5 Kasım 2016 Cumartesi

Yazarlar #10 | Stefan Zweig


Herkese merhaba. 'Yazarlar' köşemizin bu seferki ismi Stefan Zweig. Zweig'in üslubunu çok seviyorum. Özellikle de  oluşturduğu karakterlere yaptığı psikolojik tahlilleri çok başarılı buluyorum. Zaten eserleri de kısa ama bir o kadar da etkileyici yapıtlar. İşte bu yazı dizisini yazma amacım da tam olarak bu. Yani sizleri aklınızda olan ama belki de kitaplarını okumak için tereddütte kaldığınız yazarlarla tanıştırmak. Tabi bir de sevdiğim kitapları herkese okutmak ve sonrasında dilediğimce gevezelik etmek de gizli amacım. Neyse iyisi mi yazımıza geçelim.



28 Kasım 1881'de Avusturya - Viyana'da dünyaya gelmiştir. Babası varlıklı bir sanayici olan Zweig, Henüz yaşı küçükken ciddi bir eğitim görmeye başlamıştır. İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Latince ve Yunanca öğrenip Viyana ve Berlin üniversitelerinde felsefe eğitimi almıştır. Lise çağlarındayken şiir yazmaya başlayan Zweig için, Alman şair Rilken'in önemi çok büyüktür. 
1. Dünya Savaşı'nda gönüllü olarak Viyana'da savaş karargahında Savaş Arşivi'nde memur olarak çalışmıştır. Savaş sonrasında Avusturya'ya dönmüştür. 1920'de Frederike Von Winternit ile evlenmiştir. Burada yaşamını sürdürdüğü sırada pek çok öenmli yazarla arkadaşlık kurmuştur.
Zweig'in kitapları da Nazi zulmüne uğrayan yapıtlar arasındadır. Zweig'in Yahudi kökenli olması nedeniyle Naziler tarafından evi basılmıştır. Bu nedenle ülkesini terk etmiş ve Londra'ya yerleşmiştir. 1939 yılında 'Kalbin Sabırsızlığı' isimli romanını yayımlayıp ilk evliliğini bitirmiştir. Sonrasında başka bir evlilik daha yapmıştır. 1940'da İngiliz vatandaşlığına geçmiştir. Burada da bir süre yaşadıktan sonra, konferansları için gittiği Brezilya'ya yerleşme kararı almış ve orada da 'Satranç' isimli, günümüzde de ününü koruyan öyküsünü kaleme almıştır.  
Savaşın verdiği üzüntü ve Hitlerin oluşturduğu kaosun kalıcılığına inanması ve umutsuzluğa kapılması üzerine, 22 Şubat 1942'de eşi Lotte ile beraber intihar etmiştir.

''Herkesin bu derece birbirine benzediği bir toplumda, yalnızca anormalliğin bir değeri vardır.''

Zweig, oldukça barış yanlısı ve üretken bir yazardır da aynı zamanda. Nazilerin insanlık için oluşturduğu tehlikeyi şu sözleriyle dile getirmiştir:

'' Çok büyük bir felakete sürüklendiğimizin farkında olduğunuzu sanıyorum.Edebiyat yaşamımız yok olacak..''

Kitapların yakılarak imha edildiği o zorlu dönemlerde bile yazmayı bırakmamıştır.
Şu ana kadar Zweig'ın dört eserini okumuşum. Tabiki okunacak tüm eserleri bitene kadar da durmak yok. Size de Zweig'ın kitaplarını tereddütsüz öneririm. Hem akıcı, hem de farkındalık oluşturacak, etkileyici kitaplar gerçekten de.



Kendi görüşlerinizi de yorum olarak bırakabilirsiniz. Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı, musmutlu günler dilerim. :)




8 yorum:

  1. Zweig, adını yazsa okuyacağım yazarlardan biri, bloguna ilk uğradığımda bunu görmem, üstelk bir de Amelie soundtrackıyla karşılaşmam, seni uzun zamandır tanıyormuşum hissi oluşturdu bende nedense, aramızda görünmez bir bağ varmış gibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten mi, çok mutlu oldum şimdi :') Zweig benim için de, ne yazsa okurum dediğim yazarlardan birisi. Eserlerinin tamamı okunup bitmeden durmak yok. Ayrıca güzel yorumun için çok teşekkür ederiimm :))

      Sil
  2. Yazardan Bir Kadının Hayatından 24 Saati okumuştum, yakın zamanda Satranç'ı aldım okuyacağım :D Umarım severim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seversin seversin :D İtiraf etmek gerekirse, yazarın en sevdiğim kitabı Satranç değil ama ben severek okumuştum :)

      Sil
  3. Çok sevdigim bir yazar. Tanitim da çok güzel olmus.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zweig'ı ben de çok seviyorum. Ayrıca yazımı beğenmenize çok sevindim :)

      Sil
  4. Geçen sene Satranç ile tanıştığım ve hayran olduğum yazar. Sonradan Korku ve Bir Kadının Yaşamından 24 Saat kitaplarını okudum. Onlar da çok güzeldi. Olağanüstü Bir Gece ve Bilinmeyen bir Kadının Mektubu da kitaplığımda okunmayı bekliyor. Bütün kitapları bitene kadar durmak yok :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de Satranç'la başlamıştım yazarın kitaplarını okumaya. Sonrasında da ardı arkası kesilmedi işte :) Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu ve Olağanüstü Bir Gece de çok güzeldi gerçekten de. Yazarın tüm kitapları bitene kadar kesinlikle durmak yok :))

      Sil