30 Eylül 2018 Pazar

Favoriler | Eylül 2018


Herkese merhaba :) Bir mevsime daha giriş yapıp üstüne eylül ayının da sonuna geldik. Geçtiğimiz haftayı okula alışma süreciyle geçirmiş olsam da, gerçek anlamda yorulduğum bir hafta yaşadım. Okulumla evim aynı şehirde bulunsa da aralarındaki mesafe hiç de azımsanacak gibi değil ve bu yüzden hafta boyunca birçok kez hayatı sorguladığım dalgınlık anları yaşadım. Peki ama ben karda kışta ne yapacağım, diye. Yani İzmir'de kar yok tabii ama rüzgar ve yağmur var. Hem de bolca rüzgar var. Bolca rüzgar vardı. Hafta boyunca. Ve rüzgarı sevmediğimi daha yeni fark ettim. İşte böyle farkındalık dolu günler yaşıyorum ki sormayın.

Aslına bakarsanız ay boyunca tek bir kitap dahi bitirmedim. Ama utanma sıkılma falan yaşamıyorum şu an. Çünkü sadece kitap bitirmedim. Bolca okudum. Ama okuduğum kitaplara bir türlü dikkatimi veremediğimden yarım bıraktım. Sonuçta da elde var sıfır oldu biraz. Bir de bu ay, hatta geçtiğimiz hafta, kütüphanenin yeni yerini keşfedip yeniden oradan kitap alıp okumaya başladım. Şu an Sahilde Kafka'yı okuyorum ve beğendiğimi söyleyebilirim. Oldukça farklı, akıcı ve etkileyici bir kitap. Ama kitabın en baskın özelliği farklı olması diyebilirim. Zaten bitirince muhtemelen bloğa yorumunu yazarım.
Onun dışında çok fazla bir şey de izlemedim doğrusu. Zaten bu ayı daha çok dışarıda geçirdim. Malum arkadaşlarla son olmayan son buluşmalar... Bunlar duygulandırıcı şeyler.
İzlediklerimi blogta da yorumladım zaten. Kafa dağıtmak adına Kore filmlerinden gitmiştim biraz. Filmler dediğime de bakmayın yalnız, topu topu iki tane film izlemişim :)



İkisi de kafa dağıtmak adına güzel filmlerdi. Zaten filmleri puanlandırırken genel bazda değil de, kendi kategorisi çevresinde puanlandırıyorum. Ama o bahsettiğim kategoriler de genele uyan sınıflandırmalar değil. Yani kafamda oluşturduğum bir gruplama biçimi. Mesela Kore filmlerini kendi içerisinde değerlendiriyorum. Aslında bu planlı yaptığım bir şey de değildi ama üzerinde çok da düşünmeden böyle bir mantık yürütmüşüm yorum yazılarımı yazarken. Bunun sebebi de Kore kültürünün farklılığı.



Şimdi de gelelim yazımın en dolu olacak kısmına. Öncelikle size Harry Potter serisiyle ilgili fan yapımı olan birkaç video önermek istiyorum. Ben izlerken çok gülmüştüm. Özellikle de ilk video favorim :)



Şimdi de önereceğim başka başka konularda birkaç video var. Sonuncusu mutluluk garantili :)



Ve şimdi de müzikler. İlk videoya bayıldım bu arada bilginize :)



Şimdi de biraz eskiye gidelim. Benim için iyi nostalji oldu. Neticede güzel şeyler asla eskimiyor. Daha doğrusu güzel hissettiren şeyler asla eskimiyor :)



Biraz da cıfkını çıkartıp çıkartıp ara verip tekrar başa sardığım şarkılardan bahsedelim :)



İşte böyle. Bence düşündüğümden daha dolu bir yazı oldu. Sizce?
Kendi favorilerinizi yorum bırakabilirsiniz.
Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, harika geçecek yeni bir ay dilerim :)



2 yorum:

  1. A Werewolf Boy'u ben de izlemiştim, güzeldi :)) Videolara göz atacağım. Okul ve ev arasındaki yola da zamanla alışacaksın, alışılıyor :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiden alıştım gibi ama hala sorguluyorum bir şeyleri. Nedeeenn :D

      Sil