4 Mayıs 2017 Perşembe

Tuhaf Aydınlanma Anları


Bu zamana kadar şunu öğrendim ki, kendi kendini motive edebilmek gerçekten çok önemli. Hatta öyle ki, bazen bu durum hayatımızdaki önemli dönüm noktaları için kilit görevi görüyor. En önemlisi de odaklanmak. Tam şu ana, yaşadığımız zaman dilimine. Tabii bir de kendini tanımak, yapabileceklerinin sınırlarını bilmek ve denemek, denemek, denemek. 

Sık yaptığım bir hatadır geçmişe odaklanıp yaşadığım anı kaçırmak. Sonrasında da kaybettiğim şimdiyi düşünürüm. Yazarken bile komik geldi bu durum. Çünkü komik. Komik, saçma ve geleceği sekteye uğratan bir durum. Geçmişte yaptığımız veya yapmadığımız davranışlar için hayıflanmak, dövünüp durmak, zaman ve moral kaybından başka hiçbir şey katmıyor bize. Çünkü elimizde bir zaman makinesi olmadığına göre zamanı geri alamayız. O halde hayıflanacak olayların sayısını arttırmamak adına kendimize gelmeliyiz belki de. Çünkü zaman, yaşadığımız her an, çok kıymetli. Ama ne yazık ki yitip gidince bu değer anlaşılıyor çoğu şeyde olduğu gibi.

Önümde gireceğim sınav için aylar var. Ama şimdiden kaygı dalgaları sardı etrafımı. Çünkü o 'aylar' su gibi akıp gidecek ve o beklenen an gelecek. Ama bahsedeceğim şey bu da değil. Birkaç tane çalışma hesabı takip ediyorum. Belki bana da gereken azmi verirler diye. Sınav mevzuları açılmışken ne yapmak istediğimi düşündüm ben de. Geleceğe dair ne istediğimi. 

Küçüklüğümden beri ne olacağımı değil, ne olmayacağımı biliyordum hep. Mesela asla doktor olamazdım ben. Veya sağlık alanındaki herhangi bir mesleği yapamazdım. Bütün o doktorluk gereklerini içimin almamasının yanında, (muhtemelen hastadan önce beni tedavi etmeleri gerekirdi) hastaneleri sevmiyorum ben. Hasta olduğumda dahi hastaneye gitmekten çekinirim. Bir şey olduğundan da değil, sadece içimi karartır hastaneler. Daha bir hasta olurum sanki. O yüzden de çok zorunda kalmadan gitmem hastanelere. Sonra mühendislik var bir de. Veya mimarlık. (Dış mimarlık bahsettiğim.) Çünkü sayılarla uğraşmak da tercih ettiğim şeyler arasında yok. 
Laf döndü dolaştı. Ama sonunda ne istediğime karar verdim gibi. Tabii zaman ne gösterir, fikirlerim değişir mi bilinmez. Ama en azından bir hedefim var artık. İnsanın bir hedefinin olması da çok önemliymiş, bunu öğrendim ayrıca. Çünkü hedefim olmadan çalışmak da gelmiyordu içimden. Ama aklımdaki meslek de bende saklı kalsın şimdilik. Ama şunu söyleyebilirim ki, prestij veya başka insanların ne düşündüğü veya düşüneceğinden ziyade kendi düşüncelerimi ve beğenilerimi baz aldım bütün bu aşamada. 

Gözlemlediğim kadarıyla pek çok insan, başkalarının düşüncelerine göre hareket ediyor. Bu konuda veya başka konularda. Bu durum da bana saçma gelmiştir. Ama az kalsın ben de bu yanılgıya düşüyordum. Alan seçimi yaparken bas bas bağıran kendi iç sesimden ziyade başka insanların düşüncelerine değer verdiğim için şu an hiç istemediğim bir bölümü okuyor olacaktım belki de. Ama neyse ki, o tuhaf zamanlarda gelen aydınlanma anlarından birini yaşayıp sayısaldan TM bölümüne geçiş yapmıştım.

Bu yazıyı neden yazdım inanın onu da bilmiyorum. Sonuna kadar okudunuz mu onu hiç bilmiyorum ama sadece yazmak istedim. Çünkü yazınca düşüncelerim daha da netleşiyor. 
Konu çok dağılsa da, son olarak şunu da söylemeliyim. İnsanın kendine güvenmesi de çok önemli. Çünkü kendi sesimizi ancak bu şekilde bulabiliriz. Ama ne yazık ki günümüzde kendine güven kibirle karıştırılıyor. Bahsettiğim şey kendimize odaklanmak, başkalarının yaptıklarına değil.
Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler. :)




8 yorum:

  1. Valla ben sonuna kadar okudum 😊😁 dilerim her şey güzel gönlünce olur zaman yerinde duramayan kalabalık bir insan topluluğu gibi 😊 yazmak her zaman iyi geliyor insana yazmaya devam 😊😁sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten de öyle. Teşekkür ederim ayrıca :)

      Sil
  2. Sonuna kadar okudum.:)İnsanın kendini tanıyıp neyi yapıp neyi yapamayacağını bilmesi,nelerden mutlu olduğunun farkında olması atacağı adımların neticesinde daha az pişmanlık yaşatacaktır.Umarım mutlu olacağın,huzur bulacağın,en önemlisi de kendin olacağın kararlarla yoluna devam edersin:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En azından keşkelere yer kalmıyor o zaman. Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  3. Ben bu gel gitleri, kararsızlığı, bir açıdan hedefsizliği hala yaşıyorum ki sınavı da atlattım :D Neyse... Geçen dönem bir hocamızda bize aynısını söylemişti "ne yapmak istediğimi bilmiyordum ama istemediğim şeyleri biliyordum". Kendisi istemeyerek hukuk okumuş, şu an benim bölümümde ders veriyor ve mutlu :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de kesin konuşamam haliyle, ki oldukça kararsız bir insanımdır. Zaman ne gösterir bilemem ama belli hedeflere yoğunlaşmanın daha yararlı olacağını düşünüyorum. Laf aramızda anca öyle çalışma hevesini kendimde buluyorum ^^ Zaten sonradan okuyunca fark ettim, bölük pörçük bir yazı olmuş. Daldan dala atlamışım resmen yazıyı yazarken. Yorumun için teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Bu şekilde yazman hislerinin anlatımı daha ne olsun bence hep yaz... Bırak duyguları aksın yazıya

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu şekilde anlam kazanıyor düşüncelerim. Bilmiyorum, yazmak iyi hissettiriyor bir şekilde. Ayrıca bu güzel yorum için çok teşekkürler :)

      Sil