31 Ocak 2019 Perşembe

Son Zamanlarda İzlediklerim | Ocak (#3) 2019


1. Midnight in Paris (Paris'te Geceyarısı)

Herkese merhaba :) Bugün bahsedeceğim ilk film, yönetmenliğini Woody Allen'ın üstlendiği 2011 yapımı fantastik-romantik türlerinde, buram buram sanat kokan, sıcacık bir film. 



Sonbaharda evlenecek olan Amerikalı bir çift Paris'e geliyorlar ve bu esnada kısa bir tatil yapmayı planlıyorlar. Ancak damat adayı ve aynı zamanda bir Hollywood senaristi olan Gill, ilk kitabını yazmak için Paris'in tarihi dokusundan ilham almak istiyor. Hatta Amerika yerine Paris'te yaşama fikrine sıcak bakıyor. Ancak nişanlısı Inez onunla aynı fikirde değil. Hatta birbirine taban tabana zıt karakterdeler her bakımdan.
Bir gece Gil, Paris sokaklarının birinde öylece otururken eski bir araba yanına yanaşıyor ve ana karakterimiz kendini bir anda 1920'lerde çeşitli sanatçıların arasında buluyor. Hem yazdığı kitap için hem de kendi iç dünyasını anlaması için bu geziler genç adama yardımcı oluyorlar.



Filmi büyük bir keyifle izledim. Ve ne zaman hadi bu filmi izleyeyim desem yine aynı keyifle izleyeceğimi biliyorum. Filmin ismini birçok kez görmüş, birçok kez izlemeye yeltenmiş olsam da, izlemek geçtiğimiz günlere nasip oldu. 
Filmi izlerken sanki ben de Gil'le birlikte Paris sokaklarında kayboldum. Zaten tarihi yerlere ayrı bir sempatim vardır. Bütün o yaşanmışlığın içinde olma duygusunun yanı sıra, beni en çok yapıların mimarisi etkiler.



Filmde pek çok sanatçının ismi geçiyordu. Ancak içlerinden biri ayrıca favorim oldu: Salvador Dali. 
Adrien Brody, Salvador Dali karakterine hayat vermişti. Adrien Brody çok sevdiğim bir aktördür. Role giriş yeteneğini, mimiklerini kullanışını çok beğeniyorum. Zaten filmde onun sahnelerinde de devamlı gülümsemiştim :)

Özetle, benim büyük keyifle izlediğim, hatta favori filmlerim arasında yerini alan bir filmdi Midnight in Paris. Dolayısıyla tabi ki önerimdir :)




2. Pleasantville (Yaşamın Renkleri)

Sıradaki filmimiz yönetmenliğini Gary Ross'un üstlendiği 1998 ABD yapımı, yer yer komik, yer yer dramatik, fantastik bir film olan Pleasantville.



1990'larda yaşayan iki kardeş olan David ve Jennifer bir gün 1950'lerde geçen siyah beyaz bir diziye hapsolur. Başlarda her şeyin her gün aynı işlediği, belirlenmiş bir düzene sahip bu evrenden çıkmak isterler. Ancak sonrasında bu siyah beyaz dünyayı renklendirmeye başlarlar.



Farklı bir senaryoyla ortaya eğlenceli olmasının yanı sıra bir o kadar da sorgulatan bir film çıkmış. Açıkçası filmde konunun uygulanma biçimini başlarda sığ bulduğumu itiraf etmeliyim. Ama özellikle de filmin ikinci yarısında bu düşüncemin yerinde yeller esiyordu. 
Renkler.. Biz 'gerçek hayatta' renklerin ne kadarını görebiliyoruz? Daha doğrusu o renklerin kaç tonunu ayırt edebiliyoruz? Filmde insanların sorunu renksizlik değildi. O renklerin gayet de bilincindeydiler, sadece görmek istemiyorlardı veya bazıları renkleri unutmuştu. Yani diğer bir deyişle duyguları.



Filmde sevmediğim bir nokta varsa, o da bazı şeylerin altınının fazla çizilmesiydi. Ben alttan alta verilen mesajları daha çok seviyorum. Sanki bangır bangır şunu şöyle yaparsan şöyle olur deyince o mesaj etkileyiciliğini yitiriyor gibi.
 Ama buna rağmen beğeniyle izlediğim bir filmdi. Farklı bir şeyler izlemek isteyenler için önerimdir. 




3. Coco

Sıradaki filmimiz 2017 ABD yapımı bol müzikli, eğlenceli bir animasyon.



12 yaşındaki Miguel müzisyen olma hayalleri kurmaktadır. Ancak ailesi müziğe ve dolayısıyla müzisyenliğe tahammül edememektedir. Miguel'in, aile geleneği olan ayakkabıcılık mesleğini devam ettirmesini istemektedirler.
Bir dizi tuhaf olay sonucunda kendini Ölüler Diyarı'nda bulan Miguel'in yaşamına geri dönmesi için tek yol bir aile büyüğünün hayır duasını almaktır. Ancak tüm aile bireylerinin bunun için tek bir şartı vardır: Miguel'in bir daha asla müzikle uğraşmaması. 
Miguel de bu şartı ileri sürmeyecek tek aile büyüğünü aramak için Ölüler Diyarı'nda yollara düşer.



Aslında daha ilk çıktığında izlemek istediğim bir filmdi Coco. Seveceğimi içten içe biliyordum, nitekim öyle de oldu. Animasyonlardan hoşlananlar için güzel bir alternatif. Küçük büyük herkese hitap edebilecek nitelikte.




4. Tokyo Godfathers

Sıradaki filmimiz 2003 Japonya yapımı eğlenceli mi eğlenceli bir animasyon filmi.



Tokyo sokaklarında yaşamakta olan üç evsiz; evden kaçmış Miyuki, transseksüel Hana ve alkolik Gin bir Noel arefesinde çöplerin arasında bir bebek bulurlar. Hep anne olma hayalleri kuran Hana bebeği polise vermek istemez. Sonrasında ellerindeki tek kanıt olan bir nottan hareketle Tokyo sokaklarında bebeğin ailesinin izini sürerler.



Filmi çok büyük keyifle izledim. Arkadaşlık, aile, insanlık namına için de pek çok güzel şey barındıran ama bunun da yanı sıra oldukça eğlenceli güzel bir animasyondu. Nedense Japon animasyon filmlerini ayrı bir seviyorum. Bu film de favorilerimden biri oldu. Hatta Tokyo Godfathers'a benzeyen başka filmlerin önerilerini de yaparsanız çok sevinirim :)




5. Castle in the Sky (Gökteki Kale)

Sıradaki ve son bahsedeceğim filmimiz 1986 Japonya yapımı bir Miyazaki animasyon filmi. 



Olaylar bir uçağa saldıran korsanlar ve bu korsanlardan kaçan Sheeta isimli bir kızın yeryüzüne düşmesiyle başlıyor. Sonrasında Sheeta ve yeryüzünde tanıştığı Pazu, peşlerindeki onca insana ve tehlikeye karşın Laputa isimli gökteki gizemli ülkeyi aramak için yollara düşüyorlar.



Diğer Miyazaki animelerinin olduğu gibi yine harika bir filmdi. Zaten söz konusu Miyazaki filmleri olduğunda sevmeme ihtimalimi düşünmüyorum bile. Müthiş bir hayal gücü. Filmin müziğine ayrıca bayıldım. Tabi ki önerimdir.




Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler dilerim :)






28 yorum:

  1. Çocuklar için olanları not aldım teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Bir ilk bir de son filmi izledim onun dışındaki filmleri izlemedim. Sen beğendiysen ben de beğenirim gibi geliyor :). Teşekkürler önerilerin için, hepsi de eğlenceli güzel vakit geçirilecek filmler olmuş, liste gibi. Açıp izlemeli :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım beğenirsin. Aslında zevklerimiz yakın gibi geliyor. Ben senin önerilerini hep beğeniyorum :) Şimdiden iyi seyirler dilerim :)

      Sil
  3. Pariste gece yarısı hep aklımda olan filmlerden benim de bir de coco güzel olabilir ya müzikli falan madem

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisi de çok çok güzeldi. Paris'te Geceyarısı hafif ama doyurucu bir film aynı zamanda. Coco da acayip tatlı bir animasyon. Umarım beğenirsiniz, şimdiden iyi seyirler dilerim :)

      Sil
  4. coco izledim diğer animasyonlarıda not aldım.

    YanıtlaSil
  5. İçlerinden yalnızca castle in the sky filmini izledim, çok güzel, çok eğlenceliydi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğer animasyonlar da güzeldi. Tokyo Godfathers da Japon animasyonlarından ama Miyazaki filmlerinden farklı biraz.

      Sil
  6. Ne güzel filmler izlemişsin öyle ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmlerin konularına bakmadan yorumlarına bakma stratejisi :) Bu seferlik yanıltmadı.

      Sil
  7. Coco'yu daha önce izlemiştim. Çok eğlenceliydi. Bu ay bende uzun zamandan sonra dizi ve film izledim.

    YanıtlaSil
  8. Hepsi çok güzelmiş eğlenceli de izleyeceğim fırsat buldukça teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  9. Coco'ya bayıldım. Çok güzel filmler yazmışsın. Resimler de harikalar bu arada.

    YanıtlaSil
  10. Paris'te Geceyarısı çok keyifli bir filmi başta klasik romantik komedi olucak sanmıştım ama film bambaşka çok daha güzel çıktı :) Coco'yu da izlemiştim oda keyifliydi diğer animasyonlar da ilgimi çekti bakacağım bir ara teşekkürler öneriler için **

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sıradan bir film bekliyordum doğrusu. İyi ki beklediğim gibi çıkmadı :) Rica ederim, iyi seyirler dilerim şimdiden :)

      Sil
  11. İlk iki filmin anlatımını okurken voaaa falan oldum. Mutlaka izleyeceğim aşırı ilgimi çekti. Son öneri olan animeyi de ekledim. Bu aralar anime izlemek istiyorum :) Çok güzel bir öneri yazısı olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene çok sevindim. Hepsini beğenerek izlemiştim, umarım sen de beğenirsin. İyi seyirler dilerim :)

      Sil
  12. ilk 3 izledim. hepsi çok iyi. dört ve beşi not aldım saooool :)

    YanıtlaSil
  13. Paris'te Geceyarısı ve Coco'yu izledim. Özellikle Coco'ya bayıldım. Çocuklardan çok yetişkinlere hitap eden bir film bence. Ailenin değerini unutmamak için arada sırada açıp izlemelik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Coco'yu bu kadar seveceğim aklıma gelmemişti. Çok beğenmiştim ben de :)

      Sil