21 Temmuz 2018 Cumartesi

Finding Neverland (Düşler Ülkesi) | Film Yorumu


Herkese merhaba :) Kore dizilerinden sonra -ve aslında beraberinde de- çok güzel filmler izledim. Bunlardan biri de Finding Neverland'dı. Aslında izlediğim filmlerden kısaca bahsettiğim tek bir yazı yazmayı düşünmüştüm -ki hala daha düşünüyorum- ama filmlere dair söylemek istediğim o denli şey var ki, bütün bunları tek bir paragrafa sığdırabileceğimden emin değilim.Özellikle de bu filme dair birazdan sizlerle paylaşacağım onca repliği düşünürsek. O yüzden iyisi mi yorumumuza geçelim.



Aslına bakarsanız filmimiz Peter Pan'ın yazarı olan James Matthew Barrie'nin hayatını, Peter Pan'ı yazma sürecini ele alan biyografik bir film. Tam da bu yüzden filmi izledikten sonra yazarın hayatına dair ufak çaplı bir araştırma yaptım. Ve şunu söyleyebilirim ki, filmde yazarın hayatına büyük ölçüde sadık kalınsa da -genel hatlarından bahsediyorum- bana göre film yarı biyografik bir filmdi. En azından araştırmam sonucunda bunu söyleyebilirim.

Filmimiz 1904 yılının Londrası'nda geçiyor. Hayatının en büyük eserini yazmak için bir parkta ilham arayan James Barrie'nin, bir bankın altına saklanmış bir çocuk ve beraberinde çocuğun ailesiyle tanışması hikayeyi başlatıyor. 



James Barrie küçük bir çocukken abisi David'i kaybetmiş. Ve evin belki de en çok sevilen oğlunun ölümüne üzülen aile -özellikle de annesi- James'e ilgi göstermemiş. Annesini mutlu etmek için çabalayan James ise  abisinin giysilerini giymiş ve böylelikle James çok uzaklara gitmiş. Çünkü artık annesi James'e baktığında James'i değil, abisi David'ı görüyormuş. Bu, yazarın gerçekten yaşadığı acı bir hikaye. Minik bir çocuk için ağır olsa gerek. Ki öyle de olmuş. James asla büyüyememiş. Asla yetişkin bir adam olamamış. En azından ruhen diyelim, ki boyu da yanılmıyorsam 142 santim kadar falan uzamış. Buna doktorlar psikolojik cücelik diyorlarmış hatta. Filmde de bu kısım çok güzel işlenmişti bana göre. Yani boy konusundan bahsetmiyorum. Zaten başrolde Johnny Depp vardı. Ama Peter Pan'ın aslında kim olduğu o kadar barizdi ki. Varolmayan Ülke'de yaşayan ve asla büyüyemeyen bir çocuk.



Filmimizde de James asla büyümüyordu. Baktığı şeylerle gördükleri o kadar farklı ve o kadar güzeldi ki. Filmin yazarın yaşamından ayrılan kısmı -araştırdığım kadarıyla- filmdeki James'in babaları vefat etmiş 4 çocukla olan arkadaşlığıydı. Ki bu bariz bir fark olmasa gerek, çünkü James Barrie de hayatı boyunca çocuklarla çok daha iyi anlaşmış.



Johnny Depp sevdiğim bir aktör. Bu filmini niye daha önce izlemedim bilmiyorum ama bu seferki oyunculuğunu da çok sevdim. Bana onun mimiklerini izlemek bile yetiyor.
Bunun yanı sıra çocuk oyuncuların performanslarını da çok sevdim. Özellikle de Peter rolünü canlandıran Freddie Highmore'un. 

Demem o ki, benim çok severek izlediğim bir film oldu. Hem eğlenceli, hem de bir o kadar hüzünlü olmasının yanı sıra belki de hepimizin bildiği, artık klasikleşmiş bir eserin oluşturuluş sürecini izlemek keyifliydi. Tabi biraz da hüzünlü desek yeridir.

Şimdi sizlerle kendimi tutamayıp da filmin sahnelerinden yaptığım kolajları paylaşacağım. Ki normalde üşengeç biri olduğumun altını çizmeliyim :)




Filmde sevdiğim bir diğer mesaj da bu. Denemeden neyi başarıp başaramayacağımızı bilemeyiz. Sonuçta bizler müneccim değiliz.



Veya inanmadan.



Kaptan Hook!



Bu sahneye bayılmıştım. Karısının açtığı kapı odasına çıkarken, James Barrie'nin açtığı kapı hayal dünyasına açılıyordu :)



Bakmak ve görmek...



...



Peter Pan!



 :')



Neverland çok da uzakta olmasa gerek. 


Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler :)









12 yorum:

  1. Filmi izlemedim ama repliklerini birçok görselde gördüm, en kısa zamanda izleyeceğim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiden iyi seyirler dilerim, güzel bir filmdi :)

      Sil
  2. Yazını okumaktan çok keyif aldım ♡ Filmi de izlemek istiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene çok sevindim, teşekkür ederim :)

      Sil
  3. Yazında da dediğin gibi bu film sadece "hiç büyümeyen çocuklara"

    YanıtlaSil
  4. bayılırım bu filmeeee :)

    YanıtlaSil
  5. Ben bu filmi hep ertelemiştim. Böyle güzelce olduğunu bilmiyordum doğrusu. Yakın zamanda izlerim: ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de yoğun ve film izleyemediğim zamanlarda bir liste hazırlamıştım, ki liste hazırlayacak zamanı buluşum da muamma neyse geçelim bunu. İzlediğim filmleri de o listeden rastgele seçerek izliyorum. Bu filmi de hakkında hiçbir şey bilmeden izlemeye başlayıp baya sevdim. Kısacası öneririm, iyi seyirler :)

      Sil
  6. Filmdən çox haqqında heç nə bilmədiyim bu yazarın kədərli hekayəsi mənim diqqətimi çəkdi. Peter Pan-i bilməyən yoxdur, hər birimiz uşaqlığımızda izləmişik. Ancaq arxasında belə kədərli hekayə olması məni də kədərləndirdi. (üzdü) İnsanlar yazdıqlarına öz yaşadıqlarını qatır deyə belə gözəl alınır. Johhny ilə peter inan yazılı o rəsmi internetdə çox görmüşəm amma bu filmə aid olduğunu bilmirdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Filmde kitabın ardındaki hüzünlü taraf bence güzel yansıtılmıştı. Ben severek ve etkilenerek izledim filmi ve tabi ki öneririm :)

      Sil