28 Kasım 2018 Çarşamba

Extremely Loud & Incredibly Close (Çok Gürültülü ve Çok Yakın) | Film Yorumu


Herkese merhaba :) Sınavlarım sonrasında resmen boşluk sürecine girdim. Dolayısıyla bu boşluğu da filmlerle kapatmaya çalışıyorum, sanırım. Filmimiz 'Çok Gürültülü ve Çok Yakın' olarak çevrilmiş olsa da doğru çeviri 'Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın' olmalı sanıyorum ki.


"Bir şeyleri bulmak kolay olsaydı, bulunmaya değmezlerdi." 


İşte filme dair bildiğim tek şey bu replikti. Ne oyuncuları hakkında, ne konusu hakkında bir fikrim vardı dersem yalan olur. Hatta filmi izledikten sonra öğrendim ki, film bir kitap uyarlamasıymış. Yani filmi konudan o kadar uzak bir şekilde izlemişim. Ama bu durum benim için bir kayıp değildi. Aksine, hakkında herhangi bir fikrim olmadan bir filme veya bir kitaba başlamayı daha çok seviyorum.



Ana karakterimiz olan Oskar (Thomas Horn) asperger sendromlu 9 yaşlarında bir çocuktur. En yakın arkadaşıysa babasıdır (Tom Hanks). Babası 11 Eylül saldırısında hayatını kaybeder. Ancak ardında Oskar için bir görev bırakır. Bir anahtarın sahibini bulması gerekmektedir. Oskar da babasının özlemini bu şekilde hafifletebileceğini düşünerek anahtarın içinden çıktığı zarfın üzerinde yazan Black ismini araştırır ve bu soyisme sahip yüzlerce insanla tanışır, onların hayatına dair bir şeyler öğrenir. Bu görev aynı zamanda Oskar'ın sınırlarının dışına çıkması adına da önemlidir.



Filmimizin konusu kısaca yukarıda özetlediğim gibi diyebilirim. Her ne kadar 11 Eylül olayları filmdeki olayların kırılma noktasını oluştursa da üzerinde pek fazla durulmamıştı. Yani filmdeki olayları birer domino taşına benzetirsek, 11 Eylül saldırısı ilk domino taşıydı diyebiliriz. Daha ziyade Oskar'ın psikolojik gelişimine ve iç dünyasına tanık oluyoruz diyebilirim. 
Sanıyorum ki, kitabında işlenen olaylar filme göre çok katmanlıymış. Böylesinin daha iyi olduğunu düşünüyorum. Her ne kadar filmi sürükleyici bulsam da, tek bir olay üzerinde yoğunlaşılması yaklaşık iki saatlik bir film için bence fazlasıyla yetersiz bir durum. Ancak bu yetersizliği oyuncuların performansının kapattığını düşünüyorum. Tom Hanks filmde az bir role sahip olsa da canlandırdığı karakterin sıcaklığını fazlasıyla hissettim. Keza Oskar karakterine hayat veren Thomas Horn'u da oldukça başarılı buldum. 



Filmde en çok sevdiğim şey de Oskar ve Oskar'ın büyükannesinin kiracısı arasındaki adı konulmamış arkadaşlık, belki yoldaşlıktı. Tam bu noktada küçük bir eleştiri yapmalıyım; kiracının hikayesinin filmde daha geniş bir skalada yer kaplaması gerektiğini düşünüyorum. Bazı kısımlar fazlasıyla oldu bittiye getirilmişti bence.



Özetle, benim keyif alarak izlediğim ancak ortalama düzeyde bulduğum bir film oldu.  İzleyip izlememe kararı her zamanki gibi sizlere kalmış :)

Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler :)









6 yorum:

  1. Çok Gürültülü Çok yakın yazınca buna benzer isimde bir kitap mı film mi bir şey vardı diye düşündüm. Sonra doğru çeviriyi paylaşınca taşlar yerine oturdu. :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, çeviride hata var ama bilindik ismi Çok Gürültülü ve Çok Yakın. Kitabı olduğunu yeni öğrendim ben de :)

      Sil
  2. eveeet iyi filiim. bir de bak şey var, kevin hakkında her şeyi konuşmalıyız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O filmi de duymuştum. Boş bir anımda bakarım :)

      Sil