15 Eylül 2017 Cuma

Sabahattin Ali | Yazarlar #13


Ne zamandır yazarlar köşesi için bir yazı yazmıyordum. Bu aralar Sabahattin Ali alıntılarına sık sık denk geliyorum. Bu iki rastlantıyı birleştirerek Sabahattin Ali hakkında ,asla yeterli olmayacak, bir yazı yazmaya karar verdim. 



25 Şubat 1907 tarihinde Edirne’nin Gümülcine Sancağına bağlı Eğridere kazasında dünyaya gelmiş edebiyatımızın önemli isimlerinden biri olan Sabahattin Ali. Ülke işgal altında olduğundan maddi sıkıntılar içinde öğrenim görmüş, babasının işi dolayısıyla pek çok şehir gezmiştir.  Edindiğim bilgilere göre huzursuz bir aile ortamı içinde büyümüş yazar. Özellikle de annesinin üzerinde bıraktığı tesir çok büyükmüş.


''Benim annem türkü bilmez.
Ayıp değil ki.
Çığlık bilir,
Ağıt bilir..''


Sabahattin Ali'nin annesi pek çok kere intihara kalkışmış. Böyle bir ortamda büyümesi onun hem eserlerine hem de kişiliğine yansımış haliyle. Hatta Sabahattin Ali'nin de bir kez intihara teşebbüs ettiğini öğrendim.



20 yaşında öğretmen olarak göreve başlamış. Ancak burada da yalnızlık hissinden kurtulamamış. Daha sonra Almanya'da iki yıl eğitim almış. Almanya'da yaşadığı dönem onun hayatını büyük ölçüde etkilemiş. Almanya'ya gitmeden evvel Turancılık fikrini savunurken, Almanya'dan sosyalist olarak dönmüş yazar. Konya'da öğretmenlik yapmaya başlamış ancak Atatürk'ü hiciv ettiği iddiasıyla tutuklanmış. Bir süre sonra çıkan afla cezaevinden çıkmış ancak Öğretmenliğe devam etmesi o kadar da kolay olmamış. Sonrasında Atatürk'e ithafen 'Benim Aşkım' isimli şiiri yazmış Sabahattin Ali.



Sevgi beslediği ve karşılık göremediği birçok insan olmuş fakat iki ismin yerinin başka olduğunu, yazdığı mektuplarda belirtmiştir. Bunlardan biri de artık çoğunluğun bildiği Kürk Mantolu Madonna isimli kitabında geçer. Bir tablodan başlayan aşkı anlatan roman için Sabahattin Ali’nin Andrea Del Sarto imzalı "Madonna delle Arpie" tablosundan ilham aldığı söyleniyor. Kitabın ana karakteri Maria Puder, aslında Sabahattin Ali'nin Almanya'da aşık olduğu Frolayn Puder isimli bir kadın.


'Bir arkadaş istiyorum. Benimle konuşmadan beni tamamen anlayacak, benimle karşı karşıya saatlerce hiç konuşmadan oturabilecek bir arkadaş.'


Tek partili hayat döneminde yazıları yayınlanmayan Sabahattin Ali işsiz kalır ve ülkeden kaçmaya çalışır. Ancak pasaport talepleri geri çevrilir. Bunun üzerine Bulgaristan'a kaçmaya karar verir ve bir kaçakçıyla anlaşır. Ali Ertekin isimli ordudan atılmış bir subay olan bu kaçakçı tarafından öldürülür Sabahattin Ali.  


"Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: 'Dünyada neler gördünüz? ' dese herhalde verecek cevap bulamayız. Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki..."
- Değirmen


Gerideyse bize okunacak çok güzel eserler bırakmıştır. Bize de bu güzel eserleri okumak ve pay çıkarmak düşer.
Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, güzel günler :)



KAYNAKÇA





10 yorum:

  1. Yaşantıları sanata dönüştürmek ne büyük bir meziyet...ruhu şad olsun...
    Paylaşımın için teşekkürler canım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim :) Böyle usta yazarlarımızı anmalı, kitaplarını okumalıyız. Ben de biraz da olsa hayatlarını tanıtarak bir köşe oluşturmaya çalışıyorum onlar için.

      Sil
  2. Hakettigi degeri göremeyen bir yazarimiz. Hatırlattgin icin sagol İlkaycim 💕

    YanıtlaSil
  3. Hakeden insanlara hakettiği değeri vermiyoruz ya işte buna üzülüyorum.
    Güzel bir paylaşım canım.
    Emeğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız. Genelde zamanında değer bilmiyoruz. Pek çok başarılı sanatçının değeri de öldükten sonra anlaşılıyor. Kendi hayatlarımıza değinmiyorum bile. Beğenmenize çok sevindim :)

      Sil
  4. Burgaz Adadaydı sanırım müzesi . Çok görmek istediğim yerlerden biri

    YanıtlaSil
  5. En sevdiğim yazarlardan biri Sabahattin Ali. Çok genç yaşta ve böyle bir ölümle hayatını kaybetmesi beni hâlâ üzüyor. Keşke daha uzun yıllar yaşasaydı da bize okunacak daha çok kitap bıraksaydı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke :( Ama elimizden gelen de onu ve nicelerini en güzel şekilde anmak, eserlerini yaşatmak.

      Sil