29 Nisan 2018 Pazar

Olduğu Kadar Güzeldik | Kitap Yorumu


Yanılmıyorsam kitabı, kitap fuarına gitmeden 1 gün öncesinde keşfetmiştim. İlk ilgimi çeken kapağı olmuştu. Bana 70'leri anımsatmıştı. 70'ler, 80'ler ve eski zamanların nice onyılları ilgimi çeker. Dolayısıyla o anda kitapla aramda bir bağ oluşmuştu. Ben de kitabı fuardan aldım haliyle. Aslına bakarsanız, bir öykü kitabı olduğunu kitabı okumaya başladıktan sonra fark ettim. Yani kitap hakkında o denli bilgisizdim. Ama öykü kitabı olması benim için daha iyi oldu. Daha doğrusu şu an için iyi bir seçim yapmış oldum öykü kitabı okumakla. Çünkü öykü kitaplarına nerede ara verirseniz verin pek bir şey kaybetmiyorsunuz. Yani verilen ara uzun da olsa kısa da olsa olayları unutmanız pek bir şeyi değiştirmiyor. 

Kitabı çok severek okudum. Zaten dediğim gibi, kapağının da etkisiyle kitabı okumaya bir heves başladım. İçinde 8 hikaye var toplamda. Şimdi burada tek tek hikayeleri özetleyecek değilim tabi. Ama kitaptaki bütün hikayeler hayatın içindendi. Başı sonu olmayan, hikaye bittikten sonra bile sanki karakterlerin hayatı, yaşayacakları devam ediyor gibi hissettiren hikayeler... Hikayelerdeki karakterlerin olduğu gibi yansıtılmasını da sevdim ayrıca.

Bunun yanı sıra yazarın dilini de gerçekten sevdim. Oldukça akıcı olmasının yanı sıra, kesinlikle yavan değildi. Kitapta en sevdiğim hikaye 'Benim Adım Feridun' oldu. Sanırım bunda en etkili olan faktör de, bu hikayenin diğer hikayelere göre daha neşeli olmasıydı. Çünkü diğer hikayelerde değişen oranlarda kasvetli bir hava hakimdi. Belki de yaşananlar ve karakterler hayatın içinden olduğu içindir, bilemiyorum orasını.

Benim için keyifli bir okuma serüveniydi. Öykü okumayı sevenlere kitap önerimdir. Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, musmutlu günler :)



ALINTILAR

''O sene bayram namazına götürmüştü ama beni, kurbanda. 
"Keşke, kızlar da gitseymiş cumaya, " demiştim. "Belki o zaman, bu kadar kötü kokmazdı halılar. "


"Kimseyi istemiyorsun yanında, ama durup durup da yalnızlıktan şikayet edesin geliyor. Bir şeyden şikayet edebilmek için bile insan lazım. Öyle hileli bir şey bu."


"Tıraş olmak ne garip şey, her seferinde altından gençliğin çıkacak gibi kendi yüzünü kazıyorsun, fakat yine, biraz daha yaşlanmış halin kalıyor eline. Aynadan bakıyor sana öyle geçkin, yorgun..."


''Belki de insanlar hakikaten böyle deliriyorlardır. Bir şeyi kafaya takıp onunla zihninin içine küçük bir delik açıyor, sonra kurcalaya kurcalaya o deliği bütün bir aklı yutacak kadar büyütüyordur.''


''Hani,” dedi, “Denizde, suyun üstünde bırakırsın ya kendini. Düz yatmak için değil ama, yüzüstü, kollar bacaklar serbest. Denizanası gibi. Uzaydaymışsın gibi sanki. O hissi çok özlüyorum ben. Kendi ağırlığımdan kurtulma hissini. Denize gidelim.”


''Ömür hiçbir küslüğü sürdürecek kadar uzun sürmüyor, yetişmiyor.''


''Hayat, kendini öyle bir gelip senin karşına koyuyor ki, hayallerini, umutlarını, çocukluğundan, gençliğinden beri kurduklarını yutturuveriyor sana. Sınavlar geliyor, zoraki takılmış kravatlarla, en son akraba düğününde giyilmiş biçimsiz takım elbiselerle iş görüşmeleri geliyor, askerlik geliyor, kredi kartı geliyor, aysonu geliyor, ihtiyarların bir bir ölmesi, gençlerin bir bir ihtiyarlaması geliyor. Durduğu yerde ağırlaşmaya başlıyor hayat. Yapış yapış bir şey gibi. Kanatlarına bulaşıyor, ökseye tutulmuş gibi kalıyor insan. Hani, zaten uçacağından değil de, yine de zoruna gidiyor.''


''... hayat da öyle geçip gitmiyor mu, biz güzel şeyler yapmaya çalışırken, tam da en güzel şeyler oluverecekmiş gibiyken. Öyleyse yaşamak, hayata karşılık hayallerden vazgeçtiğimiz bir kaybetme biçimidir.''








12 yorum:

  1. Öyküleri severim. Bunun da notunu alayım. Teşekkürler tanıtım için:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek :) Umarım beğenirsiniz siz de :)

      Sil
  2. Merak ettiğim bir kitap, bu aralar da en çok öykü okuyorum. Umarım yakın zamanda okurum bu kitabı da. Güzel anlatmışsın, eline sağlık 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene çok sevindim. Öykü okumayı seviyorum ben de. Bu kitabı da severek okudum, umarım sen de beğenirsin :)

      Sil
  3. Beğenmene çok sevindim çünkü ben de sevmiştim :D Sevdiğin kitapların sevilmesi kadar güzel bir şey yok :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle :D Kitabı ben de sevdiğim için senin de beğenmiş olduğunu öğrendiğime sevindim bak şimdi. Ne hoş bir döngü oldu böyle :)

      Sil
  4. Kitapta en çok Benim Adım Feridun öyküsünü beğenmiştim. Sonradan Çağan Irmak filmini çekti ama kafamdaki hali bozulsun istemediğim için izlemeyeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de en çok o öyküyü beğendim. Filmi olduğunu bilmiyordum ama.

      Sil
  5. ne kadar güzel bir ismi var yaaa :) bu yazarı da merak ediyom madem bunu okuyums :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, ismi de kapağı da çok hoş :)

      Sil