12 Kasım 2016 Cumartesi

Mutluluk Veren Şeyler


Pek çok insan mutsuzluktan dem vuruyor. Aslına bakarsanız ben de ara sıra o kesimden oluyorum. Oysa mutluluk istediğimizde elde etmesi çok basit olan bir olgu aslında. İstediğimiz duyguyu hissetmek bizim elimizde.


''Her şeyde bir çatlak vardır. 
Işık içeri böyle girer.''
- Leonard Cohen, Anthem


Aslına bakarsanız öyle çok da iyimser biri olduğum söylenemez. Sadece aşırı uç noktalarda yaşıyorum her şeyi. Orta kararı bulamamak en büyük sorunum sanırım. En küçük bir durumu bile öyle çok büyütüyorum ki, sonrasında aslında sorun bile olmayan bu durum çözüldüğünde kendi halime gülümsüyorum. En azından bunu zamanla öğrendim. Sanırım buna da büyümek deniyor.
Bence büyümenin de belli bir sınırı, kıstası yok. Büyümekten kastım olgunlaşmak tabi ki. Ama her şeye rağmen içindeki çocuğu yaşatmak. Çünkü içimizdeki çocuk bizi biz yapan şey. Asıl benliğimiz bir anlamda. Yani bana göre tabii.


''İçinizde küçük bir çocuk olduğunu asla unutmayın, ona daha bugün tanışmışsınız gibi davranın.''


Bir de olduğun kişinin arkasında durma mevzusu var tabi. Kim olduğunun farkına varma ve sadece kendin için yaşama. Hayır, bencillik değil tabiki de kast ettiğim şey. Olduğumuz kişi. Yani erdemlerimiz, inançlarımız, kişiliğimiz. Başkalarına yaranmak veya başkalarını memnun etmek için yaşamayın. İnanın ki, herkesi memnun etmeniz imkansız. Aslında kendi hayatımızı 'kendi' kararlarımızın ardında durarak yaşasak, mutluluk da bizi takip edebilir bence. Ama şunu da üstüne basa basa söylüyorum ki bahsettiğim şey bencillikten ziyade, kendimize olan inancımız.


''Bütün hayatınızı bir sonraki partinin peşinde koşarak geçiriyorsanız, neden kaçıyorsunuz?''


Peki bütün bunların mutlulukla ne ilgisi var değil mi? Basbayağı da çok ilgisi var efendim. Çünkü mutluluk da bizim elimizde. 'Her şey üst üste geliyor, çok mutsuzum, hiçbir şey iyi olmayacak' diye düşünürsek tabiki de hiçbir güzelliğin farkına varamayız. Kendi kendimizi kör ediyoruz bu düşüncelerle. Hiçbir şey güllük gülüstanlık olmayabilir. Ama elimizden ne gelir diye kenara mı çekilmeliyiz yani? Mutsuzsanız küçük şeylerden tat almaya bakın. Belki başkalarına saçma gelen ama sizin için güzel olan küçük şeyler.
Mesela ben mutsuz olduğumda çocukluk arkadaşıma, Bayan Tavşancık'a sarılıyorum. Evet ismi bu. Evet komik ve saçma ama benim için çok değerli  ve iyi hissettiriyor. Sonra, müzik dinliyorum. Mesela ne zaman Alexander Rybak dinlesem - mutlu, mutsuz, sinirli, telaşlı hiç fark etmez - gülümsüyorum. Siz de bu gibi küçük şeylerin tadına varıp en azından iyi hissedebilirsiniz. 
Belki bir sonraki gün bu yazıyı okumaya ben ihtiyaç duyacağım. Ne olduğu hiç fark etmez. Asıl önemli olan hayattan küçük ip uçlarını yakalayıp iyi hissetmekte. Yoksa ne anlamı kalırdı ki? 
Mesela benim de sınavlarıma çalışmama geri dönmem gerek ama şu an pozitif enerjiyle dolmaya çalışıyorum.  Olduğu kadarıyla işte. Neyse, şimdilik hoşçakalın. Musmutlu günler. :)



15 yorum:

  1. Elimizde olanın değerini bilip, hissettiğimiz şekilde yaşarsak ve her zaman olumlu düşünceler içinde olursak kesinlikle mutluluk peşimizi bırakmaz. Arada bi dinlenmek için uzaklaşır belki ama yine de döner yanımıza. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar da doğru dediniz 'Arada bir uzaklaşır ama yine de döner yanımıza.' Bazen bazı şeyleri çok da takmamak gerekiyor sanırım. Her şey dozunda güzel :)

      Sil
  2. Aynı blogunun ismi gibi bir yazı olmuş. Ben de çok Polyanna'yımdır. Bazen kendime haksızlık ettiğimi düşünüyorum.

    Blog keşif etkinliğinden... Seni de nekliyoruz.

    Takipteyim. Kızımla yaptığımız aktiviteler, oyunlarımız oyuncaklarımız, kütüphanemiz, tavsiye ürünler ve faydalı bilgilerimiz var.

    http://berilcimcime.blogspot.com

    Ve kozmetik, makyak, kişisel bakım blogu;

    http://makyajbox.blogspot.com

    Bekleriz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim yorumunuz için. Bloğunuza dönüş yapıyorum hemen :)

      Sil
  3. umut veren bir yazı olmuş :)

    YanıtlaSil
  4. Güzel bir yazı olmuş, dediğin gibi mutluluk kişiye bağlı bir şey. Bende kötü hissedince müzik dinlerim, kitabımı açarım kendimi iyi hissetmeye başlarım. Kendine iyi gelen şeyi öğrendikten sonra mutlu olamamak diye bir şey yok bence. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle. Aslında kişisel yazılarımı kendim için yazıyorum biraz da. Yazılarıma yansıdığı kadar iyimser değilim malesef. Umarım başkalarına da yardımcı oluyordur :)

      Sil
  5. İçimde ki küçük çocuk peşimi bırakmıyor ki bugün tanımış gibi yapayım , hatta bazen tanımamadan geliyorum olur olmaz yerlerde beliriyor :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar da güzel bir şey ama bu. Keşke herkes biraz da olsa sizin gibi olsa, içindeki çocuğu susturmak için didinmese..

      Sil
  6. Ne güzel bir yazı. Buram buram umut kokuyor. Blog keşif etkinliğinin kazandırdığı bloglar arasında en sevdiğim olmaya aday bir blog daha buldum. Vaktin olduğu zaman bana da beklerim. levlagridekisiyah.blogspot.com.tr
    Takipteyim demeye gerek yok zaten. Bir adım arkanızdan izliyorum sizi :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Gerçekten çok mutlu oldum. Bloğunuza hemen dönüş yapıyorum :))

      Sil
  7. çok umut verici, iç ısıtan, sıcacık bir yazıydı ellerinize sağlık :)

    YanıtlaSil