16 Aralık 2017 Cumartesi

Bir Varmış Bir Yokmuş | Film Yorumu


Herkese merhaba :) Aslına bakarsanız filmi izlemek de izledikten sonra yorum yazısı yazmak da aklımda olan şeyler değildi ama işte kendimi tutamadım. Yine, yine, yine. Filmi sadece Mert Fırat başrolde oynadığı için izlediğimi de itiraf ediyorum. İyiki de izlemişim. Türk yapımı romantik filmlere büyük bir ön yargıyla yaklaşıyorum. Filmleri izledikten sonra da ön yargımın pek de yersiz olmadığını kendime kanıtlamış oluyorum aslında. Çünkü bahsettiğim tarzda yerli filmlerimizde genellikle gereksiz bir yılışıklık oluyor. Bu biraz kaba bir tabir oldu belki ama öyle. Oyuncuların vermesi gereken duyguyu bir türlü alamıyorum. Garip bir yapmacıklık oluyor o zamanda asıl hikayede. O yüzden de böyle bir ön yargı oluştu ben de sanırım. Bu filme başlarken de beklentim olabilecek en alt seviyedeydi. Yani ne kadar olabilirse çünkü başrolünde Mert Fırat olunca ister istemez filmi merak ettim. Filmi izleme sebebim de Mert Fırat'ın seslendirdiği Müslüm Gürses şarkısı olan Nilüfer'i dinlememle oldu. Mutlaka dinleyin, tabi bence. TIK TIK! 



İtiraf etmek gerekirse konusu gerçekten klişe. Her şeyden vazgeçmiş, yaşamı hafife alan genç bir adam (Mert Fırat) ve kendi halinde düzenli bir yaşamı olsa da deli dolu genç bir kadının (Melisa Sözen) tanışmaları ve sonrasında yaşadıkları olaylardan oluşuyor film. Ama oyuncuların kimyaları birbirlerine çok güzel uymuş bence. Bir kere sanki gerçekten canlandırdıkları karakterlermiş gibi oynuyorlardı rollerini. Sanki gerçekten Ozan ve Nehir'mişler de canlandırdıkları rollerini yaşıyorlarmış gibi. O yüzden yerli yabancı fark etmez izlediğim ve hissettiğim romantik filmlerdendi. Belki de filmi izlerkenki ruh halim bunda etkilidir. Veya belki de, sadece Mert Fırat etkisi bile yeterlidir. Mert Fırat'ı dinlerken düşündüğüm tek şey saatlerce onu dinleyebileceğim oldu. Böyle karşına oturtup da saatlerce konuşabileceğin, dinleyebileceğin biri gibi.



Ayrıca filmdeki imajını da sevdim. Tabir yerindeyse birazcık kötü çocuk havası verilmeye çalışılmış. Ama yakışmış da :)




Filmi benim kadar sever misiniz bilemiyorum ama dediğim gibi duyguyu veren bir filmdi. Mert Fırat'ı dinlemek ayrıca bir zevkti. Zaten yazım boyunca fanlık yapıp durdum :) Filmin son sahnesi de ayrıca hoştu hani :)

Neyse şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler :)










12 yorum:

  1. Bana Masal Anlatma da romantik komedi olan bir Türk filmi ve çok severek izlemiştim. İzlemediysen buradan küçük bir tavsiye olsun sana. :) Hande Doğandemir oynuyor bu arada. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öneri ve yorum için teşekkürler. Boş bir zamanımda bakarım filme :)

      Sil
  2. Ben de bu hafta Mert Fırat'ın "Başka Dilde Aşk"ını yazmayı planlıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O filmini de merak ediyorum aslında. Bir sonraki izleyeceğim film o bile olabilir :)

      Sil
  3. Dün gece izledim. Hatta blog için bir yazı kafamda kuruyordum ve sabah karşımda bu postu gördüm. Hayatta böyle tesadüflere rastlamak beni çok mutlu eder. Film çok güzeldi sonu da fena değildi ama son sahne bana göre biraz barizdi. Asıl önemli olan filmi kalan kısımları. İlişkiyi çok iyi özetleyen filmlerden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle tesadüfler beni de mutlu ediyor. Hoş bir tesadüf olmuş :) Filmi ben de beğendim. En azından farklı bir havası vardı filmin. İzlerken aktı gitti ayrıca. Bir de Mert Fırat'ı başına buyruk biri olarak izlemek de güzeldi. Son kısım bence de bariz bir sondu ama duygulandım işte izlerken. Zaten filmi de sonundaki Mert Fırat'ın seslendirdiği şarkıyla bulmuştum. Şarkıyı da cıfkını çıkartana kadar dinledim :) Yorum için teşekkürler ayrıca :)

      Sil
  4. Aklımda bulunsun bakalım. Bu aralar pek birşey izleyemiyorum maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pek sevmeyedebilirsiniz aslında. Çünkü seveni de sevmeyeni de var filmin. Ama genel olarak beğendim ben filmi.

      Sil
  5. Mert Fırat dizisiyle bu aralar çok popüler. Ben de Kelebeğin Rüyası'nı izlemek istiyorum bakalım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kelebeğin Rüyası'nın yarısını izlemiştim geçen yıl. Okulda izlediğim için yarım kalmış zaten yoksa filmi sevdiğimi hatırlıyorum. Ama sanırım film telif hakkı nedeniyle internetten kaldırılmış. Her yere baktım ama yok yok yok :( Umarım Mert Fırat için de 'çoookkk yakışıklııı' diye gezinen bir güruh türemez. Zira Kelebeğin Rüyası ilk çıktığı dönemde Kıvanç Tatlıtuğ ve kendisi Beyaz Show'da şiir okumuştu. Kıvanç Tatlıtuğ çok daha fazla ilgi görmüştü yanılmıyorsam. Ama bunlar göreceli şeyler tabi. Mert Fırat'ın sesi, duruşu, oyunculuğu çok başka bence. O yüzden birilerine hayran olmak için etrafta 'çok yakışıklı' diye gezinmeyi saçma buluyorum. Hem yakışıklılık bir bütündür. O yüzden o bütünün içinde bence de yakışıklı biri Mert Fırat. Aman neyse ne diyorsam ben de :D Ama sinirleniyorum böyle olunca. Bu arada diziyi atlaya atlaya internetten ben de izledim. Hatta hakkında yazı yazmayı bile düşündüm :)

      Sil
  6. Aaa bu film benim favorilerimdendir.. Sebebi de filmdeki ilişkinin kendi ilişkimdeki olan bitenlere çok benzemesiydi.. O kızın o saçma sapan halleri, kendini sokaklara atması vs.. Biliriim bilirim diyip diyip izlemiştim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kötüymüş aslında umarım mutlu sonla bitmiştir sizinkisi de. En azından sizin için :)

      Sil