4 Mart 2018 Pazar

Kafkaokur | Mart 2018


Herkese merhaba :) Kafkaokur dergisini son birkaç aydır takip ediyorum desem yeridir. Bundan önce de ınstagram hesaplarında edebiyat dergilerine dair paylaşımlar gördüğümde ben de alıp okumak istiyordum ama bu isteğimi eyleme dönüştürmeyi nedensizce ertelemişim. Neyse, artık düzenli olarak takip ettiğim bir dergi var: Kafkaokur.


''Çünkü ben gözlerimin önünde olanı olduğu gibi vermekten çok, boyayı kendime göre bir amaçla, dile getirmek istediğimi daha bir kuvvetle dile getirmek için kullanıyorum.''


Kafkaokur'un bu sayısını gerçekten sevdim. Bu ayın sayısında Vincent Van Gogh işleniyordu. Van Gogh'u muhtemelen bir çoğunuz öyle ya da böyle tanıyordur. Benim de ilginç bulduğum biri. Ona dair bir şeyler okumak, iç dünyasını anlamlandırmaya çalışmak zevkliydi. Ama burada işin detayına inip gizemi kaçırmak istemiyorum. Eğer siz de Van Gogh'a dair bir şeyler okumak istiyorsanız devamını dergiden okumak durumundasınız. 

Belki siz de fark etmişsinizdir. Van Gogh'un resimlerinde hem bu dünyaya ait olan hem de bu dünyadan olmayan, soyut bir şeyler var. Zaten Van Gogh'da hayatı boyunca gerçeklikten kaçmaya çalışmış. Gerçek ona bir türlü yeterli gelmediği için. 

İşin asıl ilginciyse, yaşarken hak ettiği değeri görmeyen insanların öldükten sonra yere göğe sığdırılamaması. Bazı şeyler vaktinde yapıldığında anlamlı oluyor sanırım. Van Gogh'un intiharı da buna bir örnek gibi.

Son günlerde birkaç yerde karşıma Loving Vincent filminin çıkmasının üstüne dergide de filme dair bir şeyler okumak hoş oldu. Bu durum filmi merak etmemi sağladı desem yalan olmaz.



Dergide etkilendiğim birkaç yazı daha vardı. Özellikle de ''Gregor Samsa Böcek Değildir!'' başlıklı yazıyı beğendim. İtiraf etmek gerekirse kitabı ilk okuduğumda o kadar da çok etkilenmemiştim. Ancak ilginç bir şekilde sonrasında kitabın içeriğine yönelik aydınlanan ufkumla beraber kitabın üstümdeki etkisi arttı. Dolayısıyla kitabı ileride bir kez daha okumak istiyorum. Hatta yakın gelecekte bile okuyabilirim. Çünkü kitabı okuyalı da baya oluyor.


''Gökyüzü geniş, hayat kısa, hayaller sonsuzken yol özgürlüktü. Yol dostluktu, maceraydı; sonsuz olasılığın toplamı, yaşamın kaynağıydı.
...
Yaşam yazılacak bir şiirdi ve beklemezdi.''


Ayrıca ''Yolda Olma Hali'' başlıklı yazıyı da beğendim. Zaten Jack Kerouac'ın Yolda'sı merak ettiğim bir kitap. Bu yazı da Beat kuşağı ve doğuşuna dair bir yazı.

Ayrıca bu sayıda yer alan ayraçları da çok sevdim. Frodo, Gandalf ve Erdal Bakkal yer alıyor. 
Derginin yorumunu ayın başında paylaşmak istedim özellikle. Böylece aklınızda bir fikir oluşabilir diye.

Neyse, şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler :)





10 yorum:

  1. Birine veya bir şeye dair üst üste gelen rastlantılar güzel bir etki bırakıyor, değil mi? İki sene önce ben de şu an hatırlayamadığım bir şeyden dolayı Van Gogh'a dikkat kesilmiştim. Önce kırtasiyede onun resminin bir kalem kutusunun yüzeyini sardığını gördüm ve kalemliği aldım. Kısa süre sonra markette onun bir resminin kapak olduğu bir kitaba rastladım ve kitabı aldım. Muhtemelen uzunca bir aradan sonra -ki arada muhtemelen başka rastlantılar da olmuştur- bu yazıyı gördüm ve en kısa zamanda bir dergi alacağım :) Neşeli sevgilerle :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel rastlantılar. Bu tip rastlantıları ben de seviyorum. Yeni şeyler keşfetmemi sağlıyorlar bazen :)

      Sil
  2. Frodo ve Gandalf'ın yanına Erdal Bakkal pek yakışmış :-)

    Van Gogh'la ilgili filmi indirdim. En kısa zamanda izlemek istiyorum. Tam bir görsel şölene benziyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben Erdal Bakkal'ın Sam olacağını düşünmüştüm ama bu da güzel :)) Şimdiden iyi seyirler o zaman :)

      Sil
  3. sevdiğim dergilerden. o filmi de ben de izlicem daha işallah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de seviyorum, emek verildiği belli çünkü. Film için de iyi seyirler :)

      Sil
  4. Yazınız gerçekten güzel ancak tavsiye vermem gerekirse yazının rengi okunaklığı biraz zorlaştırıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Arka planımla uyumlu olmasını istediğimden bu rengi kullanıyordum aslında. Ama okumakta zorluk çıkarıyorsa mavinin tonunu koyulaştırabilirim tabi. Öneri için teşekkürler :)

      Sil
  5. ilk 2 yıl düzenli takip ettikten sonra bir daha hiç almamıştım :) ama bu sayıyı aldım ben de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dosya konularındaki bazı kişiler ilginç olabiliyor. Benim de takip ettiğim tek dergi desem yeridir :)

      Sil