18 Kasım 2016 Cuma

Ne var, ne yok ? #3


Herkese merhaba. Bu aralar en çok ihtiyaç duyduğum şey kahve sanırım. Yorgunum, uykusuzum, hastayım, üstüne bir de umutsuzum. Ama yine de karamsarlık bulutları beni terk etmeye başladı bile.

Sınavlarımın başlamasıyla her şey üst üste geldi sanki. Sınavdı, sunumdu, falandı fişmandı derken hiç boş zaman bulamıyorum. Kitap da okuyamıyorum haliyle. Üç beş sayfa, neyse kâr artık. Bir de üstüne kulaklarım ağrımaya başladı geçtiğimiz hafta sonu. Ama nasıl bir ağrı anlatamam yani. Sırf kulak da değil. Bütün başım, boğazlarım. Üstüne bir de ders çalışmam lazım. Tam bir kabustu anlayacağınız. Hayır doktora da gidemedim birkaç gün. Hem telafi sınavlarına girmek istemedim, hem de başka başka türlü şeyler işte. Ama birkaç gün sonra doktora gittim tabi. Yine başımın belası bademciklerimin işiymiş bu ağrılar. Bir de fazla müzik dinlemek. Yani 'kulaklıkla' fazla müzik dinlemek. Doktor, ' müzik dinleyebilirsin tabi ama bu aralar biraz azalt' deyince ve  çektiğim ağrılar hatırıma geldikçe bu aralar kulaklığımla aramız biraz limoni. Ama çok da ayrı kalamayız gibime geliyor. Arayı fazla soğutmadan ama çok da suyunu çıkartmadan ara ara dinleyeceğiz artık bir süre. Bilemiyorum işte, içim daraldı valla. Bereket, ilaçlar tesirini gösterdi de iyiyim şimdi. Umarım tekrar etmez. 

Bir de hastayken benden evhamlısını bulmak zordur. Basit bir soğuk algınlığını bile, dünya sorunu haline getirmekte üstüme yoktur. Kendi kendimi telaşe ediyorum işte.
Gelelim sınavlara, sunumlara. Bu yıl istikrarlıyım aslında. Epey de çalışıyorum ama ne bileyim işte, bazen hak ettiğimi alamıyormuşum gibi geliyor. Azmim kırılıyor, hevesim kaçıyor. Ama yola devam. Daha çok başındayız her şeyin.

Bir de geçenlerde yaşadığım bir olayı aktarmak istiyorum. Normalde hep gülümseyen, kimseyi kırmamaya çalışan bir yapım var. İşte tam da bu yüzden ben kırılıyorum ya, neyse konumuz bu değil şimdilik. Geçenlerde birine çok sinirlendim. Moralimde bozuktu biraz. Uzun zamandır doğru dürüst konuş(a)madığım bir arkadaşımla konuşuyorduk bu konuyu. Sonra çok da yakın olmadığım ama yine de tanışıklığım olduğu biri, benim sinirlenmeme, o anki karamsarlığıma inanamadı. Sanırım dışarıdan fazla pozitif biri olarak görünüyorum. Bu aslında iyi bir şey. Sevindim de böyle olmasına. Çünkü etrafa pozitif enerji yaymak, başkalarında olumlu etki bırakmak güzel bir şey. Keşke çoğu zaman gerçekten dışarıdan göründüğüm gibi hissedebilsem diyorum. Sanırım, tam da bu yüzden yazıyorum.

Bu aralar ben böyleyim işte. Bir iyi, bir kötü. Şimdilerde orta karar tek düze rotada. Siz neler yapıyorsunuz. Ne var, ne yok benimle paylaşabilirsiniz. Yorumlarınız beni mutlu ediyor. Neyse, şimdilik hoşçakalın. Musmutlu, güzel günler. :)




14 yorum:

  1. karamsar olmayın sağlığa zararlı öncelikle :) kahveyi de çok severim :) afiyet olsun sizede

    YanıtlaSil
  2. Kahve her derdin devasi gibi geliyor bana da :)
    Olumlu dusun, olumlu olsun her sey. Her seyin yoluna girecegine inanirsak bence her sey cok daha guzel olur. Karamsarliga hayatinda yer vermemelisin. Hi bir de son olarak gercekten bazen disardan gorundugumuzle icimizde yasadigimiz firtinalar hic birbirine uymuyor. ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısınız. Bazen içimizle dışımız birbirini tutmuyor. Yağmur sonrasında doğan güneşi beklemek gerek, umutlu olmak gerekli dediğiniz gibi. Ve kahve.. Bazen en iyi ilaç bence de :)

      Sil
  3. Geçmiş olsun her hastalık aslında vucudun vermek istediği bir mesaj barındırır. Louise Hay'in Düşünce gücüyle tedavi adlı kitabında hastalıklar sebepleri ve mesajları anlatılıyor. Belki bu açıdan bakmak hasta olmaya bakış açını değiştirir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitabın o bölümünü ben de okumuştum ve gerçekten çok ilgimi çekmişti. Bir derecede yerinde de bulmuştum aslında. Kendi kendimizi hasta ediyoruz temelde. Her şey düşünceyle başlıyor. Teşekkür ederim ayrıca :)

      Sil
  4. Seni o kadar iyi anlıyorum ki İlkay... Bir aydır kitaplığımla ve yeni çıkan kitaplar listeleriyle bakışıyoruz resmen. Kafamı kaldıramıyorum derslerden. Ayrıca sırf telafi sınavlarına girmemek için kırık ayağımla okula gidiyorum her gün :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin durumun çok daha vahimmiş ya. Çok geçmiş olsun canım :)

      Sil
  5. Yazının başını okur okumaz canım kahve çekti ve kahvemi yapıp yazını okumaya devam ettim :D

    Hastalık kendi başına zaten yeterince kötüyken bir de sınav haftana denk gelmesi iyice zorlaştırmıştır. Çokça geçmiş olsun :>

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnanır mısın yorumunu okurken de benim canım kahve çekti. Sanırım yeni bir kısır döngü başlattım :D Bu arada çok teşekkür ederim :))

      Sil
  6. Ay çok geçmiş olsun , kendine dikkat et :D

    YanıtlaSil
  7. Bu aralar ben de yoğunum. Kendime vakit ayıramıyorum ve işlerim bir türlü bitmiyor. Bu da beni mutsuz ediyor ama bu aralar çevremdeki herkeste bir bunalım durumu var. Biraz havanın soğukluğundan biraz da karanlıkta kalkıyoruz, hava çok çabuk kararıyor ondan insanlarda da bir karamsarlık durumu var. Yeni yıl gelince neşeleniriz diye umuyorum :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında kışın getirdiği kasvetli hava da bir etken olabilir. Resmen karanlıkta evden çıkıyorum sabahları ve hep ders, ders, ders.. Bir yerden sonra bıkıyor insan. Umarım yeni yılla beraber tazelenir, ferahlığa kavuşuruz :))

      Sil