3 Temmuz 2017 Pazartesi

Charles Dickens | Yazarlar #12


Herkese merhaba :) Sanırım uzun süredir Yazarlar başlığı altında bir şeyler yazmıyordum. Kitaplığımda her ne kadar okumayı ertelesem de okunmak için bekleyen Dickens kitaplarım da olunca belki beklediğim hevesi yakalarım diye yazar hakkında bir yazı yazmaya karar verdim. Aslında yazarın üslubunu İki Şehrin Hikayesi'nde sevmiştim de.



1812’de İngiltere’nin Landport limanında doğan yazar, 10 yaşından itibaren hayatını kazanmaya başlamış ve babasının borçlarından hapse atılması üzerine bir kundura boyası imalathanesine girmiştir. Yoksul geçen çocukluğu eserlerindeki karakterlere de yansımıştır zaten. Henüz daha okumasam da Büyük Umutlar, Tom Sawyer gibi eserlerinde anılarının izlerinin olduğunu düşünüyorum.

Dickens düzgün bir eğitim almamış olsa da çektiği sıkıntılar ona başarı merdivenlerinin önünü açmıştır. Charles Dickens kariyeri boyunca 20 yıllık bir süre içerisinde haftalık olarak çıkan bir gazeteyi yönetmiş, 15 roman, 5 uzun öykü, yüzlerce kısa öykü ve kurgu dışı makale yayınlayıp durmadan çalışmıştır. Bunların yanında çocuk hakları ve diğer toplumsal konularda yenilikler için mücadele vermiştir.



Charles Dickens 1836'da yayınlanan The Pickwick Papers romanı ile şöhrete kavuşmuştur. 1840 yılında Amerika’ya gitmiş ve burada büyük bir coşkuyla karşılanmasına karşın, yazmış olduğu ”Genel Okur İçin Amerika Notları” adlı eseri yüzünden tepkiler almıştır. Daha sonra bol bol seyahat etme olanağı bulmuştur. 1858 yılında karısından ayrılıp seyahatlerine devam etmiştir.  Kendisini çok yorgun hissettiği için, Gadshill’deki evine çekilmiş ve şöhretinin zirvesindeyken 1870 yılında ölmüştür.

Charles Dickens kendi çağının en önemli edebiyatçılardan biri olarak görülmüştür. Leo Tolstoy'tan G. K. Chesterton ve George Orwell'a kadar pek çok yazar tarafından övülmüştür. Fakat Oscar Wilde, Henry James ve Virginia Woolf ise psikolojik derinlik eksikliği, gevşek yazım tarzı, duygusal mizacından şikayet etmişlerdir.



Dickens’in evinde çok sevdiği kitaplarının (kitap raflarını kapı yerine kullanıyordu)  ardına gizlenmiş gizli bir çalışma odası varmış. Bu bilgiden sonra sanırım yazarı daha çok sevmeye başladım :)



Charles Dickens’in  “Grip” adında evcil bir kuzgunu varmış ve çok sevdiği kuzgunu 1841 yılında öldüğünde onun içini doldurmuş. Bu kuzgun şu an hala Philadelphia’da sergilenmekte.



Edebiyattaki bütün bu başarısının yanında, oldukça da ilginç bir karakter ve alışkanlıklara sahipmiş Dickens.  Mesela yaratıcılığını köreltmemek için daima yüzü kuzeye dönük olarak uyurmuş. Uyuyamama problemine sahip olan yazar yatmadan evvel yanında mutlaka pusula bulundurur ve kuzeye doğru yatarmış. Böylece hem uykusunun hem de ilhamının geleceğine inanırmış.
Ayrıca sihirbazlık yapmayı da severmiş Dickens. 


ESERLERİ

Bay Pikvik'in Maceraları (1837)
Oliver Twist (1839)
Nicholas Nickelby (1839)
Antikacı Dükkanı (1841)
Bir Noel Şarkısı (1843)
Martin Chuzzlewit (1844)
David Copperfield (1850)
Kasvetli Ev (1853)
Zor Yıllar (1854)
İki Şehrin Hikayesi (1859)
Büyük Umutlar (1861)
Müşterek Dostumuz (1865)


Oldukça renkli bir kişiliğe sahip olan başarılı yazarın kitaplarını okumak da bize düşüyor öyleyse. Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, güzel günler. :)



KAYNAKÇA





6 yorum:

  1. Kapılı kitaplığa ba yıl dım çok yaratıcı :D Benim de sevdiğim bir yazar kendisi :)) Bu arada seni mimledim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim hayalim, kendimi oraya kilitlemek istiyorum :D Aaa, hemeenn bakıyorum :)

      Sil
  2. Çok önemli, çok ünlü kitaplar yazmış ama bugüne kadar yollarımız bir türlü kesişmedi. Okunacak o kadar kitap var ki klasikleri bile daha bitiremedim. Bu yıl içinde Dickens okuma hedefi koyuyorum kendime :-) Aklıma getirdiğin için teşekkürler :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyük Umutlar ve Tom Sawyer var benim elimde de. Bakalım ne zaman okuyacağım. Ayrıca ne demek, rica ederim :)

      Sil
  3. İki Şehrin Hikayesi benim baş saheser olarakgördüğüm bir kitap. Okumayan arkadaşlarıma rahatlıkla doğumgünü hediyesi olarak alabilirim :) Diğer kitaplarını da okumak lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de beğenerek okumuştum. Giriş cümlesi (paragrafı) bile kitabı okumak için yeterli :)

      Sil