17 Kasım 2016 Perşembe

Yazarlar #11 | Aziz Nesin


Şüphesiz ki, Türkiye'nin gelmiş geçmiş en başarılı mizah yazarlarından biri Aziz Nesin. Zaten eserleri yabancı dile en çok çevrilen 4. yazar da kendisidir. Yazarın üslubunu, ufaktan dokundurarak yazdığı mizahi anlatımını çok seviyorum ve eserlerini de keyifle okuyorum. Asıl adı Mehmet Nusret olan yazarımız,  20 Aralık 1915 yılında Giresun'da doğmuştur. 1935'te Kuleli Askeri Lisesi'ni, 1937'de Ankara'da Harp Okulu'nu bitirip teğmen oldu. Sonrasında son olarak 1939'da Askeri Fen Okulu'nu bitirdi. 


''İnsanların ölmelerinde hiçbir olağanüstülük yoktur; çünkü her insan doğar, yaşar ve ölür. Ne var ki, kimileri yaşar, kimisi yaşadığını sanar, kimisi de yaşamadan ölür.''



Hayatı haksızlıklarla mücadele ederek geçmiştir. Okulunu bitirerek subay oldu. Düşüncelerinden dolayı, 'görevini kötüye kullandı' gerekçesi bahane edilerek ordudan uzaklaştırıldı. Askerlikten sonra, bakkallıktan fotoğrafçılığa, gazetecilikten yayımcılığa kadar pek çok işte çalıştı. Ordudan ayrıldıktan iki yıl sonra Sabahattin Ali ile beraber Markopaşa adında bir mizah dergisi çıkardı. Bu dergi büyük ilgi uyandırdı. Ancak bu sefer de dergisi çeşitli gerekçeler öne sürülerek, yetkili kişilerce kapatıldı. Daha sonrasında da çeşitli dergiler yayımlasa da, bu dergilerin sonu da aynı olmaktan kurtulamadı.



Savunduğu düşünceler nedeniyle pek çok kez yargılandı. Hatta hapis cezasına bile tabi tutuldu. Ancak öykülerinde bu düşüncelerine esprili üslubuyla yer verdi. Okuyucularını güldürürken düşündürdü. Pek çok kitap yazdı ve yurt dışında çeşitli ödüllere layık görüldü. 1972 yılında kimsesiz ve fakir çocukları okutmak için Nesin Vakfı'nı kurdu ve kitaplarından elde edilen gelirleri bu vakfa bağışladı.



1983 yılında sağ kolu ve sağ bacağı felç oldu. Sol eliyle yazmayı öğrendi. Bu hastalıkla savaştı ve bu rahatsızlığını yendi. Pir Sultan Abdal etkinlikleri için Sivas'a gitti. 35 kişinin yanarak can verdiği Madımak Oteli'nden kurtulmayı başardı.  1995 yılında İzmir Çeşme'de geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etti. Cenazesi tören yapılmadan, Nesin Vakfı behçesine defnedildi. Ardında pek çok değerli eser bıraktı.

Bense daha öncesinde yazarın 'Şimdiki Çocuklar Harika' ve 'Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz ' isimli kitaplarını severek okumuştum. En çok da yazarın üslubunu seviyorum. Fark ettirmeden ince dokundurmalarını. 

Bu aralar bir hayli yoğunum aslında. Bu yazımı da taslaklar arasında görünce dayanamadım sizinle de paylaşmak istedim. Biraz nefes almak adına bloğa uğradım. Blog bana gerçekten iyi geliyor. Üstüne bir de hastayım ki sormayın. Çok daralıyorum bu aralar. Sanki geçen haftaki ruh haline sahip kız ben değilmişim gibi. Hayat gerçekten çok değişken. Her labirentin bir çıkış yolu vardır nasılsa diyelim. Neyse, şimdilik hoşçakalın. Musmutlu günler. :)




4 yorum:

  1. Çok geçmiş olsun, kasım ayı pek iyi değil gibi. ://
    Aziz Nesin okudum ama maalesef kitaplığımda yok, almak istiyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de Aziz Nesin'den sadece Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz kitabım kendime ait. Diğerini kütüphaneden okumuştum. Başka eserlerini şu an için alamasam bile, kütüphaneden falan alıp okumak istiyorum ben de ^^

      Sil
  2. Geçmiş oldun, efendim.

    "Kimisi de yaşamadan ölür"... Ne diyebilirim ki, tam canımdan vurdu bu söz beni...

    Mutlu günler dilerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de çok etkilendiğim bir söz oldu. Ayrıca çok teşekkür ederim iyi temenniniz için. Şimdilerde iyi gibiyim :)

      Sil