28 Nisan 2019 Pazar

Cheese in the Trap | Dizi Yorumu


Herkese merhaba :) Geçtiğimiz günlerde fena bir şekilde hasta oldum. Bu bahar havalarına gerçekten güven olmuyor. Neyse, işte o kötü günlerde yardımıma koşan bir dizi oldu: Cheese in the Trap.
Kendimi ve ruh halimi toplamak adına bir Kore dizisi izlemek istesem de ne izleyeceğime karar vermekte biraz zorlanmıştım. Cheese in the Trap'a başlamamdaki tek etken başrol kadın oyuncusu olan Kim Go Eun oldu diyebilirim. Kendisini ilk kez Goblin'de (TIK TIK!) izlemiş ve gerek oyunculuğunu gerekse doğallığını çok beğenmiştim. Yine aynı doğallıkla karşılaştığım için de memnunum.



Cheese in the Trap webcomic'dan uyarlanan bir senaryoya sahip. Yani diğer bir deyişle, internette yayınlanan bir çizgi romandan uyarlanmış. Zaten karakterlerin keskin özellikleri de o havayı veriyor izleyiciye.



Jung Yoo (Park Hae Jin) herkesin sevdiği, yakışıklı, başarılı, sakin yapılı bir son sınıf öğrencisidir. Hong Seol (Kim Go Eun) ise sıradan bir üniversite öğrencisidir. Ancak ailesinin maddi durumu pek de iyi olmadığı için tüm üniversite masraflarını kendisi karşılar ve üzerinde hayatına dair pek çok sorumluluk bulunur. Jung Yoo'nun askerden, Hong Seol'un ise okul harcını biriktirip de Jung Yoo ile aynı gün okula dönmesinin ardından ikilinin yolları kesişir. Harika bir öğrenci ve harika bir insan izlenimi veren Jung Yoo'nun asıl yüzünü fark edecek tek kişi Hong Seol olacaktır. Daha da önemlisi bu farkındalığın farkına Jung Yoo da çok geçmeden varacaktır. Böylece ikili arasında garip bir ilişki başlar.



Bir de Jung Yoo'nun geçmişi ve geçmişinde yer alan insanlar var tabii. Bu insanlar da senaryo bu ya, tam da Hong Seol'un olaylara dahil olmasının ardından yaşadıkları yere geri dönüş yapıyorlardı. Baek In Ho (Seo Kang-joon) ve Baek In Ha (Lee Sung-kyung).
Açıkçası Baek In Ho'yu ana karakterden çok daha fazla sevdim. Ve ilk kez bir dizide ikinci planda kalan erkek karakterle ana karakter kızın bir arada olmalarını istedim.



Ama diğer yandan, her ne kadar çok da sevmesem de Jung Yoo'yla da empati kurabiliyorum. Bütün hayatı boyunca kendisinden mükemmel olması beklenmiş birinin psikolojisinin çok da yerinde olmaması herhalde tesadüfi bir durum olmasa gerek. Ve zamanla iki ana karakteri birbirine daha çok yakıştırdığımı fark ettim. Çünkü bir kişi dahi bile olsa insan kendisini gerçekten gören birine ihtiyaç duyuyor. Jung Yoo için bu kişi Hong Seol'du. 



Bunun yanı sıra dizinin arka planda verdiği mesajlar da çok güzeldi bence. Misal, Hong Seol üniversite yaşamı boyunca türlü çeşitli insanla karşılaştı ve onlarla uğraşmak durumunda kaldı. Ancak sonrasında edindiği bu deneyimleri benzer karakterde insanlarla karşılaşınca uygulayabildi. Yani etrafımızda türlü karakterde bir sürü insan hep olacak. Bu karakteristik özelliklerden bazıları hoşumuza gideceği gibi bazıları da gitmeyecek. Keza bizim hal ve hareketlerimizi beğenmeyen, tuhaf bulan veya kulp takan insanlar da hep olacak. O halde burada tuhaf olan kim olacak? Hiç kimse. Tıpkı Hong Seol'un da bir repliğinde geçtiği üzere, 'biz böyleyiz, onlar da öyle.' 
Kendimizi ve diğer herkesi olduğu gibi kabullenmeli ve hayatımızı buna göre sürdürmeliyiz. Zira ne insanları değiştirmeye çalışmak çözüm olacaktır, ne de değiştikleri yönünde kendimizi kandırmak. Kendimiz için de aynı şey geçerli. Mühim olan 'mükemmel' biri olmaktan ziyade kendimiz olmaktır belki de. Ve belki de, kendimiz olduğumuzda bizi düşündüğümüzden daha çok sevecek birisi karşımıza çıkacaktır.



Ayrıca dizinin bir de filmi mevcut. Hatta bu yorumu yazmaya başlamadan az evvel izlemeyi düşünmüştüm ancak izlemedim. Bir gün izler miyim bilmiyorum ama pek de hevesli değilim açıkçası. Filmi izlemememdeki ilk ve en büyük neden, hiçbir sitede açılmaması oldu. İzlemeye dair hevesimin olmamasındaki ilk ve en büyük neden ise başrol erkek karakteri canlandıran Park Hae Jin dışındaki tüm karakterleri başka oyuncuların canlandırıyor olması oldu. Diziye bile Kim Go Eun için başlayan benim için bu durum, hayal kırıklığı yaratıcıydı doğal olarak. Zira gerek Hong Seol karakterini, gerekse karaktere hayat veren Kim Go Eun'u gerçekten çok sevdim ve seviyorum. Baya hayranlığımı dile getirdim sanırım ama benim için en mühim olan şey doğallık ve kendisinde bu özellik fazlasıyla mevcut.


Özetle, benim severek ve eğlenerek izlediğim bir dizi oldu Cheese in the Trap. Kafa dağıtmak adına birebir.

Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler dilerim :)






18 yorum:

  1. İlgimi çekti :)) Ben hiçbir diziyi bitiremiyorum neredeyse başlamaya korkuyorum ama konusu güzelmiş 😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslında ben de artık uzun dizileri izleyemiyorum. Biraz da bu yüzden yalnızca Kore dizilerini izliyorum. Kısa oluyorlar zaten, bence ilgini çektiyse bir şans verebilirsin :)

      Sil
  2. Güzel bir tanıtım olmuş Çok teşekkürler

    YanıtlayınSil
  3. Tanıtım ve Bilgilendirme için çok teşekkürler

    YanıtlayınSil
  4. Çok sevdiklerimden Cheese in the Trap<33 Baek In Ho'ya çok üzülmüştüm ben de ama yine de Yoo Jung taraftarıyım :D Kendisine ya da sevdiklerine bulaşılmadığı sürece gayet sakin bir beydi bence :D
    Bloga uzun zamandır girmemiştim ve girince de bu yazıyla karşılaşmak mutlu etti<3 Ellerine sağlık İlkay :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslında dizinin finalini çoğu kişi sevmemiş ama ben sevmiştim. Çünkü en sevdiğim karakter kısmen mutluydu :)) Ve Yoo Jung'u ben de destekliyorum. Ama başlarda sinir bozucuydu bu da bir gerçek :)) Ve yorumun için çok teşekkür ederim. Senin yorumunla karşılaşmak da beni çok mutlu etti :)

      Sil
  5. Bu dizinin ilk 8 bölümünü bir günde bitirmiştim:) En sevdiğim dizilerden. Filmi izlemeğe ben de hevesli değilim açıkçası. Belki bir gün diziyi tekrar izlerim ama:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben de altı bölümü bir gecede bitirdim, baya sarıyor cidden :)

      Sil
  6. Bugün tam Kore dizilerini özledim biraz galiba diyordum, karşıma yorumun çıktı :))

    YanıtlayınSil
  7. pek sevdiğim minnoş dizilerden yaa. oh my venüs ve she was pretty gibi hatta the age of youth gibi. mutlu eden dizilerdeeen :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Oh my venüs'ü izlemedim. Diğerleri şekerdi ama :)

      Sil
  8. Yanıtlar
    1. Zaten izlemeye hevesim de kaçmıştı. Keşke aynı oyuncular olsaymış. En azından başroller aynı olabilirdi bence. Neyse :)

      Sil
  9. Harika bi dizi.izlemeye değer.fakat finali daha farklı olabilirdi

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet bence de, sonu farklı olabilirdi. Çok havada kalmıştı.

      Sil

Yukarı çık