20 Ekim 2017 Cuma

Biraz Öyle Biraz Böyle...


Şunu anladım ki iyi hissetmek için iyi düşünmek gerekli. İyi hissetmek için kötü hissettiren şeyleri hayattan çıkarmak gerekli. Sonuçta önemli olan kendi mutluluğumuz. Başkalarının kompleksleri değil. Sanırım hızlı bir giriş oldu. Ama benim için bir hayli yavaş geçen günlerden sonra bu hız gerekliydi. Geçtiğimiz günlerde çalkantılı bir ruh halinde olduğumu söylemiştim. Belki de birçok kez. Ama ufak ufak atlattım o hissi. Her şey hala dört dörtlük değil. Ama sanırım olması da gerekmiyor.

18 Ekim 2017 Çarşamba

Özdemir Asaf


Özdemir Asaf şiirlerini, sözlerini muhakkak öyle ya da böyle bir yerlerde okumuşsunuzdur. Ben de okumuştum. Ama gerçekten anlamlandırarak okumamışım belli ki. Son dönemde şiirleri fazlasıyla ilgimi çekiyor. Onun şiirlerini tek bir kelimeyle niteleyecek olursam zarif derim.

17 Ekim 2017 Salı

Mum Alevi İle Oynayan Kedinin Öyküsü | Şiir Köşesi #11


i

bir mum yanıyordu bir evin bir odasında.
o evde bir de kedi vardı
geceler indiğinde kendi havasında
mum yanar, kedi de oynardı.

15 Ekim 2017 Pazar

Kitap Alışverişi #26


Herkese merhaba :)  Yine hemen hemen her kitap alışverişi yazımın başında belirttiğim gibi yine kitap alışverişi yapmak aklımda yoktu. Zaten kitap almama konusunda bir nevi diyetteydim ama kitap satılan bir ortama girdiğimde olaylar benden bağımsız gelişiyor ve sonunda elimde bir poşetle oradan ayrılıyorum. Durum yine aynı. Ama memnunum.

13 Ekim 2017 Cuma

Titanik | Film Yorumu


Herkese merhaba :)  Titanik'i duymayan, bilmeyen yoktur muhtemelen. Uzun zamandır izlemek istediğim ancak süresinin uzun olmasından dolayı vakit bulup da izleyemediğim bir filmdi benim için. Ama bu hafta içinde tesadüf eseri çok tatlı küçük bir kızın filmin de şarkısı olan My Heart Will Go On'u söylediği videoya rastgeldim. (TIK TIK) Sonrasında da şarkının orijinalini dinlemeden duramadım. Hatta hala dinliyorum :) Dolayısıyla artık filmini de izlemenin vaktinin geldiğini düşünerek filmi izledim. Film bittiğinde anladım ki, aslında o kadar da uzun bir film değilmiş. En azından filmi izlerken süresinin farkına varmadım bile.

7 Ekim 2017 Cumartesi

Mıknatıs Etkisi


Herkese merhaba. Bu aralar fazla durgunum, hem de rahatsızlık verecek kadar fazla. Sanki her şey üst üste geliyor, talihsizlikleri kendi üzerime çekiyor gibi hissediyordum. Belki de bunlar incir çekirdeğini doldurmayacak mevzulardır ama yaşarken insan öyle hissetmiyor malesef. Ama oturup sakin kafayla düşününce aslında her şeyin düşüncelerimde başlayıp düşüncelerimde bittiğini fark ettim. Yani sorunun temelini kısmen doğru düşünmüşüm. Başıma gelenler bir nevi mıknatıs etkisindeymiş ama tam olarak benim düşündüğüm gibi değil. Olumsuz düşündüğüm için olayların sadece olumsuz tarafını gördüğümü fark ettim. Kilit nokta bir an durup nefes alabilmekmiş oysa.

6 Ekim 2017 Cuma

The Library | (Kısa) Film Yorumu


Herkese merhaba :)  Haftada bir kere de olsa film akşamı yapmak gibi bir isteğim vardı. Ama bu akşam için ne izleyeceğime karar verememiştim. Tam bu esnada Fighting! bloğunun film yorumu yazısına denk geldim. Benim için hoş bir tesadüf oldu bu durum. Çünkü filmi gerçekten çok beğendim.

4 Ekim 2017 Çarşamba

Kütüphane Güncesi #5


Bir kütüphane güncesinden daha herkese merhaba :) Fark ettim de şu kütüphane ziyaretlerini belli bir düzene oturtmuşum. Yazdan beri her ay düzenli olarak bir tane kütüphane ziyareti yazısı yazıyorum. İnşallah kendi kendime nazar değdirmem de bu düzen böyle sürer gider.

1 Ekim 2017 Pazar

Paris ve Londra'da Beş Parasız | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :)  Aya bir kitap yorumuyla, daha da iyisi etkileyici ve beğendiğim bir kitabın yorumuyla başlamak çok güzel oldu benim için. Kitabı uzun bir süreçte okudum. Hatta eylül ayının büyük bir kısmını Paris ve Londra'da Beş Parasız'ı okumakla, pardon okuyamamakla geçirdim. Ama kitabı elime aldığım her seferinde hikayesi akıp gitti. Paris ve Londra'da Beş Parasız yazarın 1984 veya Hayvan Çiftliği isimli kitapları kadar bilinen bir kitap değil. Ama hikayesinin tesiri, yazarın vermek istediği mesaj yine aynı çarpıcılıkta.

Favoriler | Eylül 2017


Herkese merhaba :)  Öyle veya böyle koskocaman bir yazı bitirdik. Yaz ne ara geldi de geçti gerçekten anlayamadım. Zaman çok hızlı geçmiyor mu sizce de? Havalar da yavaş yavaş serinlemeye başladı. Aslında en sevdiğim mevsim sonbahar benim. Ne çok sıcak, ne çok soğuk. En ideali bence. Kitap okumak için de en ideal mevsim. Tabi zaman bulabilene. Benimse boş zamanım olsa bile elim kitaplara gitmiyor. Zaten genel olarak hiçbir şey yapmak istemiyorum şu sıralar. Bir bıkkınlık hali hakim üzerimde. Kafam da karman çorman. Bir de üstüne bir kırgınlık var üzerimde, hafif baş ağrıları da cabası. Sanırım hafiften şifayı kaptım kapıcam gibi. Neyse, bunları boşverip benim için çok da dolu geçmeyen Eylül ayına beraberce göz atalım bakalım.

29 Eylül 2017 Cuma

Fi | Dizi Yorumu


Herkese merhaba. Bu aralar gerçekten çok yoğunum. Yaklaşık iki haftadır falan elime kitap bile almadım. Düşünün durum ne kadar vahim. Bugün de uzun, uzun, çooook uzun geçen dershane sınavından sonra herkesin öve öve bitiremediği Fi'yi izlemeye başladım. Bir baktım ki ilk sezonu bitirmişim. Gerçi diziyi atlaya atlaya izledim. Çünkü bazı sahnelerde hep aynı olaylar dönüp duruyordu. Ama şunu söyleyebilirim ki, Fi alışılmış Türk dizilerinden bir hayli farklı.

24 Eylül 2017 Pazar

Kocan Kadar Konuş | Film Yorumu #49


Herkese merhaba :) Okulların açılmasıyla alıştığım yoğunluğa yeni yükler bindi. Bir de sanırım pek de düzgün olmayan psikolojim iyice bozuldu. Yani son zamanlarda normal durumlara bile değişik tepkiler verebiliyorum. Sanırım aniden gelen sinir hali veya gülme isteği pek normal durumlar değil. Aslında bu konuda tek de değilim. O yüzden bu günler de geçer diyerek asıl konumuz olan filmimize geçiş yapıyorum. Sabredip ruh çalkantılarımı okuduğunuz için çok teşekkürler :)

17 Eylül 2017 Pazar

Bi Küçük Eylül Meselesi | Film Yorumu #48


Yeni bir film önerisinden herkese merhaba :) Bu sefer bahsedeceğim film yerli sinemamızdan. Filmin ismini duymuştum ancak izlemek aklımda yoktu. Ama alıntılarıyla karşılaşmam ve filmde oyunculuklarını beğendiğim oyuncuların yer alması üzerine filmi izledim.

16 Eylül 2017 Cumartesi

Bakabilmek, Görebilmek, Belki Biraz da Sevebilmek..


"İnsanların arasında da yalnızdır insan."


Bugün Küçük Prens hakkında konuşalım mı? Zaten belki bir çoğunuz kitabı okumuştur. Okumayanlar da elbet ismini duymuştur. Aslında daha öncesinde kitabı bloğumda da yorumlamıştım. (TIK TIK)  O yüzden amacım kitabı yorumlamak değil. Kitabın vermek istediği mesajları, en azından kendi çıkardığım mesajları yorumlamak. Belki de bu konu üzerindeki fikirlerinizi almak.

15 Eylül 2017 Cuma

Sabahattin Ali | Yazarlar #13


Ne zamandır yazarlar köşesi için bir yazı yazmıyordum. Bu aralar Sabahattin Ali alıntılarına sık sık denk geliyorum. Bu iki rastlantıyı birleştirerek Sabahattin Ali hakkında ,asla yeterli olmayacak, bir yazı yazmaya karar verdim. 

Ghost (Hayalet) | Film Yorumu #47


Bu aralar baya film izledim. İşin sevindirici yanı, izlediğim filmlerin hepsini çok beğenmem. Dolayısıyla yorumlarını yazmaktan kendimi alamıyorum. Ghost da klasik gösterilen filmler arasında. 1990 yapımı bir film olduğu için haliyle efektleri, dekorları gibi unsurlar günümüz filmlerine oranla eski duruyor ama bu durum filmin verdiği zevki ve sürükleyiciliğini azaltmadı benim gözümde.

14 Eylül 2017 Perşembe

A Walk to Remember (Uzaktaki Anılar) | Film Yorumu #46


Öncelikle şunu söylemeliyim ki, afişteki kız filmde oynayan kıza benzemiyor. Evet, filmin afişini görünce aklımdan geçen tek şeyi de söyleyip rahatladığıma göre bayılarak izlediğim bu güzel filmin yorumuna geçebilirim sanırım. Herkese merhabalar efendim :)

12 Eylül 2017 Salı

Zamanda Aşk (About Time) | Film Yorumu #45


Çok naif, duygusal ve anlamlı, bir o kadar da insanın içini ısıtan bir filmin yorumundan herkese merhabalar :)  Filmin ismini ara sıra görüyordum. Özellikle son dönemde çok sık karşıma çıkmaya başlayınca ben de filmi izledim. Veee bayıldım! Yeri geldiğinde gözlerimi doldurdu, yeri geldiğinde kahkahalar attım.

11 Eylül 2017 Pazartesi

Varolmayan Ülke


Birçoğunuz Peter Pan karakterini biliyorsunuzdur. Varolmayan ülkesinde yaşayan, büyümeyi reddeden, deli dolu bir çocuk. İşte bazen ben de Peter Pan'ın varolmayan ülkesine gidip onunla sonsuza kadar orada kalmak istiyorum. Sanırım sonsuzluk uzun bir zaman dilimi.

9 Eylül 2017 Cumartesi

İzmir Marşı


İzmir’in dağlarında çiçekler açar
Altın güneş orda sırmalar saçar
Bozulmuş düşmanlar yel gibi kaçar
Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa
Adın yazılacak mücevher taşa

İzmir’in dağlarına bomba koydular
Türk’ün sancağını öne koydular
Şanlı zaferlerle düşmanı boğdular
Kader böyle imiş ey garip ana
Kanım feda olsun güzel vatana

8 Eylül 2017 Cuma

Acımak | Kitap Yorumu


Reşat Nuri Güntekin gerçekten usta bir yazar. Kitabı biraz buruk, biraz şaşkın bir şekilde bitirdim. Çalıkuşu'nu her ne kadar çok severek okusam da, kitaba başlarken hala daha içimde saçma bir ön yargı kırıntısı mevcuttu. Her nedense kitabın beni sıkacağını düşünüyordum ama hiç de öyle olmadı. Daha ilk sayfalarından kitaba bağlandım ve kısa olmasının da etkisiyle kitabı kısa sürede bitirdim.

6 Eylül 2017 Çarşamba

Kütüphane Güncesi #4


Herkese merhaba :)  Bugün kitapları iade etmek üzere kütüphaneye gittim. Yeni kitaplar da ödünç aldım tabii. Bugün tüm gün boyunca toplu taşıma araçlarında çektiğim rezilliği yazsam bitmez sanırım. Sanki herkes bugün dışarıya çıkmaya karar vermiş gibi öyle çok kalabalıktı ki her yer. Kalabalığı sevmiyorum. Bugünse iyice bir bıkkınlık geldi kalabalıktan. Aynı şekilde kütüphanede kalabalıktı. Gerçi kütüphanenin kalabalık olması güzel bir şey. Genelde etüt odaları dolu olsa da, okuma kitaplarının olduğu bölüm boş olurdu.Kitap raflarının arasında yalnız gezmemiş oldum böylece. Sanırım bu güzel bir gelişme.

5 Eylül 2017 Salı

Çalıkuşu | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :)  Çalıkuşu uzun zamandır okumak istediğim kitaplardan biriydi. Ama nedense kendimi Türk Edebiyatı'na karşı garip bir ön yargıya kaptırmışım. Dolayısıyla kitabı okumayı hep erteliyordum. Ama geçtiğimiz günlerde kitabı kütüphanede görmem üzerine artık okunma vaktinin geldiğini düşündüm ve bunca zaman okumayı ertelediğim için kendime kızdım. Çalıkuşu yıl içinde okuduğum en iyi kitaplardan biri olmasının yanında, okuduğum en güzel aşk hikayesine sahipti. Çok severek okudum.

4 Eylül 2017 Pazartesi

Yaz Boyunca Okuduğum Kitaplar


Koskoca bir yazı geride bıraktık. Gerçekten şaka gibi. Kendimi zamanda yolculuk yapmış falan gibi hissediyorum. Yaz o kadar çabuk geçti ki.
Sıcaklara rağmen yine de okuma anlamında verimli bir dönem geçirdiğimi düşünüyorum. 3 ay içinde 30 kitap okumuşum. Benim için baya iyi bir rakam bu. Bakalım neler okumuşum?

The Royal Tenenbaums (Tenenbaum Ailesi) | Film Yorumu #44


Herkese merhaba :) Bir hayli orijinal ve farklı bir senaryoya sahip bir film yorumu yapacağım bu sefer. Filmi Öneri Makinesi'nin şu yazısında (TIK TIK) keşfedip izledim. İyiki de izledim. Olayların işlenişi bana birazcık Büyük Budapeşte Oteli'ni anımsattı. Sanki yine birazcık büyülü gerçeklik serpiştirilmiş filme. Zaten filmin yönetmeni Wes Anderson, aynı zamanda Büyük Budapeşte Oteli'nin yönetmeniymiş. Bunu da az önce öğrendim desem? Aman canım, bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp değil mi ama? :)
Bu tip 'sıradışı' filmleri seviyorum. Basmakalıp senaryolardan ziyade farklılıklar daha çok hoşuma gidiyor.

3 Eylül 2017 Pazar

Kitap Alışverişi #25


Sanırım bloğa yazı yazmak benim için gerçek bir terapi. En azından odak noktamın değişmesini sağlıyor. Neyse, aslında bu alışverişimle ilgili bir yazı yazmayı düşünmüyordum ama yazıyorum işte. Yazmak iyidir. Hem belki aldığım kitapların içinden sizin de okuduklarınız çıkar. 

2 Eylül 2017 Cumartesi

Favoriler | Ağustos 2017


Herkese merhaba :)  Koskoca bir yazı geride bıraktık. Aslında sonbaharı daha çok seviyorum. Hatta en sevdiğim mevsim sonbahar diyebilirim ama nedense yaz bittiği için içim buruk. 
Özellikle de Ağustos ayı çok hızlı geçti benim için.Dershanem başladığından baya yoğundum, günler nasıl geçti anlayamadım. Genel olarak yazım okuma anlamında verimli geçti ama Ağustos ayı yoğunluğum dolayısıyla diğer iki aya göre sönük kaldı. Bu ayı 4 kitapla kapatmışım. Neyse, bereket versin diyelim :)

1 Eylül 2017 Cuma

Cennet Ateşi Şehri (Ölümcül Oyuncaklar #6) | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Öncelikle herkese iyi bayramlar. Umarım bayramınız güzel geçiyordur. Gerçi kurban bayramı bana hep koşuşturmacalı gelir. Bayramın ilk günü de benim için olabildiğince sıradan geçti. Ama iyi haber! Cennet Ateşi Şehri'ni bitirdim.

31 Ağustos 2017 Perşembe

Shadowhunters (2. Sezon) | Dizi Yorumu


Herkese merhaba :)  Bayram tatili bana bir iyi geldi, bir iyi geldi ki.. Doya doya kitap okumak gibisi yokmuş valla. Hazır Cennet Ateşi Şehri'ni de okuyorken, dizisinde neler olup bitmiş diye 2. sezonu izlemeye başladım. Seri bitiyor diye hem üzülüyorum, hem de son sürat okumaya devam ediyorum. Nasıl iş anlamadım ben de. Neyse, hazır seriye olan hayranlığım kabarmışken üstüne dizisini de izlemek iyi geldi. Dizinin ilk sezonunu ilk yayınlandığı zamanlar izlemiştim. (Yorum için TIK TIK) Ancak şunu söyleyebilirim ki, ilk sezon gerçekten kötüydü. Hatta çok kötüydü. İlk sezonu izlememdeki tek etken Malec çifti olabilir. Tabii bir de Matthew Daddario'nun gülüşü var.

30 Ağustos 2017 Çarşamba

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun!


Ey Türk Gençliği! 

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! 



                                                                                                Mustafa Kemal Atatürk
                                                                   
                                                                                                            20 Ekim 1927

           



21 Ağustos 2017 Pazartesi

Özgür müyüz?


Dershanede felsefe derslerinde müfredat konularının yanında, yeri geldikçe hayata dair konular üzerinde de tartışıyoruz. Son tartıştığımız konu da Hegel'in diyalektik materyalizmi üzerinden özgürlüktü. Bu konu gibi arada benim de daha öncesinden üzerinde düşündüğüm konular tartışılıyor. Konuyu kavrama anlamında bu tip konuşmaların etkili olduğunu düşünüyorum. Ama tabi ki yazım bununla alakalı değil. Üzerinde durmak istediğim konu özgürlük.

20 Ağustos 2017 Pazar

Enigma (The Imitation Game) | Film Yorumu #43


Herkese merhaba :)  The Imitation Game veya Türkçe çevirisiyle Yapay Oyun, bir süredir gözüme çarpan bir filmdi. Biyografi tarzındaki filmleri izlemeyi seviyorum. Üstüne bir de böyle sevdiğim oyuncular başrol olunca fırsat bulur bulmaz filmi izledim ve çok da beğendim.

19 Ağustos 2017 Cumartesi

Bilinmeyen Adanın Öyküsü | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :)  Bu aralar kitap okuyamamaktan yakınıp duruyordum. Bilinmeyen Adanın Öyküsü bu durumuma ilaç gibi geldi. 
Ayrıca Jose Saramago, kitaplarını okumayı istediğim bir yazardı. Özellikle de Körlük isimli kitabını çok merak ediyorum. Bu kitabını da son kütüphane ziyaretimde ödünç almıştım. (Kütüphane Güncesi için TIK TIK)

16 Ağustos 2017 Çarşamba

Kütüphane Güncesi #3


Bir kütüphane ziyareti sonrasından daha herkese merhaba :)  Kütüphane ile dershanem (kısmen) yakın olduğundan (en azından aynı güzergahta) ve bugünkü derslerim sabahtan olduğu için dershane çıkışı kitapları iade etmek üzere kütüphaneye gittim. Ama kitaplarla dolu bir mekana girince kendimi tutamadığımdan yine kitap ödünç alıp oradan ayrıldım. 

15 Ağustos 2017 Salı

Psikiyatrist | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :)  Kitap yorumu yazmayalı sanırım biraz uzun bir süre geçti. Hatta ayın başından beri hiç kitap yorumu yazmamışım. Bunun sebebi yorum yazısı yazmamam değil, malesef ki yorum yazısı yazacak bir kitap okumamamdı. Ayı yarılamamıza rağmen Psikiyatrist bu ay okuduğum ikinci kitap oldu. Zaten ilk kitap da Temmuz ayında yarım kaldığından bu ay bitirdiğim bir kitaptı. Dershanem başladığından beri kitap okuyamıyorum malesef. Zaman bulsam bile ya yorgun oluyorum, ya da başka uğraşlarım oluyor. Bu yüzden her ne kadar elimde sürünse de, oldukça gerilimli ve bir o kadar da sürükleyici bir kitaptı Psikiyatrist.

12 Ağustos 2017 Cumartesi

Enstrümantal (Birhan Keskin) | Şiir Köşesi #10


Aksın, içimde siyah bir nehir gibi
dolanan keder
unuttuğum, unutmaya çalıştığım ne varsa
bende durmasın
içimde öyle çok ki, her gidenden
biriktirdiğim melekler

10 Ağustos 2017 Perşembe

Lights, Camera, Action! | Pazar 6'lısı


Herkese merhabalar efendim :) Evet bugün günlerden pazar değil, ancak kendimi tutamadım işte. Hazır boş vakit bulmuşken yazımı yazayım bari dedim ve sonrasında da yayınlamadan duramadım. Neyse, bu haftanın Pazar 6'lısının konusu çok hoşuma gitti. Sizin de beğeneceğinizi düşünüyorum. Bir kitap seçip o kitabın oyuncularını kendime göre belirleyeceğim. Bakalım ortaya neler çıkacak? İnanın ben de çok merak ediyorum :)

8 Ağustos 2017 Salı

Cevaplar (Pazar 6'lısı)


Herkese merhaba :) Şimdi, bu yazım neyle ilgili olacak, yazımıza onu açıklamakla başlayalım. Şu yazımda (TIK TIK) hakkımda verdiğim bilgilerden doğru ve yalan olanları tahmin etmenizi istemiştim. Yorumları okuyunca kafam öyle karıştı ki, bir an ne doğru ne yalan ben bile işin içinden çıkamadım. O yüzden ayrıca bir yazı yazıyorum işte. Veee cevaplar ^^

İz - Birhan Keskin | Şiir Köşesi #9


acıyla geçtiğim yoldan geçiyorsun
izlerime rastlıyorsun, bıraktıklarıma,
orada o yolda çekmiştim ruhumu patlatan fitili
benden savrulan parçalar kurusa da,
izleri var hala yolun kenarında.

6 Ağustos 2017 Pazar

3 Doğru, 3 Yalan | Pazar 6'lısı


Bir Pazar 6'lısından daha herkese merhaba :) Bakmayın bu enerjik hallerime. Aslında hiç mi hiç enerjik değilim. Bir haftada resmen pestilim çıktı. Öncelikle dershanem başladı. Evet, hem de yazın bu sıcağında. Ama gitmek zorundayım el mecbur. Ve bunun yanında başka başka sıkıcı mevzular da var. Sanki birileri beni dört bir yanımdan ayrı ayrı yerlere çekiyor gibi hissediyorum. Gerçekten çoook bunaldım. Dolayısıyla kitap okumaya da zaman bulamıyorum. Aman canım, bunlar da geçer diyelim ve yazımıza geçelim efendim.
Bu haftanın konusu '3 Doğru, 3 Yalan!' Yani kendimle veya kitap - dizi - film herhangi bir konuyla ilgili bazı bilgiler vereceğim ve sizler de bu bilgilerin hangilerinin doğru hangilerinin yanlış olduğunu anlamaya çalışacaksınız. Bu arada Pazar 6'lısının Ağustos temalarını merak edenler Sevgili Periodic Library'nin  şu yazısına (TIK TIK) göz atabilirler.
O zamaaann haydi başlayalım :)

1 Ağustos 2017 Salı

Silver Linings Playbook (Umut Işığım) | Film Yorumu #42


Ayın ilk film yorumuyla herkese merhaba :) Sanırım uzun zamandır aradığım filmi, tam onu aramadığım zamanda buldum. Aslında sadece güzel bir aşk filmi arıyordum ancak hepsinin temelinde hemen hemen aynı senaryo olduğundan sanki aynı şeyi evirip çevirip yine baştan izliyormuş gibi hissetmeye başlamıştım. (Tabii her film için aynı şey geçerli değil.) Umut Işığım'ı oyuncuları sayesinde açıp izledim. Bradley Cooper ve Jennifer Lawrence ikilisinin başrolde olması filmi izlemeye başlamam için yeterli oldu. Olaylar ilerledikçe de filmi izlerken keyifli bir 2 saat geçirdim. Tam da böyle detoks etkisi yapacak bir filme ihtiyacım vardı.

31 Temmuz 2017 Pazartesi

Bir Distopyanın İçinde Kendi Ütopyamı Düşlüyorum


Vaoov! Ne olduğunu anlayamadan yazdığım bir başlık ve ardından ne yazacağıma doğaçlama karar vereceğim bir yazıdan daha herkese merhaba ^^
Hani insan bazen dolar ya, sanırım ben şu an taşmış durumdayım. Kafamda küçük küçük, belki de incir çekirdeğini doldurmayacak bir dünya sıkıntı var ve bunlar birleştiğinde kocaman, kapkara, bir türlü yağmur tanelerini boşaltamayan sıkıntılı bir buluta dönüşüyor. 

Favoriler | Temmuz 2017


Herkese merhabalar efendim :) Bir ayın daha sonuna geldik. Bunu her favoriler yazımda belirtsem de kendimi durduramıyorum ve bir kez daha yazıyorum işte: 'Zaman gerçekten çok çabuk akıp gidiyor.' Sanki daha dün Haziran favorilerimi yazmıştım. Vay be!

25 Temmuz 2017 Salı

Kütüphane Güncesi #2


Herkese merhaba :) Aslında bu sıcaklarda bırakın dışarı çıkmayı, normalde odandan odaya bile gitmeye üşeniyorum. Ama bugün biraz kendimi iyi hissedip kafa dağıtmak adına (bir de kitapların iade süresi geldiğinden) sıcak mıcak dinlemeyip kütüphaneye gittim.

24 Temmuz 2017 Pazartesi

Gülümse - (Raina Telgeimer) | Çizgi Roman Yorumu


Herkese merhaba :) Bu sefer bir kitabın değil de, bir çizgi romanın yorumuyla karşınızdayım. Son 2-3 haftadır neredeyse adamakıllı hiç kitap okuyamıyordum. Zorla, o da ittire kaktıra anca elime kitap almışımdır. Ya zaman bulamıyordum, ya da daha fenası zaman bulsam da okumak istemiyordum. Neyse, böyle can sıkıcı okuyamama dönemlerimde genel de manga okurdum ben. Ama manga fiyatlarının arşa yükselmesi ve bu duruma aşırı sinir olmam üzerine, kapitalizmin oyunlarına gelmemek adına yakın gelecekte indirimler haricinde etiket fiyatıyla kitap almamaya karar verdim. (En azından zam gelen ürünleri diyelim) Bence çok da yerinde bir karar oldu -,- 
Neyse, gelin görün ki bu kararı almamın üzerinden 5 dakika geçmeden bir baktım ki kardeşim elinde kitaplar bir şeylerle uğraşıyor. Hayır yani, onu kitaplarla görünce biraz duygulandım kabul. Çünkü genelde kitapları okumak yerine incelemekle yetiniyor. Böyle ilgisini çeken (ve kabul benim de ilgimi çeken) bir çizgi romanı alıyorum deyince 'tamam sen bilirsin' dedim ve sonuçta çizgi romanı ondan önce okudum. Ayrıca çok çok çoook sevdim :)

23 Temmuz 2017 Pazar

Beyaz Geceler | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Daha öncesinde yazarın Suç ve Ceza isimli kitabını kütüphaneden ödünç alıp okumaya başlamış ve malesef ki yarım bırakmıştım. Ancak bu durumda kitabın hiçbir kabahati yoktu. Sadece yayınevinden memnun kalmamıştım ve kitabın hakkını vermek için başka bir yayından okumak üzere okumayı ertelemiştim. Yani teorik olarak diyebiliriz ki, Beyaz Geceler yazardan okuduğum ilk kitap oldu. Hem Dostoyevski gibi bir yazarı okumanın, hem de ilk okuduğum kitabını çok sevmenin sevincini yaşıyorum.

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Kötü Günler Başlarken (Talihsiz Serüvenler Dizisi #1) | Kitap Yorumu


Herkese merhaba :) Aslında kitabı okuyup bitireli yaklaşık 1 hafta falan oluyor. Yorumunu yazmayı düşünmüyordum ama nedensizce bir anda kendimi klavyenin başında yorum yazarken buldum işte.

20 Temmuz 2017 Perşembe

D&R İndirimi | Kitap Alışverişi #24


Ne demişler? 'Huylu huyundan vazgeçmez.' Bir alışveriş yazısından daha herkese merhaba :) Ama itiraf etmek gerekirse, yazmayı en çok sevdiğim yazılar da kitap alışverişiyle ilgili olanlar. 
Aslında gün içinde kitap almak gibi bir planım yoktu. Kendimi de çok iyi tuttuğum söylenebilir. Kitapsan'a girip de hiçbir şey almadan çıkmam benim için fazla cesurcaydı.

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan) | Film Yorumu #41


Herkese merhabalar efendim :) Bir süredir ne doğru dürüst bir şey izleyebildim, ne de kitap okuyabildim. Ama bu konulara hiç girmek istemiyorum. Filmi çoook öncesinde bir arkadaşım önermişti. Hatta onun çok sevdiği filmlerdendi ama o zaman niye izlememişim hiç bilmiyorum. Neyse, uzun lafın kısası yine geç de olsa güç olmadan filmi izledim. Zaten temel prensiplerimden biri de böyle geriden gelmek -,- Neyse, filmi sevdim mi? Sevdim, amaaa.. 'Ama'lar birazdan gelecek.

11 Temmuz 2017 Salı

Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında | Kitap Yorumu


Herkese merhaba.:) Haruki Murakami, bir süredir kitaplarını okumayı istediğim bir yazardı. Zaten özellikle de son dönemde Murakami kitaplarını okuyanlar bir hayli artmış vaziyette. Kitabı kütüphanede rastgelmem üzerine alıp okudum. Ama kütüphanede bulmasaydım da herhangi bir Murakami kitabını alıp artık yazarın kitaplarını okumaya ben de bir yerden başlamayı kafama koymuştum.
Kitaba başlarken ister istemez, dizginleyemediğim bir beklentim vardı. Sonuçta Murakami oldukça övgü almış bir yazar. Ve şunu da söylemeliyim ki, ilk kez Japon bir yazarın eserini okudum. Bu da farklı bir deneyim oldu benim için. Tabi, kitabın orijinal dili ne olursa olsun çeviri kitaplarda en büyük rol çevirmenlere düşüyor. Ama kitabı okurken herhangi bir anlam kayması veya bozuklukla karşılaşmadım ben.