21 Ekim 2018 Pazar

Sahilde Kafka | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Sahilde Kafka kütüphanede gözüme ilk çarptığında gerçekten heyecanlanmıştım. Uzun zamandır okumayı çok istediğim kitaplardan biriydi çünkü. Bundan yaklaşık bir yıl öncesinde Haruki Murakami'nin kalemiyle Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında isimli kitabını okuyarak tanışmıştım. Ama gönlüm ilk önce Sahilde Kafka'yı okumaktan yanaydı. Yine de böylesinin daha iyi olduğunu düşünüyorum. Yani kitabı doğru zamanda okuduğumu düşünüyorum ve bir kitabı objektif olarak değerlendirmek açısından zaman faktörünün yadsınamayacak bir rolü var bence.


''Gözlerimi kapatıp yalnızca ne kadar özgür olduğumu düşündüm. Oysa özgür olmanın ne anlam ifade ettiğini henüz tam olarak anlayabilmiş değildim. Anlayabildiğim tek şey artık yalnız olduğumdu.''


Kitaptaki olaylar iki katmanlı olarak ilerliyor diyebiliriz. Bir tarafta kendine Kafka ismini veren Kafka Tamura adındaki on beş yaşındaki genç bir delikanlının, daha doğrusu bir çocuğun evden, aslında özünde babasının ona söylediği rahatsız edici kehanetten kaçışı anlatılıyor. 
Diğer kısımda ise Nakata isimli yaşlı bir adamın öyküsüne tanık oluyoruz. Nakata oldukça varlıklı bir aileden gelen ve oldukça zeki bir çocukken İkinci Dünya Savaşı sırasında sınıfıyla gittiği ormanlık alanda bayılıyor ve uyandığında yaşama dair en ufak bir şey hatırlamıyor. Okumayı, yazmayı asla bir daha öğrenemiyor. Ancak insanların bu olay sonrasında akılsız olarak nitelendirdiği bu çocuk olağanüstü bir yeteneğe sahip olarak uyanıyor: Kedilerle konuşabilmek.

Olayları kaba taslak özetlemeye çalıştım. Daha derine inmenin kitabın büyüsünü kaçıracağını düşünüyorum. Kitabı okuma sürecim gerçekten uzundu. Zaten kitap da kalındı. Ancak kitabı okumadığım için üç hafta gibi bir sürede bitirdim. Yoksa elime aldığım her seferde sayfaları hızla çeviriyordum. Zamanda geri dönüşleri, olayların seyrini, anlatım tarzını baz alırsak kitabın postmodernizm akımıyla yazıldığını söyleyebiliriz sanırım. Bu akım bir noktadan sonra beni geriyor ve içimi karartıyor açıkçası. Bu kitapta da aynı durumu yaşadım. Ancak bu durumda kitabın anlatım yönünden de ziyade içeriğin rahatsız edici boyutlara ulaşması da etkiliydi. Kitabın ilk yarısı oldukça akıcı ilerledi benim için. Ancak ikinci yarıda kopmalar yaşadım. Ve benim bakış açımdan rahatsız edici noktalara ulaşan olaylar vardı. Başka türlü olsaydı kitabı daha çok beğenir miydim? Hayır. Böyle olması hoşuma gitti mi? Hayır. Ama sonuçta yazar kendi tarzında, kendi üslubunda, özgün bir eser ortaya çıkarabilmiş. İşte hoşuma giden nokta da bu özgünlük.

Yazarla tanışmak için ideal bir kitap mı diye düşünürsem net bir sonuca ulaşamam. Kitabı uygun bir zamanda okursanız gerçekten sevebilirsiniz, içinde gerçekten derin düşünceler barındırıyor çünkü. Ancak uygun zaman değilse yarım da bırakabilirsiniz. Ama sanırım bu durum biraz da yazarın tarzıyla alakalı. Yine de bir şans vermeye kesinlikle değecek bir kitap olduğunu söyleyebilirim.

Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, musmutlu günler :)



ALINTILAR

"Farklı insanları severim" dedi şoför. "Şu alemde, yüzlerindeki sıradanlığı bozmamaya çalışarak, düzenli bir hayat yaşıyor gibi görünenler daha güvenilmez olur çünkü."


"Yerine göre, kader dediğimiz şey, dar bir yerde sürekli yönünü değiştirerek dönüp duran bir kum fırtınasına benzer. Sen de, ondan kurtulmak için ayağını bastığın yeri değiştirirsin. Bunun üzerine fırtına da sana ayak uydurmak için yönünü değiştirir. Bir kez daha bastığın yeri değiştirirsin. Tekrar tekrar, sanki şafaktan hemen önce ölüm tanrısıyla yapılan uğursuz bir dans gibi, aynı şey tekrarlanıp gider."


''Gerçek şimdiki an, geleceği yiyip bitiren geçmişin ele avuca sığmaz ilerleyişidir. İşin gerçeği, her türlü duyu, belleğin parçalarından başka bir şey değildir.''


"Sessizlik kulaklarla duyulabilen bir şey. Bunu da yeni öğreniyordum."


“Bu akşam, çok iyi anladım. Anlamı olmayan şeylerde anlam aramaya kalkmanın zamanımı boşa harcamak olacağını.
Bilgece bir sonuç. ’ Haddinden uzun düşünmek, hiç düşünmemiş olmaktan farksızdır’ derler.”


''Şu dünyada insanlar can sıkıcı olmayan şeylerden hemen bıkarlar. Bıkmadıkları şeyler ise çoğunlukla can sıkıcı şeylerdir. Bu her şeyde böyle olur. Benim sıkılmaya harcayacak zamanım var, ama bir şeylerden bıkmaya harcayacak zamanım yok çoğu insan bu ikisi arasındaki ayrımı yapamaz.''


"Sadece herkesin okuduğu kitapları okursan, sadece herkesin düşündüğünü düşünürsün."










33 yorum:

  1. Murakami'den yalnızca İmkansızın Şarkısı'nı okudum ama diğer kitaplarını da okumak çok istiyorum. Maalesef Doğan yayınlarının o kalitesiz kağıtlarına rağmen pahalı kitaplar satmasının etkisi de büyük, o yüzden kütüphanede bulunuyorsa güzel bir seçenek alıp okumak için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğan Kitap ve Dex aynı şekilde işliyor. Kalitesiz kağıtlarına karşın bastıkları kitaplar gerçekten pahalı oluyor. Bari gerçekten kaliteli basımlar yapsalar da verilen paraya birazcık değse diyor insan. Sinirlendim yine :)

      İmkansızın Şarkısı'nı ben de merak ediyorum. Bulursam yine kütüphaneden alıp okurum muhtemelen :)

      Sil
  2. Yorumuna katılıyorum bende başlarda merakla konunun içine girerek okuyordum kitabı ama sonra tahmin ediyorum ki sonlara doğru aynı şeyden rahatsız olduk ve kitaptan koptuk hatta bu sebepten de puan kırmıştım.Bende gitsem kütüphaneye diğer kitaplarına baksam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açıkçası bir puan yerine bir buçuk puan kırmayı düşündüm ancak sonrasında alıntılar buna mani oldu. Bu arada yarım puan önemli bir ayrıntı :) Murakami kitaplarını aşırı derecede sevemeyeceğimi okuduğum ikinci kitabıyla anlasam da kütüphanede rastlarsam başka kitaplarını okuyacağım.

      Sil
  3. Bu kitabını okumadım. Bir ara bakayım...

    YanıtlaSil
  4. Bu kitap devamlı gözüme çarpıyor. Daha okumak kısmet olmadı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazarın en popüler kitaplarından. Normalde böyle durumlarda kitaptan itilip okumam ama bu sefer bu durum geçerli olmadı benim için :)

      Sil
  5. bu site güvenli değil demiyoooo, olmuşş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ollleyy! :) Valla sinir olmuştum beceremedim şunu diye.

      Sil
  6. alla alla gelip gidiyooo. bir daha kontrol et seen :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla bilmiyorum artık iki kere s ekledim kaydettim ama yaptığınız değişiklikler kaydedilmemiş olabilir diyor. Olmadıysa da olmasın artık her şeyi sırasıyla yaptım ben kaydetmiyor sanırım

      Sil
    2. Yani bir tane s harfi ekledim ama olmayınca ikinci kez hatta üçüncü kez denedim

      Sil
  7. sen o dediklerini okuma. bak şimdi, ctrl f bas. o kutu açılsın. oraya yaz http. sonra sarıları gör. ilkinden başla. s koy. bak, diğerlerine de s eklendi mi. üste yine yaz http, kontrol et. sarıların yanında s var mı. sayfanın altına dek inerek bak. bende 8 tane çımıştı. belki fazladır sende. sarıların yanında s görünce "temayı kaydet" e bas. sonra panelde herhangi bir yere basıp çık o sayfadan. hadi sakin sakin bir daha :) kaydede basınca, o kutuda hareket oluyor, yani kaydediyor. daha önce de evet/hayırı yapmıştın değil mi. hadi dene noluur sakin sakin :)

    YanıtlaSil
  8. Yanıtlar
    1. Kitapta altı çizilesi pek çok cümle vardı gerçekten :)

      Sil
  9. https://dogushakanyilmaz.blogspot.com/2018/01/blogger-https-guvenli-degil-uyarisi-nasil-kaldirilir.html

    bak burda da var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten asıl sorun s harfini her yere ekledikten ve temayı kaydete tıkladıktan sonra hiçbir şeyin kaydedilmemesi. Biraz daha denersem çıldıracağım. Olmadı yarın yine bakarım. Olmazsa da olmaz modundayım şu an çünkü bir türlü kaydetmiyor yaptıklarımı. Hayır temayı kaydet yerine başka bir yere mi basmam gerekli anlayamıyorum artık.

      Sil
    2. kaydede basınca bir hareket yok mu o kutuda yani.

      Sil
    3. Var ama sonrasında çıkınca kaydetmiyor. Ben de bıraktım artık açıkçası. Her yere s harfi eklediğime eminim. Kaydete de basıyorum. Kaydetmiyor. Daha ne yapabilirim ki?

      Sil
    4. bak belki de kaydediyordur da gözükmüyordur. belki de biraz zaman geçince düzeliyordur. baksana, sende insta var ya. bizim blogçulardan şeye sorsana instada. bak benim instamda da var. derya soygül arkadaşımız. deli kızın bohçası, deryanın spor günlüğü. blogları ve instalarının isimleri. ona sor instadan. bana o yardım etti. deep dedi de. yaz ona instadan.

      Sil
  10. https://www.sosyalmedyakafe.com/2017/12/blogger-ozel-alan-adlarinda-https-etkinlestirme.html

    bak burda da var. sibel arkadaşımız. olmazsa ona da sorabilirsin kii :)

    YanıtlaSil
  11. bak olmazsa doğuş veya sibele sorarsın. onlar teknikte iyiler :)

    YanıtlaSil
  12. hımmm okuycam bu kitabını da. ama belli kolay değil diyon :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında dili akıcı ama bir yerden sonra olaylar yoğunlaştığından ve anlatımda geri dönüşler, hayaller, gerçekler iç içe girdiğinden okuma hızı yavaşlıyor. Yine de şans verilebilir, derin bir kitap :)

      Sil
  13. murakami öyle çok çıkıyor ki karşıma son dönemlerde okumadığıma hayıflanıyorum doğrusu.. en kısa zamanda okurum umarım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım okursunuz. Şans verilmesi gereken yazarlardan :)

      Sil
  14. Alıntılar çok hoş. Özellikle sonuncusu. Kitabın referansı olmuş bu cümleler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi ? :) Daha paylaşmak istediğim bir sürü alıntı vardı desem peki :)

      Sil
  15. Alıntıları beğendim, okunacaklar listeme ekledim. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  16. Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında yı bende okudum ve maalesef beğenmemiştim ama diğer kitaplarını okumayı düşünüyordum. Sahilde Kafka yı okumam içinde erken sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sahilde Kafka diğer kitabından daha iyiydi diyebilirim. En azından ben daha çok beğendim. Ama Murakami'nin yazım dili biraz farklı. Karakterleri ve yazarın olaylara bakış açısı soğuk. O yüzden kitaplarının herkese hitap edeceğini düşünmüyorum. Kaldı ki bana da etmiyor ama anlatımındaki derinliği seviyorum yine de :)

      Sil