10 Temmuz 2017 Pazartesi

Kütüphane Güncesi #1


Herkese merhaba. :) Bu aralar kafam gerçekten çok dolu. Bir yandan sınav stresi (şimdiden olması normal mi ki - yoksa geç bile mi kaldım) diğer yandan hedefsizlik (oysa ben hedef belirlediğimi düşünmüştüm) bir diğer yandan da benim kendi bünyemde barınan lüzumsuz dengesizlikler derken psikolojim baya bir bozuldu. Dershanem de Ağustos ayında başlıyor bakalım. Hal böyle olunca ben de çalışma konusunda tempoyu az biraz arttırdım. Çünkü sanki herkes çalışıyor da bir ben gerideyim gibi başka garip bir his daha var içimde. Belki de doğru bir histir bilemeyeceğim ama ben de durumlar böyle. Hala yazıyı okumaya devam ediyorsanız merak etmeyin hayıflanmalarım bitti. Şimdi asıl konumuza gelebiliriz.



Aslında kitap alışverişi yapmayı istiyordum. Belki yeni kitaplar moralimi düzeltir diye. Ama bunun yerine kütüphaneye gitmeyi tercih ettim. Aslında böylesi daha da iyi oldu. İzmir Konak'taki Atatürk İl Halk Kütüphanesi'ne gittim. Zaten İzmir'de yaşayan büyük bir çoğunluk da haberdardır oradan. Kütüphaneye önceden çok sık giderdim ama sonraları nedensizce aram açıldı bu güzel mekanla. Nedenini inanın bilmiyorum. Uzun aralıklarla gittiğimden de olacak her gidişimde kütüphaneyi biraz daha değişmiş buluyorum. Bu sefer kitapları üst katta büyük bir salona dizmişler. Önceden tam bir kütüphane havasını alamıyordum oradan. Bu sefer kitaplıkları da labirent gibi dizdiklerinden ambiyans baya değişmiş. Ambiyansın da etkisiyle olacak kendimi kaybettim orada. Zaman nasıl geçti onu bile anlamadım. Bir de oldukça fazla kitap alternatifi vardı bu sefer. Sanırım artık bir süre kitap ihtiyacımı kütüphanelerden karşılayacağım.



Dediğim gibi kütüphanede zamanın nasıl geçtiğini anlamayıp rafların arasında öylece gezindiğimden anca çıkarken elime gelen kitapları alıp çıkabildim. Ama üçü de merak ettiğim kitaplardan. İçlerinde okuduklarınız varsa buyurun yorumlara efendim :)

Dönüşte başka bir yere daha uğradım ama bu sefer gittiğim yeri tam bilmediğimden (ve tabii dalgınlığımdan) yanlış sokağa sapıp yanlış caddede gelmeyecek bir otobüsü bir süre bekledim. Allah'tan birine otobüsün geçip geçmediğini sordum da sonradan çok yanlış beklediğimi anladım. Meğersem bineceğim otobüs bir alt caddeden geçiyormuş. Ve koca bir utanç anı! -,-

İyi - kötü, yorgun ve bunalmış bir vaziyette bugünü de atlattık şükür. Büyük ihtimalle bu akşam kitaplarımda avuntu arayacağım. Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler geçirmek dileğiyle :)




14 yorum:

  1. Kütüphaneleri seviyorum ben. Kitapların arasında bir yolculuğa çıkıyorum. Sonra da ayrılmak zor oluyor.Otobüsü yanlış yerde beklemen kötü olmuş ama neyseki eve varabilmişsin. Bol okumalı zamanlar diliyorum.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kütüphaneleri ben de çok seviyorum. Belki artık klişeleşmiş bir kalıp gibi olacak ama gerçekten farklı bir dünyaya giriş gibi oraya gitmek :) Ayrıca çok teşekkürler ^^

      Sil
  2. Kütüphaneler olmazsa olmazlardan ya. Kitap alırken genelde seveceğimi düşündüğüm kitapları alıyorum ama kütüphanedeyken sadece arka kapak yazısına göre ya da kapağına göre bile kitap aldığım oluyor. Kütüphaneler yeni şeyler keşfetme adına oldukça yararlılar :))

    Murakami hakkında ne düşüneceğini merak ediyorum. Bitirince yorumunu okumak isterim :))

    Keyifli okumalar o halde sana İlkay :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de aynı durumdayım. İlgimi çekiyorsa hemen alıyorum kitabı. Murakami'nin üslubunu da sevdim. Bazıları çok soğuk, donuk bir üslubu olduğunu söylemiş. Zaten kitapları da Japonca'dan çevriliyor yanılmıyorsam yani anlam farklılıklarının normal olduğunu düşünüyorum. Sınırın Güneyinde Güneşin Batısı'yla başladım onu okumaya. Aslında normalde gram sevmeyeceğim bir ana karaktere sahip kitap ama her ne hikmetse bu sefer karakterden ziyade genel olarak kitabı sevdim. Az kaldı bitmesine, umarım fikrimi değiştirecek denli büyük bir olay olmaz son kısımlarda da. Yalnız ne yazmışım ya, teşekkür ederiimm :)

      Sil
  3. Herkes çalışıyormuş da bir ben çalışmıyormuşum hissi bende de arada oluyor ve gerçekten berbat bir duygu. Böyle zamanlarda tek rakibinin kendin olduğunu ve sadece buna odaklanman gerektiğini kendine hatırlatmanı tavsiye ederim, ben öyle yapıyorum ve işe yaradığı oluyor :) Sınav stresi yapıp da moralini bozma lütfen :) Motiveni hep yüksek tutmaya bak, böylece bu notlarına da yansıyacaktır inşallah :) Öyleyse... Bol kütüphaneli günler! ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında düşünce anlamında oldukça mantıklıyım ama düşüncelerimi uygulamaya sokamıyorum. Tek rakibimin kendim olduğunu, sadece kendimi geçmem gerektiğini, böylece zaten olduğumdan daha iyi olabileceğimi biliyorum ama bir de işin 'ama' boyutu var. Zaten her konuda hep böyle evhamlı bir tip olmuşumdur. Hadi hayırlısı :D Ama güzel yorumun için çok teşekkür ederim. Bol kitaplı, musmutlu günler dilerim ben de :))

      Sil
  4. Kütüphanede ne güzel kitaplar bulmuşsun öyle :). Ben de hep gideceğim deyip bir türlü gidemedim kütüphaneye, ama kütüphane yazılarını okumayı da çok seviyorum. Keyifle oku :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kütüphaneyi baya yenilemişler. Sanırım bu aralar oraya sık sık uğrayacağım :)

      Sil
  5. O kütüphaneye ilk gittiğimde saçma bir şekilde görevli olmadığını söyleyip beni üye yapmamışlardı. Ben de bir daha gitmedim, çok uzak :D Ama Murakami bile varmış, şimdi acayip özendim. Belki bir daha denerim ama yine elim boş döneceğim diye çok korkuyorum :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kötü ve saçma bir durum olmuş ama olsun :) Bundan birkaç yıl öncesinde kütüphane gerçekten düzensizdi ama bu gidişimde düzenlenmesinin yanında kitap arşivinin de arttığını gördüm. Murakami'nin ünlü olan tüm kitapları hemen hemen vardı ama kalın diye almadım. Uzaksa üşenmeni çok iyi anlıyorum :D Ama zaman bulduğunda gitmeni tavsiye ederim ^^

      Sil
  6. Mrs. Dalloway ve Silahlara Veda bende de var ama daha okumadım. Silahlara Veda'yı Yaz Okuma Şenliği listeme ekledim. Yakın zamanda okumayı planlıyorum. Yazarın Yaşlı Adam ve Deniz kitabı mükemmeldi. O kadar güzel olsa yeter.

    Kütüphaneye gitmekle çok iyi yapmışsın. Okumak istediğini her kitabı satın almaktansa bazılarını ödünç almak iyidir. Bunu kendime de söylüyorum. Daha sık kütüphaneye gitmek dileğiyle :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Açıkçası Mrs. Dalloway beni kendine pek çekemedi. Kitaba bu sabah birazcık başlasam da devam etmek istemedim bir türlü. Silahlara Veda güzel ilerliyor ama :) Bazen aldığıma pişman olduğum kitaplar da olabiliyor malesef ki. Hem öğrenci harçlığı malum :) Dolayısıyla kütüphaneler kurtarıcım. Niye araya mesafe koymuşum bilmiyorum ^^

      Sil
  7. Kütüphanede dolaşmayı ben de seviyorum ama uzun süredir yapmıyorum bunu, hatta üniversite kütüphanesine bile gitmiyorum :D Evde çalışmak tercihim :D Murakami'nin yorumunu okudum, diğerlerini bekliyorum :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kütüphaneye bir sonraki gidişimde muhtemelen okuyacağım ikinci Murakami kitabını almış olacağım, tabi bulabilirsem :D

      Sil