2 Eylül 2017 Cumartesi

Cennet Ateşi Şehri (Ölümcül Oyuncaklar #6) | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Öncelikle herkese iyi bayramlar. Umarım bayramınız güzel geçiyordur. Gerçi kurban bayramı bana hep koşuşturmacalı gelir. Bayramın ilk günü de benim için olabildiğince sıradan geçti. Ama iyi haber! Cennet Ateşi Şehri'ni bitirdim.



Şimdi uzun uzuun kitabın konusundan bahsetmek istemiyorum. Zaten serinin son kitabı, dolayısıyla devasa spoilerlar vermem kaçınılmaz olur. Konusunu merak edenler için bir fotoğraf bıraktım ama.
Bu arada kitabı Kitap Sayfalar'ı (TIK TIK) ile beraber okuduk. Ama benden kaynaklı bir iletişim kopukluğu nedeniyle küçük aksaklıklar çıktı. Bu yüzden gerçekten kusura bakma Sevgili Kitap Sayfaları :)

Şimdiii, nereden başlasam bilemedim. Kitap bitince içimde garip bir burukluk oluştu. Ölümcül Oyuncaklar serisini gerçekten uzun süredir okuyorum. İlk olarak yazarın yine gölge avcılarıyla ilgili olan 'Cehennem Makineleri' isimli serisini okumuştum. Zaten o seri, bu seriden yaklaşık 200 yıl öncesinde falan geçiyor. Yani bence kronolojik sıraya uymak için önce o seriyi okumak daha mantıklı. Zaten bu serinin son 2 kitabında Cehennem Makineleri serisine dair spoiler veriliyor. 

İtiraf etmek gerekirse, serinin ilk 3 kitabını pek de severek okumadım. Gerçi sevmediğim halde ilk kitabı 2 kere okumuşum ama o da sevecek miyim diye kendimi denemek içindi sanırım. Ama kitabı 2. okuyuşumda daha çok sevdiğimi hatırlıyorum. Nedeniyse meçhul.
Ama son 3 kitabı soluksuz okudum. Özellikle de son kitapta yazar aksiyonu, dramı, sağ gösterip sol vuran sahneleri bol keseden karıştırmıştı. Hatta yer yer yazara da, karakterlere de söylendim. Ama neyse ki, son anda olaylar toparlandı. Neyse ki! -,-

Ayrıca bazı yerlerde bahsettiğim Cehennem Makineleri serisinin karakterlerinden Jem ve Tessa da yer alıyordu. Onların sahnelerini okumak benim için ayrıca keyifliydi. Seriyi okuyan çoğu okur Tessa'yı sevmez ama nedense ben seviyorum. Hatta baya seviyorum. Jem deseniz.. Jem bitanedir ^-^

Ayrıca yazarımız Cassandra Clare'ın bu iki seriye ek olarak bir tane daha gölge avcılarıyla ilgili bir serisi var. Ama yanılmıyorsam ülkemizde sadece ilk kitabı çıktı. Hatta yabancı ülkelerde de sadece ilk kitabı çıkmış olabilir. Emin değilim, bu konularda baya cahilim mazur görüverin. (Yorum için TIK TIK)  Yani yazar bu gölge avcısı meselesine fena halde takmış durumda. Gerçi benim için hava hoş. O yazsın, ben de okuyayım. Güzel sistem :)

Aslında söyleyebileceğim bir sürü bir sürü bir sürü başka şey var ama susuyorum. Siz iyisi mi, eğer bu tip genç yetişkin türünde fantastik serilerden hoşlanıyorsanız seriye bir şans verin ve gelin o zaman konuşalım üstüne :)
Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, güzel günler :)



ALINTILAR


''Silahlar kırılıp tamir edildikleri zaman, tamir gördükleri yerler daha güçlü olabilir'' dedi Jace. ''Belki kalpler de aynıdır.''


''İnsanları anlamıyor olabilir ama kötülüğü, ihaneti, bencilliği anlıyor ve bu zihni ve kalbi olan herkes için geçerli bir şey.''


''Bana tutun'' dedi Alec. Magnus ona gülümseyince Alec birisi kalbine elma oyacağı tutmuş da ortasını söküp çıkarmaya çalışıyormuş gibi hissetti.
''Her zaman tutunacağım, Alexander'' dedi Magnus. ''Her zaman.''


''Jonathan Shadowhunter bir bölücüydü, birleştirici değil. Ve sonunda kendi kendilerini yok ettiler. Herkes bunu yapar, bilirsiniz. Sonra suç biz iblislerin olur. Ama biz yalnızca kapıyı açmışızdır. Bu kapıdan geçen insanlıktır.''











6 yorum:

  1. İlk alıntı çok iyi! :) Bir seriyi daha bitirmen çok güzel, hayırlı olsun. :) Emeğine sağlık. ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seri bitirmek hem güzel, hem kötü oluyor benim için. Bazen karakterlere veda etmeye hazır olmuyorum :') Ayrıca teşekkür ederiimm ^^

      Sil
  2. İlk beş kitabı bir kaç yıl önce okusam da bu kaldı öylece. :D Bende senin aksine serinin son üçlemesini beğenmedim, yazar gereksiz uzatmış gibi gelmişti ama Cehennem Makineleri ile aradaki bağlantıyı bende seviyorum. :)
    Ben iki seride de en çok Magnus Bane'i seviyorum. :D Onun kitabı çıktı da okuyamadım ya, haberin olsun. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı durumu Vampir Akademisi'nde de yaşamıştım ben. Herkes ilk üç kitabı beğenip diğer kitapları uzun bulurken, ben son üç kitabı daha çok sevmiştim. Sorun bende sanırım :D Magnus Bane benim de en sevdiğim karakter. Bane Günlükleri'ni de merak ediyorum. Magnus baya gizemli biri :)

      Sil
  3. bende bu kitabı bitirreli çok olmadı bakayım kimler kitap hakkında neler yazmış derken İlkaycığımın yazısı ile karşılaştım. Ben pek beğenmedim kitabı sen biraz daha ılımlısın ve sevmişsin ama olsun zıtlıklardan da uyum doğar. ben biraz fazla uzatılmış buldum. özellikle diğer serideki karakterlerin bölümleri filan beni sıkmıştı biraz. kötülüğün gücü iyiliğin gücü çarpışması klişesi de biraz sıktı ve kitabı tahmin edilebilir kıldı. zaten birde jace'in ateşten dolayı olan garip tavırları beni çileden çıkarmıştı. Ben kötülüğün temsilcisi Sebastian (Jonathan mı demeliyim?) karakterini daha çok beğendim özellikle son sayfalarda içim gitti ona. herneyse bayağı spoilerlı konuştum gibime geliyor. alıntıların çok güzel yorumunu da beğendim ellerine sağlık :d

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında gördüğüm yorumlara göre baya kişi uzatılmış bulmuş kitabı. Zaten böyle herkes bir yöne gittiğinde ben hep ters istikamette olurum :D Cehennem Makineleri serisini daha çok seviyorum ben. Özellikle de Jem ilk favori karakterlerimden biri olduğu için biraz özel :)

      Sil