16 Ocak 2019 Çarşamba

Son Zamanlarda İzlediklerim | Ocak (#2) 2019


1. The Darjeeling Limited (Küs Kardeşler Limited Şirketi)

The Darjeeling Limited yönetmenliğini Wes Anderson'ın yaptığı, 2007 ABD yapımı, komedi-dram türlerinde bir film.
Daha öncesinde Wes Anderson'ın yönetmenliğini yaptığı iki film izlemiş ve ikisini de çok beğenmiştim. (The Royal Tenenbaums ve The Grand Budapest Hotel) Bu filmi izlerken de yönetmeninin Wes Anderson olduğunu filmi izlerken fark ettim. Adeta yönettiği filmlere imzasını atıyor gibi. 



Film, birbirleriyle pek görüşmeyen farklı karakterlerdeki üç kardeşin (Adrien Brody, Owen Wilson ve Jason Schwartzman) babalarının ölümünün ardından trenle Hindistan'a seyahate çıkmalarını konu ediniyor. Bu seyahatte üç kardeş sorunlarını birbirlerine açıyor ve yakınlaşma fırsatı buluyorlar.



Wes Anderson filmlerini büyülü gerçekçilik akımıyla özdeşleştiriyorum. Her şey olabildiğince gerçek ve hayatın içinden olsa da, gerçeği izleyiciye büyülü yani bir şekilde absürdleştirerek aktarıyor. Filmlerinde en sevdiğim unsur da bu açıkçası.



Filmi gerçekten çok beğendim. Hatta kendimi kötü hissettiğim zamanlarda açıp izleyeceğim filmlerden biri oldu diyebilirim. Ama şunu da belirtmeliyim ki, yönetmenin tarzı farklı olduğundan dolayı -ki bence bu güzel bir şey- filmi ya çok seversiniz, ya da hiç sevmeyebilirsiniz bence. Tabii arada kalanlar olduysa onlara da selamlar :)




2. Perfectos Desconocidos

Sıradaki filmimiz 2017 İspanya yapımı gerilim-komedi türlerinde bir film. Ancak her iki türe de tam olarak girdiğini söyleyemeyiz sanırım.
 Filmi izleme hikayem oldukça komik. Esasında filmimizin ilk versiyonu İtalyan yapımı Perfetti Sconosciuti. Hatta aynı film Türkiye'de de Cebimdeki Yabancı adıyla uyarlanmıştı. Benim izlemek istediğimde Türk yapımı olan versiyonuydu. Ancak film telif hakları nedeniyle internetten kaldırıldığından izleyememiştim. Ben de asıl versiyonu olan İtalyan yapımı Perfetti Sconosciuti'yi izlemeye karar verdim. Ancak girdiğim sitedeki başlık hatası sebebiyle filmin İtalyan yapımı versiyonunu değil, İspanya uyarlamasını izlemiş bulundum. Olsun diyelim ama garip ve dolambaçlı bir durumdu bu benim için.



Akşam yemeği için toplanmış yedi arkadaş bir oyun oynamaya karar veriyorlar. Herkes telefonunu masanın ortasına bırakıyor ve yemek boyunca gelen mesaj, bildiri veya arama her ne olursa olsun sesli bir şekilde masada dile getiriyorlar. 
Aslına bakılırsa filmin oldukça ilginç bir konusu var. Gönül isterdi ki, filmin ilk versiyonunu izleseydim. Ancak izlediğim yapım da fena değildi. Bazı sahneler birazcık sırıtmıştı ancak bunun dışında filmi izlerken gerçekten eğlendim. Zaten bir buçuk saatlik nispeten kısa diyebileceğimiz bir film. Bir şans verebilirsiniz belki.



3. Wristcutters: A Love Story (Bilek Kesenler: Bir Aşk Hikayesi)

Sıradaki filmimiz 2006 ABD-İngiltere ortak yapımı fantastik-komedi türlerinde bağımsız bir film. Açıkçası filmi instagramda bir sinema hesabı sayesinde keşfetmiştim. Instagram kimi zaman böyle keşifler için işime yarayabiliyor.



Yıldızların olmadığı, hatta gülümseyemediğiniz, ölümün ötesinde bir yer düşünün. İşte düşündüğünüz bu yer, intihar eden ölülerin yeniden dirilip yaşadığı yer filmimizde. Zia (Patrick Fugit) kız arkadaşının ondan ayrılmasını kaldıramayarak intihar eder ve bahsettiğim bu yerde yaşamına devam etmeye başlar. Bir gün uğruna intihar ettiği kız arkadaşının da intihar edip bu garip yere geldiğini öğrenir. Böylece yeni tanıştığı pek de tanınmayan eski bir rock şarkıcısıyla (Shea Whigham) kız arkadaşını bulmak üzere yollara düşer. Ancak bir şeyleri arayan tek kişi kendisi değildir. 
Yolda arabalarına aldıkları otostopçu kız da (Shannyn Sossamon) bu garip yerin yöneticilerini aramaktadır ve üçlü garip bir topluluk oluştururlar.




Açıkçası her ne kadar filmin derin bir konuya sahip olduğunu düşünsem de, bu derinlik filmde aynı şekilde işlenmemişti. Normalde olumsuz eleştiride bulunabileceğim bu durum beni çok da etkilemedi. Yani zaten bence filmin derin olmak gibi bir kaygısı yoktu. En azından filmi izlerken o havayı hissettim.
Yani filmi izlerken yüzümde her daim bir gülümseme bulunuyordu. Hani bazı filmler insana sebepsizce iyi gelir ya, işte bu film de benim için o filmlerden biriydi. 
Boş bir zamanda hoş bir alternatif olabilir bence.



4. Huit Femmes (Sekiz Kadın) 

Sıradaki filmimiz 2002 Fransa yapımı bir müzikal. Açıkçası filmi ani bir kararla hakkında hiçbir fikre sahip olmadan izlemeye başladım. Ancak ortada bir cinayet bulunması ve filmin bir müzikal olması, bana oldukça farklı bir kombinasyon gibi gelmişti.



Olay 1950'lilerin Fransa'sında bir kış gününde geçiyor. Lüks bir malikanede tüm aile toplanır ancak korkunç bir gerçek ortaya bomba gibi düşer. Evin beyi bir cinayete kurban gitmiştir. Üstelik katil evden biridir. Evdeki sekiz kadın da bu cinayeti aydınlatmaya çalışır. Bu çabanın yanı sıra ortaya sırları da dökülür.



Filmi nitelemem için tek bir kelime kullanacak olsaydım bu 'absürtlük' olurdu. Film gerçekten garipti. Ve belki biliyorsunuzdur, garip yani farklı şeyler ilgimi çeker. Nitekim bu filmde ilgimi çekmişti. Ancak bir yerden sonra film gözümdeki farklılığını yitirdi. Yine de oldukça ilginç ve sonuyla beni şaşırtan bir yapımdı. Müzikallerden hoşlanıyorsanız bir şans verebilirsiniz belki.



5. The Life Of David Gale (Ölümle Yaşam Arasında)

Her ne kadar yazımın son kısmında yer versem de, sıradaki filmimiz bu listede yer alan en beğendiğim filmdi. Hatta genel bazda en sevdiğim filmlerin içine girmiş bile olabilir.
Filmimiz 2003 ABD-İngiltere-Almanya ortak yapımı dram-gerilim türlerinde bir film.



David Gale idam karşıtı bir profesördür. Yakın arkadaşı Constance Harraway de aynı şekilde idam karşıtıdır ve bu konuda çeşitli çalışmaları vardır. Ancak Constance bir gün tecavüze uğrayıp vahşice öldürülür. Bu cinayetin şüphelisi de yakın arkadaşı David'dir.
David de suçu dolayısıyla idama mahkum edilir. Yardımını istediği tek kişiyse gazeteci Elizabeth Bloom'dur. Tabii gerçeği dinleyen tek kişi de bu başarılı gazetecidir.



Film gerçekten efsaneydi. Baştan sona büyük ilgiyle izledim ve sonunda küçük çaplı bir şok geçirdiğimi söyleyebilirim.
Filmin konusu da oldukça farklı aslında. Üzerinde durulması gereken bir konu: idam. Filmde bu konu oldukça etkileyici bir şekilde de işlenmişti bence.



İdamın ne denli doğru bir uygulama olduğu tartışılsa da, ben idam cezasını doğru bulmuyorum. Her ne kadar bazı suçlarda benim de insanlık damarıma basılsa da bir insanın hayatını elinden almanın başka bir insanın elinde olduğunu düşünmüyorum. Kaldı ki ölüm çözüm değil bence. Önemli olan adaletin sağlanmasıysa şayet, bu daha etkili ve insani yollardan sağlanabilir diye düşünüyorum. 



Özetle, beni etkileyen bir filmdi. Sizlere de izlemenizi tabi ki öneririm.


Şimdilik hoşçakalın. Muhtemelen bu ay izlediğim filmlere dair başka yazılar da gelecek. En azından gidişat onu gösteriyor. Musmutlu, güzel günler :)






24 yorum:

  1. Yeni filmler öğrendim! Bakabildiklerime bakacağım ♡

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım sen de beğenirsin. Şimdiden iyi seyirler dilerim :)

      Sil
  2. Sonuncu film ilgimi çekti notumu aldım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben baya etkilenmiştim, şimdiden iyi seyirler :)

      Sil
  3. Cebimdeki yabancinin italyan versiyonunu geçen gün serviste konuştuk daha.. ispanyoluda var demek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında benim de izlemek istediğim o versiyondu ama sitenin hatası nedeniyle İspanya uyarlamasını izlemeye başladım. Aslında sonradan anladım farklı bir uyarlama olduğunu ama güzel bir uyarlamaydı ben de izledim artık :)

      Sil
  4. Ölümle Yaşam Arasında'yı merek ettim. En kısa zamanda izleyeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pek çok güzel repliğe sahipti. Ben çok beğenmiştim. Şimdiden iyi seyirler :)

      Sil
  5. Bazılarını not aldım.Dolu dolu paylaşım için teşekkürler ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek, yorum için ben teşekkür ederim. Şimdiden iyi seyirler o halde :)

      Sil
  6. Tatilde izleyecek bir şeyler ararken resmen imdadıma yetiştiii, hepsine bakacağım. Daha çok böyle yazılar gelir umarııım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşine yaramasına çok sevindim o zaman :) Gelecek gelecek, çok yakında! :D

      Sil
  7. ooooo çok iyi filmler yaa. 8 kadın pek severim. bu yönetmenin evde (dans la maison) filmi çok iyi yaa, edebiyat konulu. ayy wes anderson dan sen sevdiğim moonrise kingdom yaa, mutluluk filmim ooo :) wristcutters kitabını okusanaaa, yazar edgar keret, öyküler, var piyasada, parantezdi galbağ :) aldım not filmlerini, gale, owen wilson, perfect strangers (taam ispanyol olanı :) heey ne güzel filmler izliyon seeen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 8 Kadın'ı ben de sevdim. Her ne kadar filmin kilit noktası tam da benim sevmediğim nokta -yani riyakarlık- olsa da genel bazda güzel filmdi. Dans la Maison'a da bakarım muhakkak. Edebiyat varmış işin içinde :) Moonrise Kingdom'u izlemedim ama yönetmenin tüm filmlerini izlemek aklımda. Sen de sevdiysen kesin izlerim :) Wristcutters'ın kitabı olduğunu bilmiyordum. İlginç olabilir belki ama bilemedim de şimdi. Denk gelirse bakarım bi. Boş vakit bulunca filmlere sarmıştım bu ara. Gerçi duruldum şimdilerde :D Yorumuna sağlık. Böyle uzun ve önerili yorumlara ayrıca bayılıyorum :)

      Sil
  8. Sitenizi yeni fark ettim ve hemen takibe aldım, benim siteye de beklerim, geniş kitleler oluşturmak daima güzeldir...Selam ve Dua ile...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Bloğunuza göz atacağım ben de :)

      Sil
  9. Yine şahane filmler. En sevdiğim Wristcutters <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiimm :) Wristcutters'ı ben de severek izledim, güzeldi.

      Sil
  10. Notlarımı aldım, çok güzel yazı olmuş ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize sevindim, umarım filmleri de beğenirsiniz. Şimdiden iyi seyirler dilerim :)

      Sil
  11. Merhaba gerçekten canlı kanlı paylaşım yapan bloklar görünce ne kadar mutlu olduğumu anlatamam :)gerçekten çok güzel tavsiyeler ♡

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elimden geldiğince kendim olarak yazmaya çalışıyorum, yapmacıklığa yer vermeden. Belki biraz sohbet tadında. Böyle güzel dönütler almak da beni çok mutlu ediyor, teşekkür ederim :)

      Sil