22 Nisan 2018 Pazar

Adam ve Kız | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :)  Adam ve Kız'ı tam olarak bir hafta öncesinde kitap fuarından almıştım. Aslında şu sıralar okumayı düşündüğüm bir kitap değildi. Çünkü şu sıralar genel olarak bir şeyler okumayı düşünmüyordum. Ama dün kendime yarım saatliğine okuma süresi verdim. Ama o yarım saat önce bir saati, sonra da bir buçuk saati bulunca alarmı kapatmaya karar verdim. Zaten böyle olmasından korktuğum için kendime süre kısıtlaması getirmiştim. Çünkü bir kitabı sevince hunharca okuyorum.


'Birdenbire;
Her şey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire'

Orhan Veli


Kitaptan ilk kez sevgili Kağıt Salıncak'ın şu yorumuyla haberdar olmuştum. Sonrasında ben de birdenbire kitabı almaya karar verdim ve yine birdenbire okuma kararı alarak bitirdim. Hayır, lafı dolandırmıyorum. Bunlar söz oyunları da değil. Aynı, şairin de dediği gibi her şey birdenbire oldu: Hem benim kitabı alıp okumam, hem de adam ve kızın başından geçenler.

Aynı apartmanda yaşayan, tıpkı diğer evlerin sakinleri gibi birbirlerinden haberdar olmayan bir adam ve bir kızın hikayesi anlatılıyor. Adam genç bir adam. Kız da genç bir kadın diyelim. Adam ve kız deyince kulağa biraz tuhaf geliyor çünkü ilk etapta. Bilmiyorum, neyse.

Aslında olayın büyüsü bozulsun istemiyorum. Çünkü ben kitaba başladığımda kitap hakkında olabildiğince az bilgiye sahiptim ve olayların gelişimini, gideceği yönü kitabı okurken öğrenmem kitabı benim için olduğundan da akıcı kıldı. Adam ve kızın kendi hayatlarına dair belli başlı dertleri var diyelim. Ve bu dertlerin sonucunda ikisi de topluma yabancılaşmış, hatta kimi zaman kendilerine bile yabancılaşabilen bireyler. Ve biraz da tesadüf eseri bu ikilinin yolları kesişiyor ve her şey birdenbire gelişiyor.

Kitabın konusunu dolandıra dolandıra anlattığımın farkındayım. Çünkü zaten bunu bilinçli olarak yapıyorum. Kitabı okuduğunuz anda bazı şeyleri öğrenmenizin daha keyifli olacağını düşünüyorum. Bu yüzden kitabın arka kapak yazısını da ayrıca sevdim. Çünkü genelde kitapların arka kapaklarında okuyucuya küçük veya büyük ama muhakkak spoiler verilir. O yüzden arka kapak yazılarını kitabı okumadan önce pek fazla okumuyorum. En azından baştan sona. Ama bu kitapta arka kapak yazısı da, en az ön kapağı gibi gizemliydi. Aslında kitabın ön kapağına biraz önce, yani yorum yazmaya başlamadan önce, gerçekten dikkat ettim. İyiki de öncesinde kapağı dikkatle incelememişim diyorum. Çünkü her ne kadar kapakta yer alan figürler kaba hatlarla çizilmiş olsa da benim hayalimi etkileyecek kadar belirginler. 

Şimdi bu kadarcık şeye mi takıldın diyebilirsiniz, ki haklı da olabilirsiniz. Ama evet, takıldım. Çünkü kitabı okurken sanki kitabı okumadım da izledim gibiydi. Evet evet, sanki sözcükleri değil de adam ve kızı görüyordum karşımda. Kitap benim için 'waoov' düzeyinde bir kitap değildi açık konuşmak gerekirse. Yazarın dilinde de bana batan bir şeyler vardı. En azından ilk etapta diyelim. Ama aynı zamanda yazarın üslubu çok farklıydı. Kitapta yaşananları bizzat gözlemlemiş gibi hissettim. Sanki ben de orada, adam ve kızla birlikteymişim gibi. İşte bu durum benim elimi kolumu bağlıyor. Çünkü kitapta sevmediğim birkaç nokta var. Ama bu noktaları sevmeme nedenimi tam bulacakken bu ve bunun gibi etmenler aklımı karıştırıyor. 

Misal, adam ve kızın aşırı ruhsuzluğu bir yerden sonra beni içten içe sinirlendirdi. Oysa bu ikiliyi gerçekten sevdim. Zaten okumak isteyenler için birazdan alıntılar da paylaşacağım. O zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum. Karakterlere yer yer sinirlensem bile, aynı zamanda onlarla empati de kurabiliyordum. İşte bu durum da elimi kolumu ve olumsuz eleştiri yapacak ağzımı bağlıyor. Bu sinir bozucu. Ama bir yandan güzel de. Bir kitabın böyle hissettirmesi yani.

Benim elimden bırakamadığım. Bir yerden sonra sonunu az çok tahmin etsem bile yine de okurken heyecanlandığım, hem bir şeyler okumamı hem de bir nevi bir şeyler izlememi sağlayan, böylelikle zamandan tasarruf da yaptıran beğendiğim ve önerebileceğim bir kitaptı.

Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, musmutlu günler :)




ALINTILAR

''Tek istediği, başkalarınca önemsenen şeylere yetişmekten ve hayatın düzeni hakkında sorgulanmaktan azat edilmek değil miydi buraya taşınırken?''


 "Tıpkı yönettiği savaşçı gibi kendi kulesinden aşağı bakıyordu, kalabalık ve savaşın sürdüğü, herkesin birbirini incittiği, anlaşmalar yaptığı ve birbirini alenen kullandığı savaş alanına."


''Ayrıca şükredecek ne vardı hayatında? Birden bunu düşünmekten rahatsız oldu. Neredeyse bir refleks olarak yine de çok şükür, dedi içinden huzursuz bir telaşla. Çok şükür. Bu telaşı küçükken yerleştirmişti birileri içine. Sırf annesi değil hayır, komşuları falan da. Hatta neredeyse tanıdığı bütün insanlar.''


"Ama istemediği düşünceler hemen gelip onu yakalardı. Kaçacak pek yeri yoktu zaten. Hafızası atamadıklarıyla öyle doluydu ki... Hepsi demir kaynağıyla tutturulmuş gibiydi beynine ve yeni şeyler için de yer giderek azalıyordu."









10 yorum:

  1. Ben de çok severek okumuştum bu kitabı ♥

    YanıtlaSil
  2. Ben bu kitabı ilk kez Kitap Eylemi'nde görmüştüm. O, Deniz Erbulak'ı sever ve birçok kitabını okumuş. Ben yazarı hiç okumadım ama bu kitabıyla okumaya başlayabilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de Kağıt Salıncak'ta görüp listeme eklemiştim. İşte bloglar candır sözünün bir ispatı da bu :) Yazarın dili oldukça akıcıydı ama kurgudaki bazı noktaları sevemedim. Yine de genele baktığımızda beğendiğim bir kitap oldu.

      Sil
  3. Kitaptaki ilişki tam olarak benim de tarzım değildi, bir yerde ben de karakterleri tutup sarsmak istemiştim :D Yine de ben yazarın dilini seviyorum, Kıyametle Savaşanlar daha benim tarzım olan bir kitaptı, aklında bulunsun :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında sanırım sevmediğim nokta da tam olarak ikilinin ilişkisiydi. Ama sanırım bu durum karakterlerin dengesiz ruh hallerinden kaynaklı. O yüzden mazur görüyorum :D Öneri için de teşekkürler, bakacağım bir ara :)

      Sil
  4. Gerçekten çok başarılı, di mi?!?! :)))
    Çok sevmiştim, yorum yaptığınızı görünce heyecanla geldim. Ve akabinde sizi izlemeye aldım, çok keyifli ve huzur veren profili çok beğendim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabı sizin de beğenmenize çok sevindim, tabi yorumumu da :) Bu güzel yorum için çok teşekkürler :)

      Sil