4 Temmuz 2019 Perşembe

Vakıf (Vakıf #1) | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Vakıf, ismini duysam da hakkında herhangi bir fikre sahip olmadığım bir kitaptı. Ancak önerilerine güvendiğim bir arkadaşım kitabı çok beğendiğini söyleyip üstüne kitabı bir güzel anlatınca ben de seriyi merak etmeye başladım. Böyle sohbet esnasında kitap olur, dizi - film veya şarkı olur;  yeni şeyler keşfetmeyi seviyorum. Bu sefer de son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan birini keşfettim misal.


"Şimdilik sadece insanoğlunun o en müthiş eserini görebiliyordu: Bir gezegenin kibre varan bir hırsla topyekün fethedilmesini."


Olaylar günümüzden çok sonra olacak bir gelecekte, insanoğlunun gelişiminin zirvesine oturup evrene hükmetmeye adım attığı, Galaktik İmparatorlukların kurulduğu bir dönemde başlıyor. Dönemin en gelişmiş bilim dalı olan psikotarih bilimi sayesinde yaptığı hesaplamalarla imparatorluğun çöküşünü öngören bilim insanı Hari Seldon, bu konuda bir şeyler yapılması adına harekete geçiyor. Ancak sözleri üst tabaka tarafından pek hoş karşılanmıyor. Hatta Hari Seldon'a 'felaket tellalı' lakabını bile veriyorlar. Ancak çeşitli engellemelere rağmen pes etmeyen bu bilim insanını susturmak ve halk arasında kargaşa oluşmamasını sağlamak adına Hari Seldon'a galaksinin en ücra köşesinde bir gezegeni tahsis ediyorlar. Bu gezegene Hari Seldon'la beraber giden yaklaşık yüz bin bilim insanı Vakıf isimli bir örgüt kuruyor. Zaten gezegenin ismi de Vakıf oluyor sonrasında. Vakıf'ın yegane amacıysa, çöküş döneminde silinebilecek bilgileri koruma altına almak adına yüzyıllar boyunca bulunmuş bilgileri bir ansiklopediye kaydetmek.
Ama tabii bu yalnızca göstermelik bir hareket. Vakıf'ın kurucusu ve lideri olan Hari Seldon'un amacı çok daha büyük. Bu ansiklopedi işiyle hem yetkili kişileri oyalamayı, hem de gelecekte olabilecek çeşitli krizlerde ortaya çıkacak bireysel değişkenleri önlemeyi amaçlıyor ve bu amaç doğrultusunda büyük planından Vakıf halkı dahil kimseye söz etmiyor. Vakıf kurulduktan sonra çok geçmeden de ölüyor zaten. Ama olaylar bundan sonrasında başlıyor desek yeridir.



Kitap; psikotarihçiler, ansiklopedi uzmanları, valiler, tüccarlar ve tüccar prensler olmak üzere beş kısımdan oluşuyor. Her bölümde tarih biraz daha ilerlemiş oluyor. Mesela kitabın son kısımları Vakıf'ın kurulmasından yüz elli yıl sonrasını anlatıyordu. Her kısımda çeşitli krizler patlak veriyor ve bu krizler etrafında gelişen olayları okuyoruz. 


'' Şu an galaksimizin tüm yıldızları arasında yaşamakta olan katrilyonlarca insandan hiçbiri önümüzdeki yüzyılı göremeyecek. Neden kendimizi üç yüzyıl sonrasının olaylarıyla meşgul edelim ki?''


Hari Seldon ise yalnızca iki kez hologram şeklinde ortaya çıkıyor. Bu ortaya çıkışlarda ise o zaman diliminde yaşayan insanları olası krize karşı asla yönlendirmiyor. Zaten Vakıf isimli göstermelik bir toplumu kurma amacı da bu. Bireysel değişkenleri ortadan kaldırmak ve sosyolojik anlamda çözümler getirmek. Seldon bireysel psikoloji değerlendirmelerinden ziyade toplumsal değerlendirmelerle hareket ediyor çünkü. Zaten milyarlarca insana ev sahipliği yapan koca bir galakside her bir bireyi özel olarak değerlendirmesi de beklenemezdi muhtemelen. 


''Ben bundan beş yıl sonra bile hayatta olamayacağım,'' dedi Seldon, ''yine de bu beni fazlasıyla meşgul ediyor. İsterseniz idealistlik deyin. 'İnsanlık' diye adlandırdığımız o gizemli genellemeyle özdeş tuttuğumu söyleyebilirsiniz.''


Her kriz zamanında ise topluma yön veren belli başlı bir olgu oluyordu. Din gibi, ticaret gibi, siyaset gibi. Kitabı oldukça gerçekçi bulduğumu ifade etmeliyim. Bizim gerçekliğimizde de olası bir senaryo aslında Asimov'un Vakıf'ı. Çünkü tarihe şöyle bir göz attığımızda bile rahatlıkla görebiliriz ki, her ne kadar güç tutkusuyla yanıp kavrulsa da insanlık temelde bu gücü elinde tutmak için yeterli donanıma asla sahip olamamıştır. Belki de bu tutkunun büyüklüğü nedeniyle en çok istediğini çevresindekilerle beraber yok etmiştir kim bilir? Galaktik İmparatorluklar da bizim tarihimizin gelecekte geçen bir versiyonuydu diyebilirim. Çeşitli olgularla yönetilen bir halk ve daha fazlasına sahip olmak isteyen üst tabaka. Ancak gelişim anlamında üst seviyeye ulaşan ve dolayısıyla gücü eline alan Galaktik İmparatorluk insanları bu gücü taşıyamayarak kendini yok etmenin eşiğine geliyorlar. Tıpkı terse işleyen bir kara delik gibi.


''İmparatorluk, beyler, az önce de söylenmiş olduğu gibi, on iki bin yıldır ayakta. Bizi beklemekte olan karanlık dönem ise değil on iki, otuz bin yıl süreceğe benziyor. İkinci bir İmparatorluk mutlaka doğacak ama onunla bizim uygarlığımız arasında bin çilekeş insan neslinin gelip geçmesi gerekecek. İşte buna karşı mücadele etmeliyiz.''


Hari Seldon da tüm bunları hesaplamıştı. Ama ne kadarını, tabii orası tartışılır. İnsanlar arkalarında onları destekleyecek bir dayanak isterler. 'Ya düşersem' korkusu olmadan adım atabilmek için. Kitabın arka kapağını kapattığımda ve özellikle de son bölümün kahramanı Hober Mollow'un düşünce yapısını değerlendirdiğimde fark ettim ki, Hari Seldon'nun da amacı yalnızca dayanak olmaktı. Sorunları çözmek değil. İlk bir buçuk yüzyıl boyunca bunu başardı da diyebiliriz.



Kitaba dair olumsuz anlamda eleştiri getirebileceğim nokta ise, kurgunun fazla erkek egemen olmasıydı. Kitaptaki hemen hemen bütün karakterler erkekti bile diyebilirim. Hiç güçlü kadın karakter de yoktu. Var olan birkaç kadın karakter ise 'ev işi yapan ev hanımları' ve 'geveze' olarak nitelendirilen üst düzey biriydi. Kadınlara bu denli az yer verilmesi, dahası yer verilen kadın karakterlerin de böylesine zayıf mizaçlı olarak tasvir edilmesini hiç mi hiç beğenmedim, dahası bu durumdan hiç hoşnut olmadım. Umuyorum ki, serinin geri kalanında bu olumsuz eleştirim geçerliliğini yitirir.

Vakıf'ı arkadaşımdan okuyup bitirdim. Serinin geri kalanını da muhakkak alıp okuyacağım. Kitabı okurken aklımdan sık sık 'keşke filmi veya dizisi çekilse' diye geçirdim. Gerçekten sağlam bir kurguya sahip, zekice ele alınmış bir kitaptı. Bilimkurgu severlere ayrıca tavsiyemdir. Şahsen benim favori kitaplarımın içine girmeyi başardı diyebilirim.

O halde şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, güzel günler dilerim :)



ALINTILAR

"Sizin grubunuz galakside binlerce yıldır süregelen yanlışlığın mükkemmel bir örneğini oluşturuyor. Burada oturup geçtiğimiz binyılda yaşamış bilim insanlarının çalışmalarını sınıflandırıyorsunuz; böyle bilim mi olur? O çalışmaları daha ileri düzeylere ulaştırmayı, onları temel alıp yeni bilgilere ulaşmayı hiç denediniz mi? Ne gezer? Kim bilir kaç zamandır bu durumda bulunan bütün bir galaksi gibi siz de içinde bulunduğunuz uyuşukluktan memnunsunuz. İşte bu yüzden sınır bölgeleri isyana kalkışıyor; haberleşmenin çatırdaması, ufak çaplı savaşların hiç bitmeden sürüp gitmesi, tüm sistemlerin nükleer gücü yitirip kimyasal güç içeren ilkel tekniklere dönmesi hep bu yüzden."


"Denemediniz ki. Bir kez olsun denemediniz. Öncelikle, ortada bir tehtid olduğunu bile kabul etmeye yanaşmıyorsunuz! İmparatorluk'a tamamen kör bir inançla bağlanmışsınız! Şimdi de benzer bir inancı Hari Seldon'a kaydırdınız. Ya bir otoriteye ya da geçmişe bel bağlıyorsunuz siz... oysa çözümü kendinizde aramanız gerekir." Farkında olmadan yumruklarını sıkıyordu. "Bu davranış sizde hastalık halini almış... herhangi bir otoriteyle çatışması halinde kendi aklınızın bağımsızlığını bir kenara bırakmanıza neden olan bir reflekse dönüşmüş. İmparator'un sizden daha güçlü, Hari Seldon'un ise daha zeki olduğuna dair en ufak bir şüphe kalmamış zihninizde. Bunun yanlışlığını göremiyor musunuz?"


"Sizce de bu haince bir ifade değil mi?"
"Hayır, efendim. Bilimsel gerçeklik her türlü hainliğin ya da sadakatin ötesinde bir şeydir."


"Şiddet, beceriksizlerin başvurduğu son çaredir."


"Göremiyor musunuz? Galaksinin her tarafına yayılmış bir yanılgı söz konusu. Geçmişe tapınmak gibi bir şey bu. Gerilemek... yosun tutmak!"


''...Önyargı ne zamandan beri kendinden başka yasa tanır oldu?''


''Yıldızlar yüzyıllar boyu değişmeden kalabilir fakat siyasi sınırlar hiç de o kadar basit değildir.''














26 yorum:

  1. eveet vakıf ben de ilkini okudum, bikaç asimov daha okudum, ı robot meselası :) asimov en ünlü bilimkurguculardan yaa ve en üretken :) daha bi dolu bilimkurgucu var yaa. stanislas lem diye biri var müthişlilerden :) tarkovski filme çekiyoo :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet baya üretken bir yazar. Ama daha ondan okuduğum ilk kitap bu. Böyle güzel bir tanışma olması da güzel oldu tabii :) Stanislaw Lem'i duymamıştım açıkçası. Şimdi şöyle bir baktım da Solaris'i gördüm. Filmini izlemesem de Tarkovski filmi olduğunu biliyordum. Kitaptan uyarlandığını da şimdi öğrenmiş oldum. Teşekkür ederim öneriler ve bilgiler için :)

      Sil
  2. Asimov'dan hiç okumadım, bu kitapta ilginç görünüyor ama çok uzun bir seri o yüzden uzak duruyorum. Yanlış bilmiyorsam bu kitap 1940'larda yazılmış, o dönem yazarlarında kadına yer vermeme dönemlerine özgü sanırım, başka yazarlarda da rastlamıştım. Çok güzel bir tanıtım olmuş, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seri hakkında hala daha hiçbir bilgim yok desem. İşte yalnızca konusunu biliyorum bu ilk kitapla. Bir de yedi kitap sanırım. En azından İthaki baskısında öyle yazıyor, devamı var mıdır araştırmadım. Daha yeni araştıracağım :) Ve evet bence de eski bir kitap olduğu için döneme özgü bir durum kadınların geri planda yer alması. Bu yüzden serinin devamında da bu durumun farklı olacağını sanmıyorum. Ayrıca yorumunuz için çok teşekkür ederim. Beğenmenize sevindim, sevgiler :)

      Sil
  3. awesome article..
    thanks for sharing and have a nice day

    YanıtlaSil
  4. Küçük oğlumla birlikte ilk ikisini okuduk biz. Malesef 3b kitap kütüphanede yoktu. Hatta serinin tamamını alalım dedik. Nadir kitap'ta 750 liracık bir fiyat görünce vazgeçmiştik. Kitap fuarında serinin son üç kitabı yoktu mesela. Davalıkmış sanırım telif hakkı. O yüzden yeni baskıları olmuyor ve olanlar da pahalı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açıkçası seriyi araştırmadım. Yalnızca elimdeki İthaki baskısından hareketle yedi kitap olduğunu gördüm. Ki dahası var mıdır dediğim gibi bilmiyorum. Daha yeni bakacağım. Bahsettiğiniz gibi eğer ki baskılarında sıkıntı varsa bu çok üzücü. Çünkü gerçekten istediğim gibi bir seri bulduğumu düşünüyordum. Şans işte :)

      Sil
  5. Serinin uzun olması gözümü biraz korkutmadı değil. :') Ama gelecek yıllarda geçiyor olması da beni merakta bıraktı.
    Bu arada son yazdığım mim yazısında seni de mimlemiştimm. *-*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelecek zamanda geçen kitaplar benim de bir tık daha fazla ilgimi çeker. Yazarın kafasında oluşturduğu dünyayla aynı olmasa da benzer bir dünyayı, insanlığın koca bir galaksiye yayılabileceği yılların belki de bir gün gelebileceğini düşünmek büyüleyiciydi :) Birkaç gündür blogtan uzağım, o yüzden yazına bakamadım kusura bakma. Teşekkür ederim, en yakın zamanda yapmaya çalışacağım :)

      Sil
  6. ilk kitabı ben de okumuştum bu yıl çok çok da beğendim devamını getiremedim ama ok beğendim gerçekten kitabı :) devamını okumayı sabırsızlıkla bekliyorum vakti gelmedi sanırım benim bünyemde

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim için de vakit tam ama elimde kitap yok :) İkinci kitap elime geçer geçmez okuyacağım büyük ihtimalle :)

      Sil
  7. Ya bunu geçenlerde sanki dikkar çekiyorum abdullah okumuştu onda görmüştüm ama başlamaya cesaret edemedim. Şimdi sende favorim demişin baştan cikicam

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç bilmiyorum başka nerede yorumlandı ama güzeldi, bence tam baştan çıkmalık bir kitap :)

      Sil
  8. Erkek egemen kurgulardan hayır gelmez kadın istihdamını da sağlamalıyız eserlerde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum. En başta bireye birey gözüyle bakılabilmeli. Ama kitap eski yıllarda, yanılmıyorsam 1940'lı yıllarda, yazılmış bir kitap. Günümüzde bile -malesef ki- kadın erkek eşitsizliği gündem konusuyken, o yıllarda kadınların -yine yine yine malesef ki- 'ötekileştirilmesi' ve aşağı görülmesi normal bir durum olmalı. Ancak yazarın yaşadığı dönemin şartları neyi gerektirirse gerektirsin, asırlar sonrasında geçen ütopik bir eser yazılıyorsa şayet, o eserde dönemden bağımsız olarak sosyo-kültürel bir tablo çizilebilir, kadının rolü arttırılabilirdi diye düşünüyorum. Bu bakımdan geçmiş yıllarda yazılmış bir eser olmasını mazur göremiyor ve eleştirimin arkasında duruyorum.
      Yorumunuz için teşekkürler bu arada.

      Sil
  9. Vakıf kitabını bugün bir yarışmada sormuşlardı. Sizin bloğunuza geldim yine bu kitap karşıma çıktı :) Okuma listeme alıyorum. Teşekkürler tanıtım için...

    YanıtlaSil
  10. Asimov hiç okumadım, seri biraz uzun diye cesaret edemedim galiba :D Aslında bu yaz almış olsam ve maraton yapsam güzel olurmuş.
    Eleştirine katılıyorum, böyle olunca ben de sinirleniyorum, yazıldığı dönem vs gözümde önemli olmuyor :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet maraton için uygun bir seri bence. Yani çerezlik bir seri değil. Ancak insanı merakta bırakıyor. Ben kitabı okurken kendimi film izliyor gibi hissetmiştim misal. Hala daha kitabı sanki filmmiş gibi hatırlıyorum zaten.
      Ve birkaç yorum öncesindeki yanıtımda da söylediğim gibi; dönemin şartları neyi gerektirirse gerektirsin, eğer ki gelecek yüzyıllarda -hatta binyıllarda- geçen ütopik -veya distopik- bir kurgu oluşturuluyorsa, o kitapta kitabın yazıldığı dönemden bağımsız olarak gelişen olaylar ve kültürel yapılar olmalı, olabilmeli. Uzun lafın kısası ben de sinirleniyorum böyle olunca :)

      Sil
  11. iyi pazarlaaar geçerken uğradım hihihi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pazara yetişemedim ama teşekkür ederim :) İyi bir hafta dilerim ben de :))

      Sil
  12. Kitap ve yazar hakkında benim de bilgim yok ama geçen gün Goodreadrs'ta biri bu yazarı okumayı çok sevdiğini yazmış. Bu da benim merakımı uyandırdı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu serisine devam etmek aklımda benim de :) Şükür ki internette -uygun fiyata- basımları mevcutmuş.

      Sil
  13. Asimovdan ilk olarak Ben Robot kitabını okumuştum. Uzun zaman geçtiği için konusunu pek hatırlamıyorum ama saşlam bir bilim kurgu kitabı olduğunu hatırlıyorum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, sağlam bir kitaptı doğrusu. Serinin kalanını da okumak istiyorum muhakkak. Zaten genel olarak yazarın kitaplarını yavaş yavaş da olsa okumak istiyorum :)

      Sil