4 Temmuz 2018 Çarşamba

Tomorrow With You | Dizi Yorumu


Herkese merhaba :) Görüşmeyeli biraz oldu sanırım. Sınavlarımı atlatıp az buçuk da kendime gelmeye çalışıp güzel bir dizi önerisiyle geldim buraya. Sınav benim için biraz trajikomikti. O yüzden o konuya hiç değinmek istemiyorum. Biz en iyisi dizimizden bahsedelim.



Yoo So-Joon ve Song Ma-Rin’in hayatı tesadüf eseri kurtuldukları bir metro kazasıyla kesişiyor. Ama tabi ikilinin bundan haberi olmuyor. Bu kaza sonrasındaysa Yoo So-Joon zamanda yolculuk yapabiliyor. Metro kazanın olduğu yerden geçerken geleceğe gidip sonra da yaşadığı zamana dönüş yapabiliyor. Tüm bu süreçte de ona başka bir zaman yolcusu yardımcı oluyor. Ancak bir gün Yoo So-Joon gelecekte öleceği anı görüyor ve sonrasında Song Ma-Rinle yolları tekrardan kesişiyor. Asıl hikaye de bundan sonra başlıyor zaten. Ama gerisini dizi ilginizi çektiyse izleyip görün derim :)

Tomorrow With You 16 bölümden oluşan bir dizi. Aynı zamanda tamı tamına iki günde bitirdiğim ve favorilerimden olan bir dizi oldu.
Diziyi izlemeye ilk başladığımda, yani ilk bölümünde, diziyi erkenden bırakmaya karar vermiştim. Aslında kafa dağıtmak adına konusuna şöyle bir bakıp rastgele açtığım bir diziydi. Ama dizinin fazlasıyla klişe olduğunu düşünmüştüm. Beni diziye bağlayan Song Ma-Rin’in fotoğrafçılıkla ilgili düşünceleri oldu desem yeridir. Benim de fotoğraf çekmeye ilgim var. Ve Song Ma-Rin de bununla ilgili -tam aktarmam mümkün değil çünkü tam olarak anımsayamıyorum- fotoğrafçılığın görünenle sınırlı olmadığını ve asıl ilgisini çekenin fotoğraftaki görünenin ardında yaşanan ve varolanlar olduğunu söylemişti. Ben de o an ''elbette izlemeye devam edeceğim'' dedim. Ya da en kötü içimden böyle geçirmişimdir :)

Dizide yeri geldiğinde çok güldüm, yeri geldiğinde hüzünlendim, hatta son bölümde gözlerimden bir iki damla yaş akmış bile olabilir. Şu sıralar tam ihtiyacım olan şeydi bu dizi diyebilirim. Zaten yazın dizi izlemek gibisi var mı? Eğer siz de dizi arayışındaysanız ve romantizmden hoşlanıyorsanız bir şans verebilirsiniz bence.
Tabi yeri geldiğinde de bir hayli geriliyorsunuz. Hatta benim korktuğum yerler de olmuştu :)

Bu arada unutmadan aşağıya diziyle ilgili bazı sahnelerin fotoğrafını koyacağım. İsteyen o kısımları es geçebilir. Seçim size kalmış.

Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler :)

.
.
.



Düğünlerine bayılmıştım :) 



Ve tabi şu hava durumu tahmini olayına da :)



Bir yerden sonra dizi Inception'a kayacak diye düşünmüştüm. 



:)





16 yorum:

  1. Hoş geldiin :)) Diziyi merak ettim, oyuncuları seviyorum ama başlarsam ben de bitirene kadar bırakamam herhalde :D Kitap okumaya yeni döndüğüm için biraz daha diziye başlamayayım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hızımı alamayıp yine Lee Je-hoon'un başka bir dizisine başladım. (Signal) :) O da çok güzel ilerliyor. Polisiye olduğu için biraz daha dikkat vererek izlemek gerekiyor gibi ama olsun :) Veee hoşbuldum :)

      Sil
  2. "Ulusal prestijimizi arttıralım biraz." Haha. :)
    Konusunu ve şemsiyeli düğünü sevdim bu arada! ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O repliğe ben de çok güldüm :) Güzel, keyifli bir diziydi :)

      Sil
  3. Diziyi yayınlandığı ilk zamanlarda izlemeye başlamıştım fakat sonrasında beni bağlamadığı için bırakmıştım. Şimdi yazını okuyunca tekrar başlama kararı aldım :) Hoş geldin bu arada

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bırakmayı düşünmüş ama devam etmiştim. Ara ara mantık hataları olsa da keyifli bir diziydi. Karakterleri falan izlettiriyor diziyi :)

      Sil
  4. Bu diziyi acayip merak ediyorum. İzleyeceklerim arasına ekledim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım siz de beğenirsiniz. Şimdiden iyi seyirler dilerim :)

      Sil
  5. Merhaba bende bir blog yazmaya başladım ve sizin bu işten çok anladığınızı düşünüyorum.Yazılarınız çok güzel acaba sizle özel sohbette bulunabilir miyiz yazarlık hakkında?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle yazdıklarınız için çok teşekkür ederim. Doğrusu tam olarak hak ediyor muyum bilemiyorum. Blog yazılarımı yazarken özel olarak yaptığım bir şey yok aslında. Ama her şeyin temelinde içtenliğin olduğunu düşünüyorum. En azından ben yazılarımda bunu ön planda tutmaya çalışıyorum. Tabi ne kadar iyi veya kötü olduğu tartışılır. Zaten zamanla, yani yazdıkça gerek sayfa düzeniniz gerekse üslubunuz oturuyor. Ek olarak söyleyebileceğim pek bir şey yok sanırım. Ama kafanıza takılan herhangi bir durum olursa tabi ki yardımcı olmaya çalışırım.

      Sil
    2. Çok teşekkür ederim önerileriniz için ben genellikle tarih konularını araştırıp yazmaya yöneldim.Haftada 1 yazı paylaşıyorum ama o yazı ile ilgili de bir çok araştırmalarda bulunuyorum.Kısa ve öz yazıyorum.Acaba doğrumu yoksa yanlış mı yapıyorum öneriniz varmı bu konular hakkında.

      Sil
    3. Aslında yazılarınızı yazarken kendinizden pay biçebilirsiniz. Mesela uzun bir yazıyı okumak mı sizin için daha öğretici ve keyifli olur, yoksa kısa ve öz bir yazıyı okumak mı? Açıkçası ben ikinci seçeneği tercih ederim. Zaten yeterli araştırmayı yapıyor, dil ve imla kurallarına uyarak yazınızı yazıyorsanız tamamdır. Bir de bloğunuzun temasının çok hareketli olmamasını öneririm. En azından sade içerikleri daha çok seviyorum ben. Ayrıca ne demek, yardımcı olabildiysem ne mutlu :)

      Sil
    4. Tekrardan teşekkür ederim önerilerinizi dikkate alacağım :)

      Sil
  6. Sınavın bitmesinin en güzel tarafı hobilere zaman ayırabilmek. Seni sık sık okuyacağımızı düşünüyorum. Birçok blogger yazın pek aktif olmuyor. Sen yaz biz okuyalım :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevdiğim şeyler hakkında konuşmak -belki biraz gevezelik etmek- en sevdiğim şeylerden. O yüzden fırsatını buldukça buralardayım. Herkesi de beklerim tabi ki :)

      Sil