1 Aralık 2017 Cuma

Kafkaokur | Aralık 2017


Herkese merhaba :) Kafkaokur merak ettiğim dergilerden biriydi. Hatta başı çekiyordu bile diyebilirim. Bayadır edebiyat dergisi almak istiyordum ama karşıma çıkmıyordu. Geçtiğimiz günlerde arkadaşımla dergilere göz atarken Kafkaokur'u gördüm ve sonunda alabildim. Bu ayki sayısını çok sevdim. Hem Ahmet Arif işlenmiş ön planda. 
Ayrıca size küçük bir not. Bu uzuuun yazımı sabredip de okursanız yazının sonunda bir sürprizim var. Ama hoş bir sürpriz mi, nahoş bir sürpriz mi tartışılır.



Bu dizeleri muhakkak bir yerlerde görmüş veya duymuşsunuzdur. Sanırım şair olmanın ilk kuralı da aşık olmak. Bu maddi bir aşk da olmayabilir. Yani bir kişiye değil de, herhangi bir şeye tutkuyla bağlı da olabilirsiniz. Veya onun gibi bir şeyler :)



Aslına bakarsanız dergiyi genel olarak sevdim. Daha öncesinde dergiyi bir arkadaşımdan alarak Didem Madak'ın konu alındığı sayıyı okuyup yine sevmiştim. Sanırım artık düzenli olarak okuyacağım Kafkaokur'u.
Gürültüde Dik Durmak isimli deneme nedense gözlerimi doldurdu. Belki size göz dolduracak kadar duygusal veya etkileyici gelmeyebilir ama o an o denemedeki insanların bir yerlerde gerçekten var olabileceğini düşündüm ve yazıları buğulu görmeye başladım. Fark ettim ki ben ne olduğunu anlayamadan gözlerim dolmuş.



Ayrıca çeşitli film incelemeleri de vardı dergide. Bunlardan biri de Detachment'ti. İzleyenleriniz varsa buyurun yoruma :)



Bir de sizinle bir şiir paylaşmak istiyorum. Ama öncesinde küçük bir olayı anlatmalıyım. Aslında olay bile değil de işte neyse anlatıyorum. Bu sabahtan itibaren acayip derecede kulak ağrım ve beraberinde baş ağrım vardı. Ama her ne hikmetse dergiyi okumaya başladım ve ağrım hafifler gibi oldu. Sanırım odak noktam hayıflanmaktan bir şeyler incelemeye geçince unuttum ağrımı. Neyse, bu sırada Papatya Falı isimli anlatıya denk geldim. Aslında beni derinden etkileyen bir anlatı da olmadı. Ama başlığı görür görmez şiir yazmaya başladım. Evet kulak ve baş ağrılarımın eşliğinde. Evet, biliyorum baya garip ama o şiiri sizinle de paylaşmak istiyorum. Bu arada şiiri yazıyı okumadan yazmıştım. Sanırım yazının resmiydi beni harekete geçiren. Her şeyi uzun uzun anlatmamın sebebi yazdığım şeyi acımasızca eleştirmemeniz. Buraya yazmasanız bile belki biraz daha ılımlı yaklaşmanız. Şu kendimi tutamamalarım beni öldürüyor.
Amaan, amatörüz sonuçta o da ayıp değil ya?


Sararmış Kağıdın Üstündeki Çiçekler

Seviyor, sevmiyor
Bitiyor, bitmiyor
Geçiyor, geçmiyor
Ama en sonunda muhakkak nihayete eriyor.

Ama ben nihayete ermiş o zamanda,
Bir vazo isterdim
Çiçeklerle dolu bir vazo.
Bir kalem isterdim
O çiçekleri çizebileceğim bir kalem.
Sonra bir dost isterdim
O çizimi saklayacak bir dost.

Biraz daha sonra, o nihayete ermiş belirsiz zamanda,
Sararmış kağıdın üstündeki çiçeklerin kokusunu
Hayal etmek isterdim.
Sadece hayal etmek.


Ve tadaamm! Ağzımdaki baklayı çıkardım. Daha önceden de bir şeyler çizittiriyordum ama bu çok önceydi. Sanırım bu işi beceremediğimi anlayıp ara vermiştim. Ama bugün nedense yazmak istedim. Tabi oldu mu olmadı mı tartışılır. Umarım çok kötü olmamıştır da, neyse artık yazdık bir kere.

Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler dilerim :)






10 yorum:

  1. kafkaokuru ilk 2 sene düzenli takip edip her sayısını edindim fakat sonra taşınırken hepsini bırakıp geldim ve bi daha da almadım :) şiirin gayet başarılı bence devamını diliyorum :) bi de şu yorumlara bi el atsan beni bilgilendir seçeneği gelmiyor sende sonradan bildirim alamıyoruz cevap yazdığında :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O seçeneği nasıl ekliyoruz bulamadım malesef :(

      Yorumunuz için teşekkürler :)

      Sil
  2. Çok hoş bir sürpriz oldu ama bu. ^_^ Bence daha çok şiir yazmalısın, çünkü güzel şiirlerine daha çok ihtiyacımız var. ^_^
    Ben de bir edebiyat dergisine başlamak istiyorum ama henüz hala başlamadım. :) Bilim Çocuk falan okuyorum, bayılıyorum Bilim Çocuk'a bu arada.
    Emeğine, kalemine sağlık! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de Bilim Çocuk okuyordum ama uzun süredir dergi namına pek bir şey okumamıştım. Kafkaokur'u da öneririm :) Güzel yorumun için teşekkür ederim :)

      Sil
  3. benimde merak ettiğim ve birçok yerde rastladığım bir dergi ama bir türlü okumak kısmet olamadı ne yazık ki. şiir çok güzelmiş sevdiğim cinsten. kulağının ve başının ağrımasına üzüldüm umarım ciddi bir şey yoktur. bende özellikle başım ağrıdığında başka şeylere odaklanırım ya da uyurum ki ne o iğrenç ağrıyı hissedeyim ne de ilaç içmek zorunda kalayım. güzel tanıtım ve yorumun için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her ne kadar kronik baş ağrıları çeksem de bu sefer ki soğuk algınlığına bağlıymış. Şu ana kadar etrafta 'boğazımda da bir şey yok niye bu kadar ilaç verdiler kiii' diye gezsem de bir öğün ilaç almayınca vücudum sapıttı. Neymiş, doktorumuzu dinlemeliymişiz -,-

      Yorumun için çok teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Bence şiirin çok güzel olmuş :)) Başın ağrısın istemem ama yine şiirlerini okumak isterim :)) Kafkaokur'u geçen sene ben de takip etmiştim ama sonra sıkıldım, yazıları eskisi kadar keyifli gelmemeye başlamıştı. :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamamdır :D Güzel çorumun için çok teşekkür ederim, sevgiler :)

      Sil
  5. Şiir çok tatlı olmuş 😍 Kafkaokur güzel bir dergi, ben de çok sık almıyorum aslında ama her ay takip etmek gerçekten de güzel olur 🎈

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu ay birazcık denemek içindi aslında. Çünkü bayadır edebiyat dergisi almak için heves etmiştim :) Devamını getirmeyi de düşünüyorum bakalım. Ayrıca yorumunuz için çok teşekkür ederim :)

      Sil