16 Kasım 2017 Perşembe

Bazı Küçük Hayal Kırıklıkları


Aslında yine ne yazacağımı bilmiyorum. Amaa.. Hayata, insanlara, olaylara, kısacası çevremizde olan biten her şeye çok fazla anlam, beklenti yüklüyoruz belki de. Sonra da evdeki hesap çarşıya uymayınca her şey tuzla buz olmuş gibi hissediyoruz. Sanki her şey o noktada bitmiş gibi.

Bu sıralar hayal kırıklığına uğramış çok fazla insanla karşılaşıyorum. Dertleri bambaşka insanlar. Sanırım ben de onlardan biriyim. Ama benimkisi biraz bastırılmış bir şey. Sadece arada sırada sinsice gün yüzüne çıkıyor. Aslında duyguları içine hapsetmenin hiçbir yararı yok. Hatta zararı var. Bir noktadan sonra kendi kendilerine içinizden taşıyorlar çünkü. 

Bir sorunum olduğunda, genelde şu an için büyük olan ama gelecekte hiç önemsemediğim sorunlar, kendimi bencil hissediyorum. Evet, herkesin derdi kendine, evet bu da benim için, şu anki konumumda ağır bir sorun veya ağır görünümlü bir sorun belki ama içten içe öyle olmadığını biliyorum ve gerçek sorunları olan insanları düşününce kendimi bencil hissediyorum. Ama herkes böyle değil sanırım. Kimisi acısını etrafa saçarak atıyor, kimisi içinde yok etmeye, bastırmaya çalışarak. Sanırım ben ikinci gruba giriyorum. Yani aman kimse zarar görmesin grubu. Sonra da hiçbir sorunu tam olarak halledemeyip içindeki burkuntuyla başbaşa kalanlar grubu.

Sevdiğim bir öğretmenim vardı. Derslerin dışında bana çok güzel birkaç şey daha öğretmişti. Bir keresinde söz nasıl oraya varmıştı hatırlamıyorum ama şey demişti, 'benim artık insanlardan iyi veya kötü bir beklentim yok ki.' O sohbetin akışında bu cümle bana çok büyük gelmişti. Hem de kocaman. Ama ne kadar yerinde bir söz. Sizce de öyle değil mi? Şunun farkına vardım ki, hayatta beklenti yükleyeceğimiz tek kişi kendimiz olmalıyız. Gerisi fasa fiso. Zaman akıp gidiyor ve yerinde duran tek şey biziz. Bunu sadece herhangi biri için de değil, herhangi bir olay veya durum için de söylüyorum. Çünkü herkes kendini düşünme eğiliminde. Sanırım ben de öyleyim. Ama asıl önemli nokta şu, bazıları kibir ve bencillikle kendini düşünüyor, bazıları kendini düşünmesi gerektiği için. Ve sonuçta öyle veya böyle bir yerden sonra herkes sadece kendi yoluna bakıyor. Belki de olması gereken budur, bilemiyorum.

Benim de en büyük sorunum bir şeylerin farkında olup onu uygulamakta zorlanmam. Ama aşıyorum bunu da. Belki zamanla o da rayına oturur.

Son olarak size musmutlu günler dilerim. Umarım gününüz umduğunuzdan çok daha güzel geçer :)





6 yorum:

  1. Bende öyleydim. Hersye ve herkese fazla anlam yükler istedigm olmadiginda yasa bürünürdüm ama artık özellikle insanlara hic bir deger vermemeyi öğrendim. Sadece davrandıklarını görüyorlar. Ne eksik ne fazla. Böyle olduğunda daha bir güvenle yaklasiyorsun kisilere. En azından yaralanmayacağını biliyorsun.

    Bide senin bu tür yazılarına bayılıyorum ya :) eskilerini okuyamıyordum pek kitaplar malum bilgm pek yok :) öpüyorum canm sevgiyle kal

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En güzeli de o aslında. Millet kırılmasın diye didinmek boşuna. Kimse seni düşünmüyor çünkü. Ayrıca yazılarımı beğenmenize çok sevindim. İçimi döküyorum ben de böyle işte :)

      Sil
  2. Beklentiler hayatı daha içinden çıkılamaz hale getiriyor, hayal kırıklıkları kaçınılmaz oluyor. Ama ben de beklentilerden bir türlü kurtulamıyorum :D

    YanıtlaSil
  3. Güzel bir paylaşım olmuş... Günümüz koşullarında herkes beklenti içerisinde maalesef ....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan ister istemez bir şeyleri umuyor. Bazen küçük, bazen büyük beklentiler bunlar. Ama çoğu zaman boşa gidiyor hepsi. Ayrıca yazımı beğenmenize sevindim, yorum için teşekkürler :)

      Sil