1 Ağustos 2018 Çarşamba

Cloud Atlas (Bulut Atlası) | Film Yorumu


Herkese merhaba :) Bugün benim için tüm zamanların favori filmleri arasına giren bir filmin yorumuyla karşınızdayım. Hayatı ve insanları daha iyi anlatan bir filmi bu zamana kadar izlediğimi sanmıyorum.
Filmimiz baya uzun bir film. Öyle ki neredeyse 3 saat. Ama inanır mısınız, filmi izlerken tek bir an bile sıkılmadım. Gerçi film uzun olduğundan ve arada başka işler yapmam gerektiğinden filmi iki parça halinde izlemek durumunda kaldım. Ama 3 saat boyunca hiç ara vermeden de filmi izlerdim. Hem de hiç ama hiç sıkılmadan.



Filmimiz 1800'lü yıllardan, gelecekte bilinmeyen zamanlara değin uzanıyor. Aslında birbirinden bağımsız olan, farklı zamanlarda yaşamış 6 farklı karakterin yaşamlarına tanık oluyoruz. Ama bütün karakterlerin hikayesi aslında bir bakıma aynı. Tıpkı gerçek hayatta insanların yaşamlarında olduğu gibi. Ama tabi gerek filmdeki insanlar, gerekse gerçek hayatta yaşamlarını sürdüren bizler bunu göremiyor veya iş işten geçtikten çok sonra fark ediyoruz. 
Sömürü, sınıf farkı, güç, tutku, daha fazlası... Hep çok daha fazlası.. Bunları istiyoruz. Yüzyıllar da geçse, bin yıllarda geçse insan doğası asla değişmiyor.

Filmimiz bu fikrin üzerine kurulu temel olarak. Ama bundan çok daha fazlası aslında. Bizler yaptıklarımızla veya yapmadıklarımızla birinin yaşamına ciddi anlamda dokunabiliriz. Gerek şu an yaşadığımız zaman diliminde, gerekse yüz yıllar sonrasında yaşayacak olanlara. Böyle düşünmek bazılarına fantastik geliyor olabilir. Evet, kulağa biraz fantastik geliyor yüz yıllar sonrası. Ama şunu da unutmamak gerek ki, bundan yüz yıllar öncesi de vardı ve belki o zamanlarda da kulağa fantastik gelen bu düşünce, bizim şu an yaşadığımız zaman dilimini meydana getirdi. Yaşadığımız dünyayı o insanlardan miras kalanlar üzerine kurduk ve insanlık devam ettiği müddetçe bu böyle sürüp gidecek.



Gerçi çok uzak zaman dilimlerine gitmeye de gerek yok. Bunu nereden okudum gerçekten bilmiyorum ama çok hoşuma gitmişti. Bir avukat vardı. Adını hatırlamıyorum doğrusu ve bu kendimi suçlu hissettirdi şimdi. Ama biz konuya odaklanmalıyız.
O avukatın bir sözü vardı:

''Ölümün dili olmayabilir ama benim var.''

Harika değil mi? O zamandan beri yeri geldiğinde bu söz hep aklıma gelir. Umarım gelmeye de devam eder. Bence 'bana dokunmayan yılan bin yaşasın' sözünden çok daha güzel.

Bunu niye anlattım, çünkü filmin yorumuna yakışacağını düşündüm. Demem o ki, benim büyük ilgiyle izlediğim ve herkese izlemesini şiddetle önereceğim bir film.
Ayrıca filmin aynı isimli müziğine de bayıldım!



Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler dilerim :)








4 yorum:

  1. Kadro oldukça iyiymiş...
    Konusu da değişik..
    Bir ara bakayım ben bu filme ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hala etkisinde olduğum, hatta bir kez daha açıp izlemek istediğim bir film. Ama dediğim gibi uzun da bir film. Bu yüzden filmden kopanlar olmuş ki bu durumu ben yaşamadım. Karakter ve olay çeşitliliği baya fazlaydı ve bu durum filmin temposunu arttırmıştı. Şimdiden iyi seyirler dilerim :)

      Sil
  2. Çok sevdiğim oyuncular var bu filmde. Mutlaka izleyeceğim. Hatırlattığın için teşekkürler :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de sevdiğim oyuncular ilgimi çekmişti. Olay örgüsünü biraz karışık oluşturmuşlar ama. Sanki 5 olayı iç içe değil de, 5 ayrı filmi izlemiş gibi hissetmiştim ben sonlara doğru. Ama geneline baktığımda benim çok beğendiğim, hatta favori filmlerimden biri haline gelen bir film oldu. Yine de beklentiyi yükseltmek istemem. Keza film hakkında olumsuz yorumlar da mevcut. Umarım en az benim kadar beğenirsiniz, şimdiden keyifli seyirler :)

      Sil