4 Temmuz 2017 Salı

Japon Animasyon Filmleri | Ne İzledim?


Herkese merhaba :) Bu aralar fena halde Japon animasyon filmlerine takmış durumdayım. Animasyon izlemeyi seviyorum ama bu zamana kadar Japonya yapımı animasyon filmlerini pek fazla izlememiştim. Ama izledikten sonra fark ettim ki, birazdan bahsedeceğim 4 film izlediğim en iyi animasyonlar içine rahatlıkla girdi. Hepsi de aynı yönetmenin elinden çıkma: Hayao Miyazaki. Onun yaptığı diğer animasyonları da izlemek istiyorum açıkçası.



Her şey, bir şeyler izlemek istemem ve şans eseri Komşum Totoro'ya denk gelmemle başladı. Aslında filmi izlemeye başlamam da biraz komik oldu. Daha önceden Japon yapımı animasyonları pek izlemediğimden çok fazla bir beklentim yoktu açıkçası. Sadece bir şeyler izlemek istiyordum. Girdiğim sitede de filmi iki parça halinde yayınlamışlar ama part 2 kısmı görünürlerde yazmıyordu. İlk parça da 43 dakika falandı yanılmıyorsam. 'Kısaymış izleyeyim bari' diyerek filmi izlemeye başladım. Sonra ben daha ne olduğunu anlamadan ikinci 40 dakikayı da izleyip bitirmişim. Ama bütün bunları film bitince fark ettim. Zaman kavramımı ne kadar şaşırdıysam demek ki :D

Neyse geçelim filmimize. Annelerinin hastaneye yatması üzerine ona yakın olmak isteyen iki küçük kız ve babaları ormanda yeni bir eve yerleşiyorlar. İki kız kardeş burada orman ruhlarıyla  tanışıyorlar. Kardeşlik, dostluk, belki de biraz büyü.. Hepsi filmin içinde vardı. Filmi çok severek izledim.



Bu filmi küçükken de izlemiştim sanırım. Çünkü bazı sahneler aşırı tanıdık geldi. Her ne kadar Komşum Totoro'yu sevsem de sanırım Küçük Cadı Kiki'yi ondan biraz daha çok sevdim.
13 yaşına basan Kiki, cadılık geleneğince evden ayrılmak zorunda. Kendi ayakları üzerinde durabilmek ve cadılık eğitimini tamamlamak için. Kiki'nin evinden ve ailesinden ayrılıp kendi yolunu çizmesini ve bu süreçte başından geçenleri konu alıyor film. Çok güzel bir büyüme hikayesiydi. 



Sanırım içlerinde en aksiyonlusu Ruhların Kaçışı'ydı. Yeni bir şehre taşınan Chihiro ve ailesi evlerine giden yolda sapağı kaçırınca kendilerini terk edilmiş bir şenlik alanında buluyorlar. Oradaki yiyecekleri yiyen Chihiro'nun anne ve babası domuza dönüşüyorlar. Onlara yardım etmek isteyen Chihiro da hayaletlerle dolu bir otelde kapana kısılıyor. Ona yardım edecek kişiyse gizemli Haku.
Film gerçekten güzeldi. Olayların akışı ve çizimler de bir hayli yaratıcıydı.



Ve geldik bahsedeceğim son filme. Bahsettiğim tüm filmleri çok sevdim ancak sanırım Yürüyen Şato hepsinden bir adım daha önde olmayı başardı. Totoro şirin bir filmdi, Küçük Cadı Kiki biraz duygusal, Ruhların Kaçışı da bir hayli maceralıydı. Ama Yürüyen Şato bunların hepsiydi. 
Şapka dükkanı işleten Sophie, bir cadı tarafından lanetlenir. Genç kız lanet sonucu yaşlı bir kadına dönüşür. Bunun üzerine Sophie evi terk eder ve bir zamanlar karşılaştığı Howl isimli genç büyücünün şatosuna rastgelir. Bu şato da genç büyücü gibi gizemli ve farklıdır. Şato yürüyordur. Ve Sophie'nin tek umudu bu şatodadır.
Dediğim gibi filmi çok beğenerek izledim. Aslında bahsettiğim tüm filmleri severek ve beğenerek izledim. Animasyon filmleri izlemeyi seviyorsanız kaçırmayın derim :)

Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler. :)



4 yorum:

  1. İzlenen her filmde çıta iyice yükselmiş. Umarım sonrakileri de seversin ☺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Planlı olmasa da biraz öyle oldu. İyi de denk geldi aslında. Umarım hep bu ayarda güzel animasyonlarla karşılaşırım ^^

      Sil
  2. Ben geçen sene Miyazaki filmleri izlemeye başladım. birini izleyince devamı geliyor zaten. Bu dört filmi de izledim ve benim favorim de Yürüyen Şato. Başroller, aralarındaki ilişki ve filmin gidişatı çok hoşuma gitmişti. Yönetmenin başka güzel filmleri de var. Onları da izleyebilirsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vakit bulur bulmaz kesinlikle izleyeceğim. İzlediğim en güzel animasyonlardandı Yürüyen Şato :)

      Sil