8 Eylül 2017 Cuma

Acımak | Kitap Yorumu


Reşat Nuri Güntekin gerçekten usta bir yazar. Kitabı biraz buruk, biraz şaşkın bir şekilde bitirdim. Çalıkuşu'nu her ne kadar çok severek okusam da, kitaba başlarken hala daha içimde saçma bir ön yargı kırıntısı mevcuttu. Her nedense kitabın beni sıkacağını düşünüyordum ama hiç de öyle olmadı. Daha ilk sayfalarından kitaba bağlandım ve kısa olmasının da etkisiyle kitabı kısa sürede bitirdim.


''Acımak... Ben insan ruhlarındaki derinliğin ancak onunla ölçülebileceğine kaniyim. Evet, dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, insanlığımızın derecesini öğretir...''


Kitap, Maarif Müdürü ve vekilin Zehra isimli bir başöğretmenin okulunu ziyarete gelmesiyle başlıyor. Oldukça becerikli ve işinde başarılı olan Zehra öğretmenin tek kusuruysa acıma duygusundan yoksun olması. Her ne kadar öğrencileriyle bizzat ilgilense de, en küçük bir yanlışlarında bile onları silebilecek ve affetmeyecek birisi Zehra öğretmen. Bir gün Şerif Hayri Bey, Zehra'ya babasının İstanbul'da ölüm döşeğinde olduğunu ve son arzusunun kızını görmek olduğunu söylüyor. Ancak Zehra babasını görmeyi reddediyor. Sonrasında fikrini değiştirip İstanbul'a hasta babasının yanına gidiyor ve babasının ölüm haberini alıyor. Babasının eşyalarının arasında bir günlük buluyor ve babasının yazdığı bu günlüğü okumaya başlıyor. Yıllarca zalim, kötü bir adam olarak bildiği babası hakkında yeni gerçekler öğreniyor bu günlük sayesinde.

Acımak 1928 basımı, kısa bir kitap. Kitabın başlarında Osmanlıca kelimelerin çok olabileceğini düşünmüştüm ancak zamanla kitabın diline alıştım ve okumakta sıkıntı çekmedim. Bunun yanı sıra oldukça sürükleyici bir olay örgüsü vardı kitabın. Zaten 141 sayfa, kısacık bir kitap. 

Okuduğum 3. Reşat Nuri kitabı oldu Acımak. Ama tabi yazarın kitaplarını okumaya devam edeceğim. Bu gidişle Reşat Nuri favori yazarlarımdan biri haline gelecek gibi görünüyor. Hatta sanırım o statüye geldi bile benim için. Kendi edebiyatımızdan bir şeyler okumak da farklı hissettiriyor insana. Kitap okumayı yemek yemeye benzetirsek, ara sıra Türk edebiyatından okumak da üstüne tatlı yemeye benziyor. Böyle kitap bitince tadı damağında kalıyor insanın.

Evet garip benzetmelerimi de yazdığıma göre şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, musmutlu günler :)



ALINTILAR


''Benim için sevmek bir başka insanın vücudundan, ruhundan bir parça hükmüne girmek, onunla beraber gülüp ağlamak, ıstıraplarını paylaşmak demekti.''


''İnsanlar için şöyle böyle deriz ama aralarında iyiler de var... Fakat yazık ki onlar bu dünyada bir türlü bahtiyar olmanın yolunu bulamıyorlar. Ya bir çakır pençe arkadaşa düşüyorlar. Ya akraba, ahbap şerrine uğruyorlar.''


''Hayat böyleydi. İnsanlar ayrı ayrı yollara dağılırlardı... Bu bir talih ,tesadüf meselesiydi. Niçinini, nasılını sormak beyhudeydi.''


''Ben saadeti ikiye ayırırım. Başkalarından alınan saadet, başkalarına verilen saadet. Benim için hakiki saadet başkalarına verilen saadettir.''


"Maddi sükutların manevi sükutlardan bir farkı var. Mesela bir uçuruma düşen bir insan paramparça olup ölüyor. Fakat manen düşen insanın bazen yalnız bir tarafı zedeleniyor, öte tarafları tamamiyle salim kalabiliyor."


"Evet, dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse, başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, insanlığımızın derecesini öğretir..."








6 yorum:

  1. Kitabı beğenmene sevindim. Başka bir yorumda da dediğim gibi benim yazardan en sevdiğim kitaplardan biridir. Yıllar önce okumuştum ama bir kez daha okumak isterim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ön yargılara dair de güzel mesajlar çıkarılabilecek bir kitap. Başlarda ben de Zehra gibi düşünüyordum babası hakkında ama yazar beni ters köşe etti desem yeridir. Belki ileride ben de tekrardan okurum :)

      Sil
  2. Benzetmene bayıldım. ^_^ Senin deyiminle Reşat Nuri Güntekin'in yapmış olduğu tatlıyı beğenmene sevindim. ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım tatlı benzetmesi baya yerinde oldu :)

      Sil
  3. Benzetmen güzel de ah o tatlıdan bende yesem keşke. :D Reşat Nuri okumayı çok istesem de bir türlü fırsat olmadı, içim buruk. :) Bende en kısa zamanda bu tatlıdan yerim umarım. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım :) Zaten bir kere okuyup beğenirsen ardı gelir diye düşünüyorum :)

      Sil