17 Nisan 2017 Pazartesi

Göremediğimiz Tüm Işıklar | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Kitabı geçtiğimiz Tüyap Kitap Fuarı'ndan almıştım. Şu işe bakın ki bir sonraki fuara kadar okumamışım, aradan 1 yıl geçtikten sonra sonunda kitabı okuyabildim.
Aslında kitabı almadan önce de oldukça fazla merak ediyordum ancak belki de kitabın kalınlığından dolayı okumayı ertelemişimdir bunca zaman, bilemiyorum. 
Bu aralar 2. Dünya Savaşı'nı konu alan filmlere acayip ilgili durumdaydım zaten. Bunun üstüne Göremediğimiz Tüm Işıklar da kitaplığımı düzenlerken gözüme çarpınca kitabı okumaya başladım.


''Gözlerinizi açın, diye bitirdi adam, ve sonsuza kadar kapanmadan önce onlarla ne kadar çok şey görebilirseniz görün.''


Başta da belirttiğim gibi olaylar 2. Dünya Savaşı döneminde başlıyor. İki ana karakterimiz var. Biri, bir müzede kilit ustası olan babasıyla beraber Paris'te yaşayan, gözleri 6 yaşında kör olmuş, tatlı mı tatlı, zeki mi zeki Marie-Laure.
Diğeriyse, Almanya'da bir maden kasabasında kız kardeşiyle birlikte bir yetimhanede büyüyen ve saçları ışık kadar beyaz olan Werner.
Bu ikilinin yollarını kaderleri kesişttiriyor aslında. Werner bir madende çalışıyor. Omuzlarında yaşının kaldırabileceğinden daha fazla yük var. Bir gün eski bir radyo bulup onu çalışır hale getiriyor ve eletronik eşyalar konusundaki bu yeteneğini fark eden subaylar onu, Werner'in sonradan katil ordusu yetiştirdiklerini öğreneceği özel bir askeri okula kaydediyorlar. Werner bu okulda büyüyor, olgunlaşıyor, hayatın acı yönlerini görüyor ve sonunda da Marie - Laure ile yolları kesişiyor. 


''Körlük neydi? Bir duvarın olması gereken yerde, insanın parmaklarının hiçbir şey bulamaması veya hiçbir şeyin olmaması gereken yerde, bir masanın bacağının kaval kemiğini oyması... Sokaklarda arabaların homurdanması, yaprakların gökyüzünde fısıldaşması, kanının kulaklarının içinde hışırdayarak dolaşması...''


Kitabın yorumlarını okuduğumda fark ettim ki; bir kesim kitabı çok severken, diğer bir kesim sıkıcı bulmuş. Bense sanırım bir ilke imza atarak ortalarda kaldım bu konuda. Kitabın ilk yarısını büyük bir hevesle okudum. Çünkü iki ana karakterin karşılaşmasını gerçekten merak ediyordum. Ama şuna hazırlıklı olun, kitabın yarısından fazlasında bu ikili birbirinden haberdar bile değil. 

Ayrıca tarihi kitaplardan hoşlanmıyorsanız da bu kitaptan uzak durun. Zira kitap oldukça fazla tarih ve genel kültür bilgisi içeriyor. Yazarı bu konuda tebrik etmek lazım. Zaten kitabı yazması da 10 yıl gibi bir süreyi kapsamış, bunu da sonradan öğrendim.

Bütün olaylar en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş, bütün olaylar ilmek ilmek örülmüş adeta. Bu durum da zaman zaman kitaptan kopmama neden oldu benim. Yani bütün bu ayrıntı.
 Ama bir yandan da güzel bir durumdu bu. Kitabın sonunda her karakterin yaşamının ne yönde aktığını biliyorsunuz artık, kafanızda soru işaretleri kalmıyor. Tabii, beklediğimden oldukça farklı bir sonla beni ters köşe yapmayı da başardı yazarımız.

Kitabın akıcı olduğunu söyleyen kesim bir hayli fazla. Aslında 'kısmen' akıcı da. Tabi işin 'kısmen' boyutunu kendime göre belirlediğimden belki de sizin için kalınlığına rağmen bir çırpıda bitecek, ya da elinizde sürünecek bir kitap olacak. orasını inanın kestiremiyorum. Çünkü fazla ortalarda kaldı kitap hakkındaki düşüncelerim. 

Tabii, kitap 15 tane de ödül almış. Yavaş ilerlemesi dışında da bir sıkıntım olmadı kitaba dair. Yani kitaba en azından bir şans vermenizi öneririm.

Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, güzel günler. :)








14 yorum:

  1. Tarihi olayların anlatıldığı kitapları seviyorum. O yüzden bunu da sevebilirim.Emeğine sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yavaş ilerleyen ama güzel bir kitap. Umarım seversiniz :)

      Sil
  2. Maalesef yarım bıraktığım kitaplardan biri olmuştu. Bir yerden sonra baya boğmuştu beni :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yalan söyleyeyim bazı kısımları beni de sıktı ama konu itibariyle geçer not alan bir kitap. Bölümleri kısa olduğundan yavaş yavaş bitirdim ben ^^

      Sil
  3. Yorumundaki, itabın yorumlarını okuduğumda fark ettim ki; bir kesim kitabı çok severken, diğer bir kesim sıkıcı bulmuş. Bense sanırım bir ilke imza atarak ortalarda kaldım bu konuda, kısmını görünce bana çok tanıdık geldi, kendi yorumuma baktım çok benzer bir cümle varmış. :D
    Aynen kitap güzel ama yer yer sıkıyor, yine de okumak insana güzel şeyler katıyor bence de şans verilmesi gereken kitaplardan. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haydee, ben de tek örnek olduğumu düşünmüştüm ^^ Kitabı deli gibi seven kesim de baya vardı çünkü.

      Sil
  4. Şu sıralar bu kitabı o kadar çok gördüm ki, merak ediyorum :D Gözüme çarparsa alacağım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabın seveni çok. Ben de sevdim sevmesine ama herkes kadar değil. Umarım sen daha çok seversin :)

      Sil
  5. Konusu ilgimi çekiyor benimde kütüphanede görmüştüm oradan alırım ,hiç değilse beğenmezsem pişman olmam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de en mantıklısı dışarıdan okumak. İlgini çekerse eklersin kütüphanene de zaten. Şimdiden iyi okumalar :)

      Sil
  6. O dönemle ilgili o kadar cok kitap ve film var ki hikayeler bitmek bilmiyor ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsinin ortak noktası da yürekleri burkması sanırım.

      Sil
  7. Not alıyorum ama artık hangisini okuyabilirsem :) Teşekkürler paylaşım için :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okunacak çok kitap var gerçekten. Ayrıca ne demek, umarım seversin :)

      Sil