4 Nisan 2017 Salı

1984 - George Orwell | Kitap Yorumu


Herkese merhaba. Uzun süredir okumak istediğim bir kitabın yorumuyla buradayım bugün. Kitabı okumayı erteledim demeyeceğim bu sefer. Çünkü ertelemedim, sadece bekledim. Çünkü kendini hazır hissettikten sonra okunması gereken bir kitap. Ayrıca hayatın belli dönemlerde tekrar tekrar okunmasının kitabı anlamak bağlamında daha faydalı olacağını düşündüğüm bir kitap 1984.


Savaş barıştır.
Özgürlük köleliktir. 
Cahillik güçtür.


Kitabı bir ay gibi uzun bir müddete yaya yaya okudum. Bu durumda biraz sınavlarımın verdiği yoğunluk, biraz da kitabı sindire sindire okumak istemem etkiliydi. Kitabı yavaş yavaş okuduğum için de pişman değilim. Zira bir çırpıda okunabilecek bir kitap da değil zaten 1984.

Kitaba büyük beklentilerle başlamıştım, ki zaten bu beklentilerim de boşa çıkmadı. Ama kitabı okurken içimde hep tuhaf bir his vardı. İçim kararıyordu kitabı her elime aldığımda. Her ne kadar olumsuz enerji yüklese de, bir kitabın okuyucusuna bu denli hisler vermesi yazarın başarısı olsa gerek. 

1948 yılında kaleme almış Orwell 1984'ü. Ancak döneminin çok daha ilerisine seslenebilen bir eser olduğu da şüphesiz. Bu yüzden de tüm dönemlerin en iyi distopyalarından biri olarak gösteriliyor ya zaten.

Geçmişin çarpıtıldığı ve bu yolla da şimdinin ve geleceğin kontrol altına alındığı, iyimser olan tek bir düşüncenin bile içinde barındırılmasına izin vermeyen, tek bir iktidarın yönetimine dayalı, baskıcı, sindirici ve insanı düşünmekten yoksun bırakan karamsar bir ütopyadan, ya da kitabın çevirmeninin de ön sözünde belirttiği gibi bir karşı ütopyadan, bir karabasandan bahsediyoruz.


Özgürlük iki kere ikinin dört ettiğini söyleyebilmektir. Eğer buna izin verilirse gerisi kendiliğinden gelir.


Kitabımızın ana karakteri Winston isimli bir adam. Ne yaşadığı yıl hakkında, ne de çocukluğundaki dünya düzeni hakkında bir bilgisi yok. Sadece tahminlerde bulunabiliyor. Onun tahminlerinden anlıyoruz kitabın 1984 yılında geçtiğini. 

Winston'un içinde yaşadığı dünyada her şeyin var olma amacının yegane sebebi 'Parti.' Ya da başka bir deyişle Büyük Birader. Sorgulamak yok, nasılını niçinini düşünmek ve karşı çıkmak kesinlikle yok. İnsanların koyunlardan farkı yok bu dünyada.


Bağlılık, düşünmemek demektir, düşünmeye gerek duymama demektir. Bağlılık, bilinçsizliktir.


Bazı bölümlerde daha fazla dayanamayıp kitabı bir köşeye koydum ve ara verdim. Çünkü yer yer insanı bunaltan bir kitap. 

Kitabı bitirdikten sonra ön sözünü de okumanızı tavsiye ederim. Gerçekten okunmaya değecek ve kitap hakkında güzel tespitlerde bulunan bir ön sözü var.

Kitabın son kısmınıysa hem tahmin etmiştim, hem de edememiştim. İyi veya kötü diye sınırlayıcı bir yorum yapmak istemiyorum şimdi. En iyisi siz kendiniz okuyup öğrenin. Ama şunu tartışmasız söyleyebilirim ki, 1984 tüm karamsar, korkunç ve ümitsiz atmosferinin temelinde gerçekten sıkı bir distopya. Hayatın belli dönemlerinde farklı çıkarımlar sağlayabilecek bir kitap ayrıca.

Şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, umutlu ve sevgiyle kalın :)








18 yorum:

  1. Güzel bir kitabı güzel yorumlamışsınız.Benim de beğendiğim kitaplar arasındadır.Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
  2. Benim en sevdiğim distopik roman ve en sevdiğim kitaplardan biri. :) Nihayet okuyabildiğine çok mutlu oldum. Kitabın büyülü bir tarafı var, her okuduğunda insana başka şeyler katıyor, ve zamanla değerini anlıyorsun. Ben şimdilik iki kez okudum ama ileride bir daha mutlaka okurum dediklerimden. :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de aynı şekilde düşünüyorum. Hayatın belli dönemlerinde okunmalı :)

      Sil
  3. Üzerinden yıllar geçtikçe kendini gerçekleştirmeye başlayan, herkesin okuması gereken muhteşem bir roman.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her ne kadar korkutucu olsa da malesef ki gerçekleri yansıtan bir roman.

      Sil
  4. George Orwell evrensel kitap yazmanın ustalarından, kesinlikle! 1984'ü henüz okuyamadım ama o kadar çok yazısını okudum ki, sırası gelince okuyacağım, listemdeki kitaplardan biri!

    YanıtlaSil
  5. Yıllar önce hem türkçesini hem de ingilizcesini okumuşluğum var. Ama biraz iç karartıcı ve gizemli geldi bana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bence de oldukça iç karartıcı ve bir o kadar gizemli bir kitaptı ^^

      Sil
  6. Benim de okumak istediklerimden :D Umarım ki yakın zamanda okuyabilirim. Yazardan Hayvan Çiftliği'ni okuyup çok sevmiştim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayvan Çiftliği'ni ben de okuyup sevmiştim ama sanırım kitabı daha iyi anlamak adına tekrardan okumalıyım ^^

      Sil
  7. Kitabın insanda yarattığı karamsarlık benim de başıma gelmişti. Başarmak istediği de bu bence aslında yazarın. Bu açıdan atmosferin oldukça ustaca yansıtıldığını düşünmüştüm. Kitabı okuyup beğenmene sevindim :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türü itibariyle böyle hissettirmesi kitabın başarısı kesinlikle ama yine de okurken ürperti sarmıştı beni. Aslında tam olarak ürperti de diyemem ama tuhaf bir histi. Yine de kitabı okuduğum için memnunum :)

      Sil
  8. Çok okumak istiyorum bir türlü kismet olmadi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam anlamıyla bir distopya. İç karartıcı ama etkileyici. Umarım en kısa zamanda okuyabilirsiniz :)

      Sil
  9. Geçen sene birkaç blogger arkadaş okumuştuk 1984'ü. Çok güzel bir etkinlikti. Distopya sevmem ama 1984'ü beğenmiştim. Etkileyici bir kitap. Birçok cümlesinin altını çizdim. Özellikle sonundan çok etkilenmiştim.

    Okumadıysan yazarın Hayvan Çiftliği kitabını da mutlaka oku. Ben onu daha çok beğenmiştim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayvan Çiftliği'ni okumuştum ama üzerinden baya zaman geçti. Okuduğum zaman kitabın anlatmak istediğini tam anlamıyla anlamamıştım sanırım. O yüzden tekrar okumak istediğim bir kitap ^^

      Sil