22 Nisan 2018 Pazar

23. İzmir Tüyap Kitap Fuarı | Ganimetler #2


Ve bir fuarın daha sonuna geldik. Bir önceki fuar yazımda bu yılın ganimetlerinin ilk kısmını bulabilirsiniz. TIK TIK! 
Yine aynı yazımda, üzerinde tarihlerin yazılı olduğu mavi afişi paylaşmayı tercih etmediğimi söylediğimi unutmadım, hala hatırlıyorum. Ama ilk yazım sonrasında elimde fuara dair naif olan başka bir fotoğraf daha yoktu. Klasik bir fuar fotoğrafıyla idare edeceğiz bu yüzden.



Bunlar da fuara son gidişimde aldıklarım. Aslında fuara gitmemdeki ana sebep test kitabı almayı planlamamdı. Ve tabi bir de kardeşime verdiğim sözü yerine getirme bahanesiyle kitapların arasına bir kez daha karışmak istememdi. 

Mine Söğüt özellikle son dönemde gerek kitapları, gerek aldığı övgülerle karşıma çok sık çıkan bir yazar. Dolayısıyla kitaplarını gerçekten merak ediyorum. Özellikle son dönemde gördüğüm bir yorumda yazar hakkında birisi, yaşayan en başarılı Türk kadın yazar olabileceği nitelendirmesini yapmıştı. Aslında böyle iddialı yorumlar beni okumak istediğim kitaplardan bazen soğutabiliyor ama bu sefer öyle olmadı. Kitaplardan beklentim büyük. Umarım okuyunca bu beklentilerim düşüş yaşamaz. Bakacağız artık :)

Aynı şekilde Alper Canıgüz de övgüyle bahsedilen yazarlardan. Fuara ilk gidişimde Kan ve Gül'ü alsam da hızımı alamayıp bu gidişimde de Oğullar ve Rencide Ruhlar'ı aldım. Zaten bayadır merak ettiğim bir kitaptı. Hatta Kan ve Gül'den daha çok merak ediyorum diyebilirim.

John Berger'ın Görme Biçimleri isimli kitabını da fuara ilk gittiğimde almıştım. Kitaba birazcık göz gezdirdim de. Zaten öyle bir oturuşta okunacak bir kitap da değil Görme Biçimleri. Bu kitapta da John Berger'ın 19 yazısı yer alıyor. Beni kitabı almaya iten kilit nokta da, kitabın tanıtımında yer alan 'bakma ve gördüğü üzerine düşünme tutkusu' ifadesi olmuştu. 

Olduğu Kadar Güzeldik de son dönemde radarıma takılan bir kitaptı. Kitabın kapağından bile samimiyet akıyor. 



Bunlar da kardeşimin aldıkları. Ve tabi ilerleyen süreçte benim de okuyacaklarım. Fuara yalnız gitmektense birileriyle veya birisiyle gitmenin verdiği keyfi, bugün o hissin verdiği keyifle anımsamış oldum. Aslında fuarlarda sahaf kısmı bana çok daha büyülü geliyor. Yani bütün o eski kitaplar, plaklar, dergiler falan. Daha bir sıcak, daha bir samimi gibi. Sahafların bulunduğu kısımda resmen kendimden geçtim. Ama sahaflardaki kitapların fiyatları da çok ucuz sayılmazdı doğrusu. Sahaf kısmında yer alan Pegasus Yayınları'nda yüzde elli indirim vardı. Yayınevinin normal standında aynı indirim geçerli miydi bilmiyorum, ki muhtemelen geçerlidir. Çünkü kitap aynı kitap sonuçta niye geçerli olmasın? Neyse, lafı uzattıkça kendimle çelişiyorum. Zaten orada da kendimle çeliştim. Standa gelmeden iki dakika falan öncesinde kardeşime Pegasus Yayınları'nın pahalılığından dem vurup taşlamanın dibine vuruyorken standa gelince süt dökmüş kedi halinden ciğer görmüş kedi haline doğru hızlı bir dönüşüm yaşadım. Ama ne olursa olsun kitaplar daha ucuz olmalı!

Ayrıca kardeşimin aldığı Hanzade Servi kitapları da imzalı. Sanırım şu anda kardeşimin elindeki yazara ait tüm kitaplar imzalı halde bulunuyor. Artık bu da nasıl bir takıntıysa. Neyse, çok da fazla irdelemiyorum. Çünkü bu güzel bir şey.

İşte fuarı bu şekilde kapatmış olduk. İçlerinden okuduklarınız veya okumak istedikleriniz varsa buyurun yorumlara :)

Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, musmutlu günler :)






8 yorum:

  1. Ben de kitap fuarlarında ciğerci kedisi gibi her gördüğüm standa iç geçirerek bakıyorum.Kitap almakta nereye kadar,sonu yok ki ? Almadan sadece bakacağım diye gidiyor,sonra da bir torba kitapla eve dönüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de aynı durumdayım ama kitap alıyoruz sonuçta :) Ama tabi bir de elimizdeki kitapları eritip de yenilerini eklemeliyiz. Sonra vicdan azabı da hissediyorum. Yorumunuz için teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Olduğu Kadar Güzeldik mi görüyorum? :)) Ben içindeki hikayeleri sevmiştim. Harry Potter'da gözümden kaçmadı tabii ki :D Alper Canıgüz okumayı ben de istiyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu anda Olduğu Kadar Güzeldik'i okuyorum. Yazarın dilini ben de sevdim. Bir ara başka kitaplarını da okumak istiyorum. Harry Potter'ı kardeşim aldı. Baya da fanı oldu hatta, seviniyorum böyle olunca :D

      Sil
  3. Ayyy, ne güzel sahaflar varmış. Bizimkinde yoktu bu sene. Ben de fuar yorumlarımı toparlayıp yazacağım.

    Çok güzel kitaplar almışsın, Mine Söğüt de Berger de sevdiğim yazarlar, Beş Sevim Apartmanı, en sevdiğim kitabı olabilir okuduklarım içinde. Görme Biçimleri çok akıcı bir kitap ben bir gecede bitirdim diye hatırlıyorum, çok etkilemişti beni 😊.

    Alper Canıgüz zaten çok severim 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında Oğullar ve Rencide Ruhlar'ı almak aklımda olsa da hevesimi arttıran bloğunda okuduğum yorumlarındı :) Ben de sevecek gibi hissediyorum bakalım. Hızımı alamayıp John Berger'in bir kitabını daha aldım fuar bitmeden. Gerçi ikisini de okumadım ama onları da sevecek gibi hissediyorum. Yorumun için teşekkür ederim, sevgiler :)

      Sil
  4. Olduğu Kadar Güzeldik sevdiğim nadir öykü kitaplarından. Alper Canıgüz'ün eğlenceli bir dili var. Seveceğini düşünüyorum. mine Söğüt'le henüz tanışmadım ama kitaplarını ben de merak ediyorum. Okuyanı ve seveni çok.

    Hepsini iyi günlerde oku canım :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olduğu Kadar Güzeldik'i ben de severek okudum geçtiğimiz ay. Öykü okumak kimi zaman daha elverişli gelse de pek bana göre değil sanırım ama o güzeldi. Alper Canıgüz ve Mine Söğüt kitaplarını oldukça merak ettiğim yazalar ama okumak yaz dönemine kaldı artık. Bu sıralar okuyamıyorum pek. Çok teşekkürler, sevgiler :)

      Sil