4 Ocak 2020 Cumartesi

Arkadaşlık Mimi


Yeni yılın ilk mim yazısından herkese merhaba :) Yeni yıl başladı üstüne ilk dört günü bitti bile. Huh! :) Gerçi bir bakmışız ay bitmiş, üstüne yıl bitmiş. Zaman işte, tipik :) O yüzden şaşkınlık nidalarına gerek yok.
Neyse biz mimimize geçelim. Sevgili Sezyum'a çok teşekkür ederim beni davet ettiği için. Hazır boş vaktim varken mimi hemencecik yapıvereyim dedim :)
Bakın, başlıyorum :)


Çevresi geniş biri misindir? 

Pek sanmıyorum :) Ama herkesle iyi geçinebilecek birisiyim, herkesle arkadaş olabilecek birisi olmasam da.


Kolay arkadaş edinebilir misin, yakın arkadaş eşiğinden geçmesi için kafanda belli bir olgu var mıdır? 

Ben enerji olayına inanıyorum. Bir insanla ilk etapta enerjim tutmalı ki onunla vakit geçirmeye devam edeyim. Ha, başta sevmediğim ama sonradan sevdiğim insanlar da olmadı değil. Ama nadir gerçekleşen bir durum. Genelde hislerim pek değişmiyor. 
Biriyle arkadaş olma durumum bu şekilde işliyor. Biriyle yakın arkadaş olmaksa başka bir olay benim için. Ben insanlara kolay güvenen veya kolay ısınan biri değilim. Ama mümkün mertebe güvenebileceğim, konuşmaktan keyif alabileceğim, belli olgunluktaki, yanında eğlenebileceğim insanlarla arkadaşlık kuruyorum. Pek azıylaysa yakın arkadaşlık boyutuna doğru ilerliyorum. Zaten herkesle yakın arkadaş olabilir misiniz ki? Sanmıyorum.


Arkadaşların seni nasıl tanımlar, taktıkları bir lakap oldu mu? 

Hiç olmadı. Sadece lisede bir arkadaşım beni telefonuna 'ocağım' diye kaydetmişti (((:
Tanım mevzusunu da bilmiyorum. Bu yıl bir arkadaşım bana biraz 'marjinal' olduğumu söyledi??? Neden valla bilmiyorum :) Sadece açık fikirli biriyim ben. Bu konuda mütavazi olamayacağım :)  Açık fikirli olduğumdan ve farklı şeyleri sevdiğimden öyle demiş olabilir diye düşünmekteyim. Bir de mesela genelde insanlar mersine giderse ben tersine gidiyorum veya insanlar konyaya giderse ben anyaya gidiyorum gibi gibi :)


En yakın arkadaşınla ne sıklıkla görüşürsünüz ve buluştuğunuzda neler yapmaktan hoşlanırsınız? 

En yakın arkadaşım Ankara'da okuyor. Onu çooookk özlüyorum :(( Ama watsaptan falan hep konuşuruz. O ne zaman İzmir'e gelirse o zaman buluşuyoruz. Genelde sohbet ediyoruz. Uzuuunnn uzuuunn :) Sanırım hayatta sohbet etmekten en çok keyif aldığım insan kendisi. İyi ki var :)


Senden farklı siyasi görüşe sahip yakın arkadaşın var mı? 

Yok. Ama olsaydı da önemli olan görüşü değil, görüşünü ifade ediş biçimi olurdu benim için. 


Daha önce arkadaş olduğun biriyle sevgili oldun mu? 

Hayır. Ama olunabilinir mi diye kendime soruyorum şimdiii :) Olunabilinir diye düşündüm şimdi. Çünkü bence sevgilin de arkadaşın olmalı. Tabii arkadaşın sevgilin olacak diye bir kaide yok ama sevgilin arkadaşın olabilmeli. 
Kaldı ki, arkadaşın günün birinde sevgilin oluyorsa bence arkadaşken de içinde bazı hisler vardır ona karşı. Fark etmesen de vardır bence. Vardır vardır :) Yoksa bir anda hislerin değişeceğine inanmıyorum. Başına gelen varsa o ayrı tabi. Benim başıma gelmedi.


Şimdiye dek bir arkadaşın için yaptığın en büyük fedakarlık neydi? 

Bilemedim ki.. Hah :) İlkokul sayılınır mı :))
İlkokulda yakın bir arkadaşım vardı. Havalıydı. Nasıl yakın arkadaş olduk gerçekten bilmiyorum. Çünkü onunla yakın arkadaş olmak bana kendimi kötü hissettiriyordu. Çünkü durmadan kendiyle beni kıyaslıyordu. Onun havalı olduğunu düşünen tek kişi de ben değildim. Arkasından konuşmayan tek kişi bendim ama muhtemelen. Ama yufka yürekli minik İlkay onu üzmemek için onu hiç bırakmadı. Taa ki ortaokula kadar. Ama o yufka yürekli ve saf kalpli minik İlkay ortaokulda bir şok yaşayacaktı. O arkadaşlığına mesafe koyamadığı bir zamanlar en yakın arkadaşı olan insan ile onun arkasından atıp tutan başka bir insan yakın iki arkadaş olacaktı. İlkay da şok olacak ve ilk kazığını yediğini düşünecekti. Bir hiç uğruna çocukluk travması yaşamışım diyecekti. Çünkü arkadaşlığını bitirmediği için başka bazı arkadaşlık fırsatlarını tepmiş ve içine kapanıklığına içine kapanıklık katmıştı çocukken. Üstelik bu durumun karşı taraf da farkında olacaktı. Ama farkında olunsa ve üzgünlük de tuz biber olarak eklense karşı taraftan kırılan güvene kaç yazardı. (Bahsettiğim ikinci insanla da arkadaştım çünkü) Büyüdüğünde benzer bir durum daha başına gelecekti. Ve İlkay tıpkı Sigmund Freud'un da dediği gibi 'kronik şüpheci olmayı öğrenecek, böylece tecrübeli bir insan olacaktı.' :))


Eski okul arkadaşlarınla görüşüyor musun?

Sadece bazı lise arkadaşlarımla. Bu kadarı yeterli de :)


Mimi yapmayan ve yapmak isteyen herkes davetlimdir. 


Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler dilerim :)









24 yorum:

  1. Mim yazılarını sorularinu seviyorum yazanların eline sağlık samimi cevaplarınız dan dolayı teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  2. çok keyifli bir mim olmuş ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
  3. 2. Sorunun cevabında kendimi gördüm :)
    Güzel mim

    YanıtlaSil
  4. Kronik şüpheci olmak da çok yorucu be İlkay :D İlk sorudaki cevabın=ben adeta :D
    Eline sağlık, keyifli bir okumaydı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ya :)) Ama naparsın :) Teşekkür ederim bu arada. Yorumunu görmek çok güzel :)

      Sil
  5. Minik İlkay'a sarılmak istedim burdan :)) Enerji olayı bence de önemli, ilk izlenim, gerçi dediğin gibi bunun tersini de yaşadım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de istiyorum bazen. Minik İlkay'a, büyüyen İlkay'a, hayal kırıklığı yaşamış İlkay'a. Hep sarılmak istiyorum. Ama insan arada ister böyle şeyleri ya, kendine sarılabilmeyi yani. İstemez mi :)

      Sil
  6. ha haa çok tatlı işte tipik sen yaaa :) seni tanımlamaları çokoş :) ilkokul anın çok kronik şüpheci ha haaa :)

    YanıtlaSil
  7. Bu mimin konusunu çook sevdim. :) Sevgili İlkay sen de çok güzel yanıtlar vermişsin. Arkadaşlık güzel şey lakin herkesle de arkadaş olunmuyor. Daima iyi kalpli ve iyi düşünceli insanlarla tanışabilmek dileğiyle!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok severek yanıtladım :) Ve inşallah diyelim :) İlkokul anılarım artık uzakta kaldı, neredeyse unuttuğum önemsiz bir şey olduğu için yazdım sanırım. Ama biz inşallah diyelim ve teşekkür ederim :))

      Sil
  8. Senin enerji de yüksek yansıtıyorsun =) çok eğlenceli cevaplar olmuş teşekkürlerr

    YanıtlaSil
  9. Geçmişinde olanlara üzüldüm. Keşke böyle şeyler olmasa hayatta :/ Bunın harici verdiğin cevaplardaki samimiyete bayıldım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha çocukluktan başlıyor böyle şeyler baksanıza :) Ama çocukken atlatmak daha kolay bu tip şeyleri bence. Büyüdükçe 'ulan bi akıllanamadım' diyor insan :) Teşekkür ederim bu arada çokça :)

      Sil
  10. Dünyan çok sevilesi.

    YanıtlaSil
  11. minik ilkay'a bak yav :)

    YanıtlaSil
  12. Ne hoş bir mimmiş :) Cevapların da bir o kadar tatlı :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Gonca, yorumunu görmek gülümsetti :))

      Sil