17 Ekim 2018 Çarşamba

Küçük Bir Kesit #15


''Görüşmeyeli uzun zaman oldu.'' 

Genç kız, genç adamı yine gafil avlamıştı. Her defasında bunu nasıl başarıyor olabilir, diye düşündü genç adam.
Ama sonra sanki somutlarmışçasına elleriyle bu düşünceleri kovaladı. Genç kız, genç adamın tepkilerini kahkahalarla karşıladı.

''Bakıyorum da yine modundasın Ozan.''

...

''Beni çok özlemiş gibisin.''

Genç adamın dudakları garip açılarla yukarı kıvrıldı. 

''Bari yalandan gülerken düzgün becer şu işi.''

...

''Hep somurtmak da nereye kadar Ozan.''

...

''Hem sen n'apıyorsun bakalım?''

Genç kız başını genç adamın uğraştığı işle kendisi arasına set çektiği omuzlarından ileri uzatmaya çalıştı. Sonunda genç adam iç çekerek geri çekildi.

''Hıı, radyo bu.''

...

''Çok uzun zaman oldu radyo dinlemeyeli. Açsana bir şeyler.''

Genç adam bakışlarıyla alet kutusunu gösterdi.

''Yoksa tamir mi edeceksin?''

...

''Vay, on parmağında da on marifet'' dedi genç kız dirseğini genç adamın göğüs boşluğuna geçirirken.

Ne tepki verirsem vereyim gitmeyecek, diye düşündü genç adam. Genç kıza bir tabure getirip başıyla işaret etti.

''Gözlerim yaşardı doğrusu Ozan. Görüşmeyeli baya centilmen olmuşsun baksana.'' Genç kızın kahkahaları garajı doldurdu.
Genç adam bıkkınlıkla kafasını sallasa da, bu sesi ne kadar çok özlediğini fark etti. 

''Tamir etmene daha çok var mı?''

...

''Elini çabuk tut ama. Sıkılırım ben.''

Şu kız... diye düşündü genç adam. Artık uygun kelime bile bulamıyorum.

Genç adam son ayarları yaparken genç kız elleri ve ayaklarıyla ritim tutuyordu. Şarkı olmadan da dans edebiliyor, diye düşündü genç adam yüzünde beliren gülümsemeyle. 
Sonra odayı başlarda tiz çıkan müziğin sesi doldurdu. Genç adam düğmelerle oynadıkça ses netleşiyordu.

''Whitney Houston değil mi?''

...

''Bir ara çok popülerdi bu şarkı.''

...

''Öhhö öhhöö!''

Acaba yine ne yumurtlayacak diye düşündü genç adam.

''Bu dansı bana lütfeder misiniz beyefendi?''

Genç adam itiraz etmenin yalnızca yorgunluk olarak geri döneceğini bilerek genç kızın elini tuttu. Elleri soğuk, diye düşündü genç adam. Soğuk ve küçük.
Genç kız telaffuzuna zerre dikkat etmeden bağıra bağıra şarkıya eşlik ediyordu. Genç adam kahkahalarına engel olamadı.
Sanki genç adamın kahkahaları genç kızın gözlerinin içine akıyor gibiydi. İkisi de öyle genç ve öyle ışıl ışıldılar ki, yoldan geçen biri gerçekten de parıldadıklarını düşünebilirdi. 
Şarkı bittiğinde genç kızın bakışları hüzünlüydü. Genç adamın geri çekilmesine fırsat vermedi.

''Benimle hiç konuşmayacak mısın Ozan?''

...

''Bunca zamandan sonra senden tek kelime bile olsa duymayı hak etmedim mi?''

Öyle değil, demek isterdi genç adam. Ama bu onun için de zordu. 

''Pekiii'' genç kızın sesinde sahte bir neşe vardı. Az önceki halinin bir yansıması gibi. Ama bakışları daha da mahzundu şimdi. Hayal kırıklığına uğramış gibi. Genç adamın içi burkuldu. 

''O zaman görüşürüz Ozan. Belki uzun bir süre görüşemeyiz diye gelmiştim.''

...

''Birazcık işim var da.'' 
Genç kız sır veriyor edasıyla öne doğru eğilip fısıldadı ''dünyayı gezeceğim.''

...

''Bensiz yeni şeyler öğren. İnsanları gülümseyerek karşılamak gibi. ''Genç kız göz kırparak arkasını döndü. Belli etmese de tüm vücudu titriyordu. 

''Aslı!''

...

Genç adamın sesi kullanılmamaktan boğuk çıkmıştı. Genç kız olduğu yerde kalakaldı. Sanki arkasını dönmeye korkuyor gibiydi. Daha öncesinde genç adamın sesinin nasıl olabileceğini hiç hayal etmediğini fark etti. Üstelik onunla konuşmayı delicesine isterken.

Gözleri dolmuştu genç kızın. Sinir bozucu gözyaşları, diye düşündü. Derin bir nefes aldı ve kocaman gülümsemesiyle genç adama döndü.

''Çok da zor değilmiş değil mi?''

Genç adam gergin duruyordu.

''Senden duyup duyabileceğim tek kelime bu diye korkuyorum Ozan.'' Genç kız gülümseyerek konuşsa da söylediklerinde gerçeklik payı vardı.

''Neyse gitmem gerek. Döndüğümde uzun bir sohbet borcun olsun, ha?''

''Kendine dikkat et'' dedi genç adam ciddiyetle. Gözlerinde endişe vardı.  Genç kızı uzun süre görememekten korkuyordu.

''Tamamdır.''

...

''Hem zaten uzun süre yok olamayacağım gibi.'' Genç kız başını bulutlarla bezeli gökyüzüne çevirdi. 
''Bu sıralar beni üzerlerinden çok çabuk atıyorlar.'' Genç kız göz kırparak gerisingeri yürümeye başladı.


Uygun fotoğrafı yine bulamadım. Ama müzik kutularını severim :) Sanırım artık her yerde pek bulunmuyorlar.
Neyse, şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler dilerim :)



6 yorum:

  1. Güzel bir kesit...Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
  2. Bu sizin yazdığınız bir kitap mı?
    Gerçekten çok beğendim bende bir şeyler yazmak istiyorum ama amatörce olur diye cekiniyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet kendi yazdığım kısımları paylaşıyorum ancak kitap demek aşırıya kaçmak olur. Ama tabi bir gün neden olmasın :) Sonrasında keşke dememek adına yazmaya bir yerlerden başlamak yararlı olabilir. Çalışmadan veya denemeden hiçbir alanda başarılı olmak mümkün değil elbette. Hiç endişe etmeyin bu yüzden :)

      Sil
  3. Okumak çok keyifliydi, emeğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmenize sevindim, teşekkür ederim :)

      Sil