9 Eylül 2019 Pazartesi

Ağaç Ev Sohbetleri #2


Herkese merhaba :) Belki pek çoğunuzun da bildiği üzere geçen hafta Sevgili Edischar ve Taha Akkurt'un düzenlediği 'Ağaç Ev Sohbetleri' isimli etkinliğe başlamıştık. Etkinliğin detaylarına onların bloglarından ulaşabilirsiniz. Artık her pazartesi bir konuyu ele alıp beraberce tartışacağız.
Bu haftanın konusu ise Sevgili İrem Can'dan gelmiş:


''Doğamız giderek tehlike sinyalleri veriyor. Küresel ısınma ve çevre kirliliği en had safhada. Bunlar için geri dönüşüm, sıfır atık, daha az tüketim hatta poşetlerin paralı olması gibi önlemler alınıyor. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Geleceğimiz için daha yaşanılır bir dünyayı nasıl sağlayabiliriz?''


Hımm. Öncelikle konuşulması, üzerinde durulması gereken bir konu hakkında tartışma ortamı yaratacağımız için gerçekten çok memnunum. Bu yüzden bu haftanın konusunu ortaya atan İrem Can'a çok teşekkürler.

İnsanlık olarak fazlaca bencil, vurdumduymaz ve kibirli olduğumuzu düşünüyorum. Kendi türümüz de dahil olmak üzere, kendi paşa keyfimiz dışında hemen hemen hiçbir şeyi umursamıyoruz. Tabii, bu bir genelleme. Bilinçli insanlar hiç mi yok? Tabi ki var. Ancak çokluğun içinde uzun süre boyunca erimiş halde varlıklarını sürdüren insanlar bunlar. Buna karşın, artık Dünya için bireysel boyutta alınan önlemlerden çok daha fazlası gerekli. Kitleler halinde bir şeyler yapılmalı. Zaten geriye dönebilmek, şu an içinde bulunduğumuz tahribatın boyutu düşünüldüğünde, mümkün değil. Ancak yine de kaynakların tüketimini azaltabilir ve elimizde olanları idareli kullanabiliriz. En başta diğer canlılara verdiğimiz zararların önüne 'artık' geçmeliyiz. Çünkü bu Dünya sadece biz insan ırkına ait değil. -Bilinçli olarak oluşturulmuş veya kendiliğinden oluşmuş- bir orman yangınında veya kentselleşme uğruna yapılan çalışmalarda yitirilen ağaçlar ve katledilen doğayla birlikte, biz aslında diğer hayvanlara da zararlar veriyoruz. Sonra da yaptığımız çok matah bir şeymişçesine 'Geyikler ormandan böyle kaçtı' gibisinden mahşetler atıyoruz. Tabi ki kaçacak hayvanlar, başka çare mi bırakıyoruz onlara? Bu bizim ayıbımız! Bence atılması gereken başlık bu olmalı.

Bunun dışında yıllarca etrafta dönen 'evsiz kutup ayıları' tamlaması var. Dikkat edelim de yakında biz evsiz kalmayalım. Zaten Dünya'da yaşanacak yerleri sömürdüğümüz için, uzayda yaşamak adına çalışmalara da başladık. Ama her ne kadar mekan değiştirirsek değiştirelim -bu on yıllar veya yüz yıllar sonra olsa bile fark etmez- biz bilinçlenmedikçe ve kendi davranışlarımızda bir şeyleri değiştirmedikçe gittiğimiz her yeri yakıp yıkmaya devam ederiz zaten. 

Peki ne yapılmalı? Tabi ki eleştirmekle de bir yere varılmıyor. O yüzden gerçeği olduğu gibi kabullenmeli, mazeret bulmaya çalışmamalı ve sonuç odaklı düşünmeliyiz. Elimizde olumsuz bir durum var, o halde bu olumsuz durumun zararlarını nasıl en aza indirgeyebiliriz? İşte kendimize sormamız gereken soru bence tam olarak bu. Ama çoğu durumda bu aşamaya geçmemiz bile uzun zaman alıyor. Çünkü hatalarımızı görmek istemiyoruz.

Öncelikle en başta her birey çöpünü ilgili çöp kutusuna atmalı. Çöpleri sokak ortasına atmak artık kabul edilemez bir durum zaten -malesef hala daha bunu yapanlar var- Bunun yanı sıra, geri dönüşüm de desteklenmeli. 

Ayrıca orman tahribatı engellenmeli. Az evvel çıkan orman yangınları için 'bilinçli olarak oluşturulmuş veya kendiliğinden oluşmuş' ifadesini kullandım. İşte o bilinçli olarak oluşturma kısmına bir dur demeli. Orman yangınlarına en kısa sürede müdahale edilmeli ki zarar büyük olmasın. Misal geçtiğimiz günlerde İzmir'de ormanlar cayır cayır yandı. Uzun bir süre kontrol altına alın(a)madı bu yangınlar. Bu durumu aklınız hayaliniz alıyor mu? Bu düpedüz insanlık ayıbıdır. İleride nefes alamadığımızda belamızı toptan bulmuş olacağız olan o olacak.

Bunun yanı sıra, ücretli poşet uygulaması teoride güzel bir uygulama olsa da pratik kısmı tartışılır. Ücret kısmı vatandaşın açgözlülüğünü kontrol etmek adına yararlı olabilir ancak bilinç olmadıktan sonra ne yapsan boş. O poşetler yüzünde kaç balık telef oluyor, can çekişiyor bununla ilgilenen yok. Denize atılan poşetlerin içine giren balıkları hiç gören var mı? Bu da başka bir ayıp. 
Bence naylon poşetler yerine eski pazar çantalarından kullanılmalı. Hem daha sağlam, hem daha sağlıklı, hem de daha hesaplı. 

Ayrıca kullanmadığımız durumlarda ışıkları ve elektronik cihazları kapatmalıyız. Onların yaydıkları ısı ve enerji de zararlı. 

İşin endüstriyel kısmına girmiyorum. Bu konuda yeterli bilgiye sahip değilim. Ancak şunu biliyorum ki; 'ama falanca filanca da böyle yapıyor' veya 'dünya benimle mi kurtulacak' demek yerine biz üstümüze düşeni yaparsak, belki dünyayı kurtaramayız ama kendimiz için daha temiz bir gelecek adına katkı sağlamış oluruz. Bir de herkesin bireysel bazda üstüne düşeni yaptığını düşünün. 

Artık konuşmak yerine uygulamaya geçmeliyiz. En önemlisi de bence bu.


Peki siz neler düşünüyorsunuz? Buyurun yorumlara.


Şimdilik hoşçakalın. Güzel günler dilerim :)








38 yorum:

  1. Zekasıyla övünen insanoğlu içinde yaşadığı dünyanın doğal dengesini bozup kendi sonunu hazırlayan tek canlı. Aslında kendini kurtarması için hala yapılacak çok şeyi var. Lakin önce bencilliğini yenmesi gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum. Başımıza ne geliyorsa açgözlülüğümüz yüzünden geliyor. Üstelik arada masumlar da kaynıyor. Keşke her insan bir şekilde silkinebilse ama bu çok ütopik bir düşünce. Yine de her şey bir kişiden, bütün parçalardan başlar diye düşünüyorum.

      Sil
  2. Laftakiler icraata dönüşebilse güzel şeyler olabilir. İşe kendimizden başlayıp daha fazla bilinçlenmek ve uygulamaya geçmek gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, mühim olan icraat. Yoksa konuşmanın hiçbir faydası yok. Tabi ki bu şekilde tartışmalar yapılmalı ama akabinde uygulamalar da gelmeli. Çoğu durumda yalnızca ilk kısım gerçekleşiyor ama sözcükler eyleme dönüşmüyor.

      Sil
  3. Şu çöpü sokağa , yürürken yola atan insanlardan ışık hızında uzaklaşmak istiyorum. En acı verici olay da ormanların yanması.. maalesef. Umarım, kendi elimizden geleni yapan insanlar oluruz.. çok güzel bir yazıydı İlkay , ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O insanlar hala var malesef. Çevremde de var. Kızıyorum, uyarıyorum sonra ben kötü oluyorum. Sussan bir dert susmasan ayrı dert.
      Ayrıca çok teşekkür ederim, beğenmene sevindim :)

      Sil
  4. Herkes kendi kapısının önünü süpürse bütün dünya temiz olacak aslında...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. Güzel bir özet olmuş cümleniz :)

      Sil
  5. Keşke geri dönüşümü yaygınlaştırabilsek. Floransa'da bile karma çöp nadirdi, genelde hep cam, plastik, organik vs hepsi ayrıydı. Bir gün umarım bizde de öyle olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım. Zaten bu da bir gelişim göstergesi. Bir de zaten, kendi yaşadığın çevreyi kirletmenin, bitki örtüsünü yok etmenin hiçbir mantığı yok. Her yönden kendine zarar yani.

      Sil
  6. harika yazmışsın. benim düşüncelerimle birebir :)
    hatalarımızı görmezden geliyoruz cidden. umursamıyoruz ama ucu bize dokununca her şey bitmiş olacak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten ucu dokununca insanlar harekete geçiyor. Ama artık uç muç kalmadı bence. Baya iç içe yaşıyoruz bu sorunlarla.
      Bu arada çok sevindim bu şekilde düşünmene, yazımı beğenmiş olmana. Yorumun için teşekkür ederim :)

      Sil
  7. Asıl ben teşekkür ederim 😊 Yazınızı çok beğendim!

    YanıtlaSil
  8. Eline sağlık İlkay, bence de insan bu dünyada sadece kendi yaşamadığını anlayınca bir şeyler değişecek, ufak da olsa herkes kendi dünyasını düzeltmeli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bencillik, kibir kadar kötü bir duygu yok bence bu dünyada. Ve biz insanlar olarak bu duyguların somut göstergesiyiz resmen. Ne başka insanları, ne diğer başka canlıları düşünüyoruz. Ama diyorum ya bu bir genelleme. İyi ki istisnalar var.

      Sil
  9. Ellerine sağlık, samimi yorumlarınla dolu, bilgilendirici bir yazı olmuş. :) İnsanlarımızı bilinçlendirebilsek her şey çok daha güzel olacak eminim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçimden geçenleri yazdığım bir yazı oldu gerçekten de. Beğenmiş olmanıza çok sevindim. Teşekkür ederim :)

      Sil
  10. Çok konuşuyoruz ama gerçekten uygulamaya gelince alevimiz sönüyor birdenbire. Umarım çok geç olmadan harekete geçebiliriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Veya uygulamaya geçilse bile orada kalıyor. Devamlılık çok nadir oluyor.

      Sil
  11. minikte olsa herkes bişeyler yapmalı çok haklısınız dünyayı ben mi kurtaracağım söylemi çok ama çok yanlış😢

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En sevmediğim cümlelerden biri de o zaten. Tamamiyle kolaya kaçmak, işine gelmeyeni kulak ardı etmek. Başka hiçbir şey değil.

      Sil
  12. Yanıtlar
    1. Evet, bazen insanlar olarak neden böyleyiz diye sorgulamalar yaptığım da doğrudur. Ama karamsar biri yapıyor beni bu durum. Birden boş geliyor her şey. O yüzden yararlı bir fazlalık olmak adına çabalamalıyız diye düşünüyorum :)

      Sil
  13. çok iyiydi yaa hele hele ilk paragraf. işte böyle düşünenler oldukçaaa hala umut vaar :)

    YanıtlaSil
  14. ÇEVREYE DUYARLI OLMAK GEREKİR. ÇOK TEŞEKKÜRLER.

    YanıtlaSil
  15. Doğayı korumak adına çok güzel bir farkındalık yazısı olmuş :)

    YanıtlaSil
  16. Herkes kendisini değiştirdiğinde bir dünya değişiyor aslında. Güzel bir yazı olmuş. Eline sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet katılıyorum. Bu yüzden çok fazla eleştiri yapmayı da pek sevmiyorum çünkü yararsız yani. Ama elimde olmuyor bazen, söylemeden de duramıyorum :)
      Ayrıca yazımı beğenmene çok sevindim, teşekkür ederim :)

      Sil
  17. Okuduğum en bilinçli yazılardan biri oldu. Gönül ister ki bütün insanlık çevre kirliliğinin farkına varsın. Fakat ufak bir azınlık olan bizler ne yapıyorsak yapıyoruz, geri kalanlar "sizin yaptıklarınız yeterli" diyerek kenara çekiliyorlar. Umarım insanlar ileride daha da bilinçlenir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle çok teşekkür ederim. Böyle olumlu yorumlar almak beni gerçekten mutlu ediyor :) Ve düşüncelerine malesef ki katılıyorum. Malesef dedim çünkü keşke insanlar bu kadar bencil davranmasalar da kendi köşelerine çekilip üç maymunu oynamasalar. Gerçeği görmüyorum deyince gerçekler ortadan kalkmıyor çünkü. Beklenen şey de çok basit aslında. Zarar vermemek, fazlasını tüketmemek. Bu kadar zor olmamalı.

      Sil
  18. İnsan, önce kendini düzelterek başlamalı. Yetişkin bireyler olarak bizler, bizden sonra gelecek nesilleri de etkiliyor ve örnek oluyoruz. Dilerim geleceğe daha yaşanılası bir dünya bırakabiliriz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de yeni gelen nesli, çocukları eğitmek, bilinçlendirmek çok çok önemli. Çocuklar sünger gibiler çünkü. Gördüklerini emiyorlar, sonra da uyguluyorlar.

      Sil
  19. Yazdıklarınızın hepsi yapılmalı tabii ki, ilave olarak her ülkede nüfus artışının sınırlanması gerekiyor. Dünya'da 7 milyar insan ne demek çok fazlayız ve hala da yükselmeye devam ediyor. Acilen bu sorun, devletler bazında mutabakat sağlanarak çözülmeli ama zor görünüyor. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, gerçekten de çok kalabalık. Bu konuda da bilinç çok önemli. Hatta bu üstüne uzun uzun konuşulabilecek ayrı bir konu bence. İnsanlar bakamayacakları kadar çok çocuk sahibi oluyorlar. Sonra bu çocukların büyük bir kısmı kendi kendine büyüyor. Büyürken şanssız olanlara ne oluyor sonra peki? Daha beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçları karşılanmakta zorluk çekilen bu çocuklar için eğitim bir lüks olarak görülüyor. Çok yanlış bir düşünce bu tabii ama asıl sorun konunun temelinde. Aileler bakabilecekleri kadar çocuk sahibi olmalı. Cinsiyetmiş oymuş buymuş bunlara takılıp bir sürü çocuk sahibi olanlardan bahsetmiyorum bile. Umarım insanlar her anlamda bilinçlenebilir. Her anlamda. Çünkü dünya bu şekilde kırılmak üzere olan bir teraziye benziyor.
      Ayrıca yorumunuz için teşekkür ederim :)

      Sil