30 Nisan 2017 Pazar

İyilik ve Kötülük Okulu | Kitap Yorumu


Herkese merhaba. :) İyilik ve Kötülük Okulu'nu okumayı, kitap ilk çıktığı andan itibaren istiyordum. Ancak kitabı bir türlü alamamıştım. Sonra da baskısı tükenmişti zaten. Geçtiğimiz kitap fuarında şans eseri standta bulunan tek basımını aldık. Aslında kitabı kardeşim aldı ama her zaman olduğu gibi yine kitabı ondan önce ben okudum. Ve çok sevdim. 
Her ne kadar baskısı kitabı, çocuk kitabı olarak gösterse de ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Zaten 510 sayfalık kalın bir kitap. Sadece Doğan Egmont'un diğer kitaplarında da olduğu gibi sayfaları kalitesiz. Sayfalar o kadar ince ki, bir sayfa çevirdiğinizi zannederken arada 2-3 sayfa birden çevriliyor. 


''Kötü karakterleri her zaman kahramanlardan daha heyecan verici bulmuştu. Onların hırsları olurdu, tutkuları. Masallar onların sayesinde var oluyordu. Kötüler ölümden korkmazdı. Hayır, ölüm onları bir zırh gibi sarardı! Okulun mezarlıktan farksız kokusunu içine çekerken, Agatha kanının kaynadığını hissetti. Tüm Kötüler gibi ölüm onu da korkutmuyordu. Ona kendini canlı hissettiriyordu.''


Masal tadında bir kitaptı. Zaten kitabımızın içeriği de masallarla ilgili. 200 yıldır her 4 yılda bir periyodik olarak 2 çocuk kaçırılan bir köy var. Bu köyde yaşayanlar her 4 yılda bir çocuklarını korumak için önlem alıyorlar. Peki, bu çocukları kaçıran kim?
Okul müdürü diyorlar ona. Çünkü bu iki çocuktan birini iyilik okuluna, diğeriniyse kötülük okuluna yerleştiriyor onları kaçıranlar. Bu okul, çocukları masallara hazırlıyor. Evet, bildiğimiz masallara. Pamuk Prenses, Sindirella, Kırmızı Başlıklı Kız ve daha niceleri.



Ana karakterlerimizse; her zaman prenses olmayı düşlemiş, iyilik okuluna seçileceğinden neredeyse emin, güzeller güzeli Sophie ve Sophie'nin onunla olan arkadaşlığına anlam veremedikleri, huysuz, çirkin Agatha. Köylüler Agatha'nın kötülük okuluna seçileceğine eminler. Çünkü o çok 'çirkin.' İyiler her zaman 'güzeldir' sonuçta değil mi?
Tabi ki değil. İşte bu kitapta asıl iyiliğin sadece içimizde olduğunu, dış görünüşün sadece bir kabuktan ibaret olduğunu bariz bir şekilde görüyoruz. Ayrıca her insan öyle ya da böyle güzeldir. Çirkin insan yoktur, güzel olduğunun farkında olmayan ve mutsuzluğuyla negatif enerji yayan insan vardır. Bence bu kitabı mutlaka okuyun. Hem eğlenceli, hem de bazı konularda farkındalık oluşturabilecek bir kitap. O yüzden yaşı küçük olan okurlara da bilhassa öneririm. Çünkü içinde ders çıkarılabilecek güzel erdemler var kitabın.
Ayrıca oldukça sürükleyici ve akıcı bir kitap. Karakterlerini de her şeye rağmen genel olarak sevdim. Ancak tabiki de favorim Agatha. Hatta Agatha'da bir parça kendimi buldum da diyebilirim. 

Yeri geldiğinde bolca güldüğüm, yeri geldiğinde soluksuz okuduğum, güzel bir kitaptı. Tabiki de öneririm.
Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, güzel günler. :)








4 yorum:

  1. Çirkin insan,bence de yoktur.Sadece güzelliğini fark edemeyen vardır...

    YanıtlaSil
  2. Konusu çok güzelmiş gerçekten de :D Okusam severim diye düşünüyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konusunu çok sevdim ben. Bunun yanında olaylar da oldukça sürükleyici ilerliyor. Kitabı okumak film izlemek gibiydi benim için :)

      Sil