerine sağlık sevgili İlkay, bu yazına hayran kaldım doğrusu. Kendine lütfen çok dikkat et koskocaman kucak dolusu sevgiler! :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yaa, çok teşekkür ederim :) Yorumların o kadar iyi geliyor ki bana :) Böyle hissettirebilmeme çok memnun oldum, çok teşekkür ederim bu hoş yorumun için. En kocamanından sevgi bulutları benden de ^^ Ve tabii sağlıklı, çok güzel günler dilerim :)

      Sil
  3. Korkarım o kadar erken özgür olamayacağız, geleceği düşünüp olmamız gerekir de zaten. Bu yılı kayıp olarak kapatmamak için düşünüp yaşadıklarımızdan ders çıkarmamız gerekir. İnanıyorum ki bundan böyle daha büyük sınavlarla sınayacak bizi bu virüsler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Malesef öyle olacak gibi. Ve yine malesef öyle de olmalı gibi. Tedbiri çabucak elden bırakmamak gerekli başa dönmemek için de. Kaldı ki, bu süreci daha atlatamadık bile.

      Sil
  4. gülümseyerek okudum teşekkürler :)

    YanıtlayınSil
  5. Karantina günleri, bizlere birçok şeyin değerini ve kıymetini fark etmemizi sağladı. Çok şükür ki sağlıklı bir şekilde evlerimizdeyiz. Kendine çok dikkat et! ^-^

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok şükür gerçekten. Sağlık en en en önemlisi. Ve çok teşekkür ederim ben de sağlıklı ve güzel günler dilerim. Sevgiyle :)

      Sil
  6. Tam bir kişisel gelişim yazısı olmuş. Son paragraf tam umut dolu :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım biraz öyle oldu, çok teşekkür ederim :)

      Sil
  7. İnsan doğaya muhtaç, insan doğanın bir parçası evet ve maalesef bu insanoğlu çok üzdü doğayı çookkk.. Ve sanki şimdi doğa bunun acısını çıkartıyor bizden😏Biz ne kadar çabuk bunun farkına varır, ne kadar çabuk aklıselim olmayı, iyi insan olmayı, kıymet bilmeyi, yaşamın, doğanın, sahip olduklarımızı değerini bilmeyi öğrenirsek güzel günlerde o kadar çabuk gelecek sanki🤗 Kalemine, yüreğine sağlık ☺️

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. Şu virüsün yararı doğaya dokundu. Hava kirlilikleri azaldı, hayvanlar bile rahat bir nefes aldı. Biz sonradan yerleştik bu dünyaya ama hükümdar gibi davranıyoruz. Ama aslında doğa da insan da bir bütün. Biz de doğanın parçalarıyız. Göremesek de. Dilerim herkes yararı olacak bir pay çıkarır bu süreçten kendine. Son olarak çok teşekkür ederim ve sağlıklı güzel günler dilerim :)

      Sil
  8. Bugünler de geçecek umarım:( :)

    YanıtlayınSil
  9. İnşallah geçecek, fakat bu virüs bize çok şeyi öğretti. Dayanışmayı ve sevdiklerinin sağlığını önemsemeyi. Dediğin gibi özlemi de öğretti.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah öyle olur. Aslında yukarıda yazdığım şeylerin doğruluğunu biliyor ve bundan hareketle zorlama da olmaksızın hayatın güzel yönlerini ön planda hissetmek adına çabalıyorum. Ama çok çabuk demoralize oluyorum hala. Dün de aksilik yaşadığım bir zaman dilimiydi ve burada yazdığım gibi hissedemedim. Bazen bu hislerin önüne karamsarlıklar düşüyor sadece. Ama yine de burada kalsın istiyorum bu yazı. Okuyup silkelenmem için.

      Sil
  10. çok çok iyi anlatmışsın. çok da duygulandım. haklısın, hayatın güzelliğini hep fark etmeli yaa :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet fark etmeli bence de, yoksa haksızlık olmaz mıydı :) Ama bu demek değil ki zorluklar yok. Hatta pek çok zorluğu tahmin bile edemem. Ama yine de yaşam yok mu, var. Öyle de böyle de. Bence tek umut da bu. Zaten yaşamak demiyorum, yaşam diyorum :) Yorumun için teşekkür ederim bir de ^^

      Sil
  11. Sanırım soluklanmayı sahiden unutuyoruz ve arada bir birilerinin bunu bize hatırlatması gerekiyor. Bana hatırlatan da sen oldun. Bazen tüm düşüncelerden sıyrılmamın gerektiğini hissediyorum; şu anki sakin soluğumun bana fark ettirdiği bir şey oldu. :) Güzel düşüncelerini okumak keyiflendirdi beni, umarım bütün dilekleri gerçekleştirirsin.

    Sevgiyle,

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Senin yorumların beni her seferinde kocaman gülümsetiyor, hoşgeldin :) Biliyor musun, aslında soluklanma meselesini ilk kez senin bir yazını okuduktan sonra düşünmüştüm. Hangisiydi hatırlamıyorum ama senin bloğunda aydınlanma yaşadığıma eminim :) O yüzden ben çok teşekkür ederim asıl :) Bir de şu var ki, yazdıklarım kendimden parçalar. Kendim için bir rota tutturmaya çalışırken arada buraya da yazıyorum ve yazdıklarımın birileri için de önemli olması fikri o kadar değerli ki. Bu yüzden beni mutlu ettin, teşekkür ederim tekrardan :) Ve umarım, tüm dilekler en güzel şekilleriyle gerçekleşir. En kocamanından sevgi bulutları ^^

      Sil
  12. şuan kötü günleri yaşıyorum inşallah geçer

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sorununuz ne bilmiyorum ama umarım çabucak atlatırsınız. Zaten son dönemde genel olarak kötü günler yaşıyoruz. Ben de bir nevi enerjimi yükseltmek için spontane olarak yazmıştım bu yazımı. Yani her zaman bahar olmuyor malesef ki. Yine de hiçbir zaman olmuyor diyemeyiz, değil mi :)

      Sil
  13. Çok güzel bir yazı. Ne güzel duygularınızı ifade etmişssiniz. Özlemeyi özlemişiz. Düşünebiliyor musunuz bir dede üç yaşındaki torununa sarılamıyor. Üç metre mesafeden seni seviyorum diyorlar karşılıklı öpücük vererek. Tam da ibretlik günler yaşıyoruz. Allah sonumuzu hayretsin.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten çok üzücü bir süreç. Ne yapılır gerçekten bilmiyorum. Aslında herkesin üstüne düşeni yapması lazım ki bu günler çabucak geçsin. Kuru dilekler de bir işe yaramıyor zira. Ama dilerim sonumuz dediğiniz gibi hayra çıkar.

      Sil
  14. keşke tamda snin istedigin gibi her evin balkonu o çok sevdigin yeşilliklere açılsa...umudumuzu yitirmeyelim hiç, dilerim...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Keşke keşke.. Benim evim de yeşilliklere açılmıyor malesef. Yakın zamanda bu süreci atlatmak dileğiyle. Sağlık olsun da.

      Sil
  15. ben de bir bahçemiz olmasını isterdim ama terasımız var onla yetiniyorum. gerçi havalar da hiç iyi değil terasın da tadını çıkaramadık.
    yazını okuyunca herkes gibi ben de çok duygulandım. bu süreç bize çok şey öğretti hatırlattı. unuttuklarımızı. sahip olduklarımıza çok güvendiğimizi. her şeyi bir anda kaybetmeyi. inşallah atlatacağız. kendine çok dikkat et :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aynen bizim de. Yeşilimiz yoksa mavimiz var, Allah Allah :) Ve teşekkür ederim. Sen de çoook dikkat et. Sevgiler ^^

      Sil
  16. Bu karantinadan sonra bahçeli ev fiyatları birkaç kat artabilir. Normalde de bahçeli ev severdim ama eve tıkılınca kıymeti gözümde daha da arttı. En azından bahçene çıkar nefes alırdın, bahçeyle uğraşırdın.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence de pek çok şeye zam gelecek. Ama bahçeli evlere de talep artabilir tabi. Ve katılıyorum, bahçe sanki biraz daha özgürlük gibi geliyor kulağa :)

      Sil

Yukarı çık