12 Kasım 2017 Pazar

Sanırım Uzaylılar Tarafından Terk Edildim?


Şunu baştan söylemeliyim ki, bu yazımın hiçbir açıklaması veya ana fikri yok. Veya var. Aslında ben de bilmiyorum. Sanırım bunun cevabını hep birlikte yazımın sonunda öğreneceğiz.

Hani önceden bir söz yazmıştım. 'Mutlu olmak istiyorsan dünyayı bir tımarhane, kendini de başhekim olarak gör' gibisinden. Ama sanırım o sözün de pek bir geçerliliği yok. Belki de her birimiz bir tımarhanede yaşayan başhekimlerizdir. Sonuçta ikisi arasında ince bir çizgi yok mu? Neyse bunu boşverin. Konuyu başka bir yere bağlayacağım şimdi. Hayatımın çok büyük bir kısmını abuk sabuk olaylara kaygılanmak, sonrasında strese girmek, üzülmek, belki sinirlenmek ve en sonunda mutsuz hissetmekle geçirdim. Ama ortada elle tutulur pek bir şey de yoktu. Veya o zamanki ben için vardı. Ama şu anki ben için yok. Aslında bu yazıyı yazmak başka birinin videosunu izlerken aklıma geldi. Belki tanıyorsunuzdur, bahsettiğim kişi Ecmel Soylu. İzlemek isterseniz TIK TIK  Çektiği ilk videolardan beri öyle veya böyle takip ettiğim biri. Sonradan açtığı kişisel hesabındaki videolar sayesinde onunla birazcık benzediğimi fark ettim. Bu da reklam gibi oldu ama olsun artık.

Neyse, dediğim gibi hayatımın gereksiz derecede büyük bir kısmını, yani çocukluk ve ilk ergenlik yıllarımı olabildiğince boş geçirmişim. Ama şimdi dönüp baktığımda, bugün beni ben yapan özelliklerimi o yıllarda kazandığımı görüyorum. Eğer belli başlı şeyleri yaşamasaydım, ki artık gelmiş geçmiş şeyler, bugün olduğum kişi olmazdım. Evet hala gencim ve evet öğrenecek ve görecek bir dünya şeyim var ama çevreme dönüp baktığımda acaba diyorum. Acaba uzaylılar tarafından dünyada terk mi edildim? Tabi bu işin ironisi ama sanırım olaylara fazla derin bakıyorum. Gerçi bu özelliğimi de törpüledim sayılır. Hala daha aynı kişiyim ama insanların bazı davranışlarına, beni ilgilendiren ilgilendirmeyen fark etmez, daha tarafsız belki daha hissiz yaklaşıyorum. Yoksa ortaya gerçekten gereksiz durumlar çıkıyordu. En azından benim için. İnsanları değiştiremiyorsunuz. Hem size kötü gelen biri, falanca kişi için çok iyi olabilir. Görecelilik.

Bu aralar, hatta uzun bir süredir, yoğunum. Hatta geçtiğimiz hafta akşamları yorgunluktan uyuyakaldığım için geceleri ders çalıştım ve bütün gün sersem gibi dolandım etrafta. Ve yeri gelmişken küçük bir not, sakın ola uykusuz kalmayın. İnanın emeğinizin karşılığını da tam olarak alamıyorsunuz. Neyse, bugün de dershane sınavım vardı. Sanırım onun sersemliğiyle de böyle bir yazı yazmaya başladım. Veya haftanın yorgunluğunu, düşüncelerimi bir yere boşaltmak istedim, bilemiyorum. Sadece, sadece bir şeyler yazmak istedim. Vee tadaamm..

Blog açmak hayatımda aldığım en doğru kararlardan biriydi. Bu işi nereye kadar sürdürebilirim bilmiyorum ama yakın gelecekte blog yazmayı bırakmak gibi bir düşüncem yok. Tabii bir aksilik olmazsa. Gerçi ilerleyen dönemlerde burayı ihmal edebilirim ama arayı kapatırız diye düşünüyorum. 
Eğer sizin de bir bloğunuz varsa, blog yazmakla ilgili düşüncelerinizi, duygularınızı yorum olarak bırakabilirsiniz. Veya bloğunuz yoksa ama blog açmayı düşünüyorsanız, ufacık bir istek kırıntısı bile yeterli bence. Çünkü ben bloğumu açtığımda blog yazmaya dair hiçbir şey bilmiyordum. Zaten çok uzun bir süre de yalnız başıma takıldım buralarda. Tabi ki blog yazılarını okuyordum ama pek bir tanıdığım, blog arkadaşım yoktu. Sanırım ilk blog arkadaşım Sevgili Okuyan Muggle olmuştu. O da bu yazımı okuyorsa ve buraya kadar sabredip devam ettiyse, ona da selam olsun :)

Başta da dediğim gibi bu biraz dağınık bir yazı. Zaten ben normalde de dağınık biriyim. Ama her konuda. Bu özelliğimi de birazcık nizama soksam güzel olacak gibi ya bakalım. Ama demek istediğim şu, siz sadece kim olduğunuzu bilin yeter. Bu yazımı okuyan farklı yaşlardan, farklı kişiler olabilir. Hiç fark etmez. İnsanın yaşadığı sürece hayatta öğreneceği pek çok şey var sonuçta değil mi? Öğrenmekten korkmayın. Yolculuk devam ettiği müddetçe pek çok şey görürsünüz, hayat da biraz böyle sanki. 

Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler :)




12 yorum:

  1. Hayatta bazı olaylar, bazı dönüm noktaları gerçekten de insan için kurtarıcı olabiliyormuş. Hepsi birer tecrübe ve son nefese kadar da böyle devam edecek..
    Blog yazmak benim de iyikiler listemde, hep de olsun. :)
    Aslında ben dağınık yazıları severim, iç dökmenin en doğal yolu sanki.. ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında o bazı olaylar eğer kötüyse, onlara nefretle bakma, sahiplenmeme gibi duygularım, düşüncelerim oluyordu. Ama zamanla anladım ki, onlar sayesinde iyi veya kötü bu kişiyim. Yani dediğiniz gibi hepsi birer tecrübe. Ayrıca yazımı beğenmenize çok sevindim :)

      Sil
  2. Bence çok güzel bir dağınık yazı olmuş sevdim 😊dilerim herşey güzel gönlünce olur sevgiler benim için de blog yazmak en iyi şey 😊sevgiler 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blog yazmak gibisi yok gerçekten :)

      Sil
  3. Zaten bizde blogu arada dertleşmek için kullanmadık mı?:).

    YanıtlaSil
  4. ooo olsun ki dağınık olsun , hep mi toplu yazmak lazım :D sen yaz da :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizler de yorum yazın da :) Böyle güzel yorumlar görünce mutlu oluyorum :D

      Sil
  5. Dediklerine katılıyorum. Uykusuzluk, stres ve yorgunluk insanı yıpratıyor. Hayatta bolca stres yaşadığımız durumla karşılaşıyoruz ve bitmiyor. Bitse bile yenileri başlıyor. Ben genelde gece vakitleri uykulu oluyorum. Eve gittiğimde ders çalışmam gerekiyor ama yapamıyorum bu yüzden. Yaşamak zor iş...

    Yazın gayet güzeldi bu arada. Umarım uzun bir süre blogu bırakmazsın. Sevgilerle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu stres yüzünden kronik baş ağrıları oluştu bende. Gerçekten çok kötü bir şey ama bir raddeye kadar kaçabiliyor insan da. Umarım uzun süre buralarda olurum. Güzel yorumun için teşekkür ederim :)

      Sil
  6. Her zamanki gibi derin ve duygu dolu bir yazıydı. :) Senin deyiminle "dağınık" yazılarını seviyorum ben. ^_^
    Öğrenecek çok şeyimiz var, kesinlikle çok doğru bir söylem. Öyleyse, sana da musmutlu günler! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım dağınık ruh halimi dağınık yazılarımla dışa vuruyorum. Ama rahatlatıcı :) Güzel yorumun için teşekkür ederim. Sevgiyle kal :)

      Sil