26 Kasım 2017 Pazar

Meslek Seçimi, Gelecek Kaygısı, Tembellik ve Şekere Hayır!


Muhtemelen karmakarışık başlığımdan hiçbir şey anlamadınız. Ama benim de kafam karmakarışık. O yüzden bu yazım, ruh halimi fazlasıyla yansıtan bir yazı olacak.

Belki biliyorsunuzdur üniversite sınavlarına hazırlanıyorum. Hani şu durmadan değişen üniversite sınavlarına.. Aslında sistemin değişmesi başlarda benim de kafamı karıştırsa da çoğu kişiye verdiği telaşı bana tam olarak vermedi. Sonuçta değişen sistem yalnızca benim için değil herkes için değişti. Ama bu değişen sistemin üzerimde negatif bir etkisi oldu. Normalde mart ayında yapılacak olan YGS sınavı haziran ayına alınınca ben de ufaktan gevşeme, çalışmanın ucunu salma belirtileri başladı. Bir de üstüne uyku bozukluğu eklenince.. Ooohhhooo yani.

Neyse, işi böyle rahat anlatıyorum ama ucunu yakalamam gerek bunun da. Bir de üstüne üstümde bir baskı var. Mezuna kalmaktan baya korkuyorum. O yüzden de çok çalışmalıyım diyorum da sanki hiçbir zaman için yetmiyor. Bir de çok çok iyi olan bir kesim var ki sinirlerim iyice boşalıyor. Meslek seçimi sonraki aşama ancak insanın hedefi olunca daha istikrarlı oluyor. Mesela ben, hiçbir mesleği tutkuyla istemiyorum bazıları gibi. Zaten meslek seçiminde de insanların kafası karışık baya. İstediği mesleğe karar verenleri de kapsıyor bu karışıklık. 'Herkes istediği için' hukuk isteyen birini bile gördüm. Değil biri, birkaç kişiyi gördüm. Ama herkesin istediği şeyi ben istiyor muyum, istemeli miyim acaba?

Benim aklımda psikoloji bölümü var aslına bakarsanız ama.. İşte bu amalar nideme kramplar sokuyor. İşsiz kalmaktan korkuyorum. Hem de baya çok. İşin parasında falan da değilim. Yalnızca sevdiğim işi yapıp kendi ayaklarımın üstünde durmayı istemem çok aşırı bir istek değil bence. Ama umutsuzum, umutsuzum, umutsuzum..

Zaten 'okuduğunuz mesleği yapmama ihtimaliniz baya yüksek' cümlesini birkaç kere duyup içten içe bunu bildiğimi fark ettikten sonra gelecek kaygım daha da bir arttı. Hep bunlar da geçer derdim. Ama bu sefer dilime dolanıyor kelimeler. Rahatça dökülemiyorlar ağzımdan.

Bir de şu 'şekere hayır!' meselesi var. Son dönemde abur cubura, bilhassa tatlı abur cuburlara sarmıştım. Ama akıllandım. Evet akıllandım. Zaten sınav döneminde çok kilo almaktan korkuyordum. Kilomda bir değişim yok sanırım ama şekerin vücudumuzdaki zararını gördükten sonra baya uzaklaştım diyebilirim. Gerçi bu 'uzaklaşma' durumu da yeni. Hem de çok çok çook yeni. Umarım uygulayabilirim. (Uygulayamadı.) Ama umutluyum -,-

Ben de durumlar böyle. Bir de Bir Genç Kızın Gizli Defteri'nin beşinci kitabını (İşte Hayat) okuyorum şu an. Serra'nın da benimle aynı duyguları yaşaması rahatlatıcı. 

Bloğuma yazı yazarken sanki yazmıyor da sizinle konuşuyormuşum gibi hissediyorum. Garip ama güzel bir his. Kendinize iyi bakın. Musmutlu, güzel günler :)


Dipnot: Yazımı paylaşalı yaklaşık iki hafta olmasına rağmen çikolataya hala hayır diyemedim -,-


12 yorum:

  1. Gençleri böyle umutsuz hale getiren sistem utansın demek istiyorum :)) Okuduğun mesleği yapmama ihtimali eğitim sistemi için kötü ama kişisel olarak baktığında sevdiğin işi seçme şansı da veriyor ya da ben kendim için böyle düşünüyorum :D Bölüm kararsızlığın konusunda, eğer fırsatın olursa düşündüğün bölümlerin üniversite derslerine girebilirsen, fikirlerin netleşebilir :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında ortada kocaman bir sistemsizlik var. Her şey karışık, her şey bölük pörçük. Ben de isyan etmek istemiyorum ama durum bu malesef :) Okuduğun bölümü de merak ettim şimdi. Fark ettim de bilmiyormuşum, utandım. Öneri ve yorum için teşekkürler, sevgiler :)

      Sil
  2. Yaa Serraaa orta okulda okumustum ne cok severim kendisini 😀

    Canım evet bir çok kisi sevdiği mesleği yapamiyor. Ama önemli olan kendini taniman ve dogru yönlendirilmek. Paikologluk cok güzel ama cok ağır. Güçlü ve sağlam karaktere sahip olmazsn çıldırır yada depresyone girersin 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten seriyi herkes küçükken okumuş ben yine geriden geliyorum :D Küçükken de huyum aynıydı benim. Herkes okuyor, fazla popüler diye şevkim kırılmış, inadına okumamıştım. Kısmet bugüneymiş :) Psikoloji bölümü ağır bir bölüm bence de. En azından mesleğe adım atıldığında ağır gelebilir ama her işin bir zorluğu yok mu zaten? Gerçi kararım da fikirlerim de net değil. Hep buğulu, hep buğulu. Umarım netleşir diyelim. Yorum için teşekkürler :)

      Sil
  3. Başarılar diliyorum. Ben de seninle konuşmuş gibi hissettim.

    Psikolog mu olceeeen :)

    Güldüm yine (sana değil mi tiplememe)

    Ya ben konservatuara mı gitsem? Üniversiteye gidip modern fizik mi okusam? Genetikçi mi olsam? Matematik profesörü olup mu çıksam? Psikoloji mi düşünsem? Bende de bayağı soru var anlaşılan..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Komşu teyzelerin şivesiyle sözleri gibi oldu :D Pooff! Bizim bu soru işaretleri nasıl cevap bulacak?

      Sil
  4. hukuk okumayı havası falan için isterler genelde ama fakülteyi bitirdiğinde işsizlik riskiyle kalma ya da asgari ücretle çalışma olasılığı zengin bir ailen yoksa %99.9. O yüzden söylenenlere aldırmadan gerçekten istediğin şeyi okumanı dilerim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen! Hukuk böyle dolu dolu, itibarlı bir bölüm ya, ondan kime sorulsa cevap hukuk. Ama neden hukuk diye sorulunca elle tutulur cevap vereni pek azdır. İstedikten sonra arkası gelir ama karar vermesi, daha doğrusu doğru kararı vermesi zor. Yorumunuz için teşekkür ederim :)

      Sil
  5. Belli bir meslek hedefin yoksa sıralama hedefi koy tercih zamanı düşünürsün üniversiteyi mesleği. Zaten tercih zamanı sınav zamanından daha stresli oluyor.

    Motivasyon videolarıyla canlı kal. Barış Özcan'ın şarkılı bir videosu var o beni iyi gazlıyor sende dene. :)

    Son olarak kolay olsa herkes yapardı!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sıralama hedefi koydum kafamda ama bazen umutsuzluğa kapılıyorum. Aslında bazen değil çoğu zaman desek yeridir ama yine de yılmak yok. Barış Özcan'a da bakayım :) Ayrıca yorumun için teşekkür ederim :)

      Sil
  6. Yanıtlar
    1. Biraz farklı gibi ama beğenmenize sevindim :)

      Sil