13 Ağustos 2016 Cumartesi

Kitaplık Düzenlemesi

Herkese merhaba.:)
Çarşamba pazarına dönen kitaplığıma artık bir el atmanın vakti geldi diyerek kitaplığı  darma duman ettim ve hazır kitaplığı boşaltmışken kitapları yayınevine göre dizip neden bloğa bir post girmeyeyim ki dedim. Bakın her şey sizler için. Neyse işte canım çıktı, kollarım koptu, üstüme kitaplar düştü (ciddiyim -,-), belki de şu an iç kanama geçiriyorum ama sonuçta bu yazı için buradayım. Ama yine de benim için eğlenceli bir sabah oldu ve kitaplık 'beni düzenle' diye haykırmaktan vazgeçip temizlendi.




Bu fotoğrafları çekmek için kitapları tek tek yayınevine göre sıraladım ve sonradan kitaplığı düzenledim. Çünkü yer sıkıntım hala devam ediyor. (Not: Kitaplığım geniş olduğundan iki sıra olarak diziyorum, o yüzden bunca saçma zahmete girdim ama mutluyum huzurluyum.)
Evet ilk yayınevimiz Pegasus Yayınları. Valla her ne kadar kaliteli basımları olsa da her şeyi maddiyat yapmaya başladılar. O yüzden en gözde yayınevim diyemiyeceğim. Elini kolunu sallaya sallaya gidip D&R'den Pegasus kitabı almak her yiğidin harcı değil artık. Yakında 50 TL'ye etiket koyacaklar diye korkuyorum valla. -,-


Artemis'i cidden seviyorum. Her ne kadar kazıklıkta Pegasus'u takip etmeye başlasa da. Ama yine de bana hızlı ve düzenli kitap okuma alışkanlığı kazandırdığından favori yayınlarımdan. Zaten kitaplığımın  fantastik kurgulu kitap ihtiyacını fazlasıyla karşılamış gibi.


Gelelim iki tane (aslında üçmüş ama Akılçelen'i atladım affola.) tatlış yayınevimize. Özellikle Yabancı Yayınları'nı cidden çok seviyorum. Hem basımları kaliteli, hem de güzel kitaplar çıkarıyorlar. Üstüne üstlük fiyatları da olabildiğince makul. Demek ki neymiş efenim, güzel kitapları über pahalı etiketlerle satmak zorunda değilmişiz. -,- İthaki desen zaten apayrı ben de. Bu zamana kadar okuduğum çoğu İthaki kitabı, favorilerimden biri haline gelmiştir. Özellikle epik fantastik kurgulu kitaplarına bayılıyorum. Akılçelen Yayınları için zaten Brandon Sanderson tek başına yeter. Bir de üç beş mangam varmış işte o yayından. Öyle..


Her ne kadar tuvalet kağıdı kalınlığından hallice sayfa kalitesine sahip olsa da Dex'i seviyorum ya. Yani böyle durmadan indirime giriyor, kitapları akıcı falan filan. Ah bir de şu serilerin devam kitaplarını kanı hızıyla çıkarmasa daha sevilesi olacak ya neyse artık. -,-


Parodi ve Go Kitap. İkisine karşı da fazla bir sempatim olmasa da severim kendilerini. Özellikle Parodi'den bu yılki İzmir Kitap Fuarı'nda çok memnun kaldım. (Ama sadece bir kitap alabildi çünkü koskoca fuarda Parodi'yi küçücük bir alana sıkıştırmışlardı ve o kalabalıkta İlkay'ın gözü hiçbir şeyi görmediğinden kaderine razı oldu. -,-) Go Kitap desen, etiket fiyatlarının (artık) indirimli fiyatlarıyla hiçbir farkı olmadığını düşündüğüm bir yayınevi. Piyasaya ilk çıktıklarında fazla tatlılardı, anlamalıydım. Ama son fiyat durumu hakkında bir bilgim yok yayıneviyle ilgili. Zamanla bu yayınlardan da kitaplarım artar inşallah diyerek sıradaki yayınevimize uğrayalım bakalım.
Not: Sanırsam araya bir tane Ephesus karışıvermiş. 


Epsilon, Martı ve Novella Dinamik. Aslında üç yayınevini de severim. Özellikle Novella Dinamik'in çıkardığı kapaklara bayılıyorum. Martı da bizi indirimsiz bırakmadığından ayrıca favorim. Epsilon az pahalı gibi ama çok da deşmemek lazım. Beterin beteri vardır. Neyse..


Ve klasik diyebileceğim diğer kitaplarım. Elimde pek fazla bulunmasalar da, ordan burdan (kütüphane, arkadaş ve kuzenlerden araklama vs.) okumaya çalışıyorum.


Ve sanırsam geriye kalan diğerleri. Tabi oda o haldeyken karıştırmadıysam geriye başka bir şey kalmamıştır. 

Tabi bunların yanında kardeşimin kitaplığında olanlar da vardı ama orayı da indirmeye üşendim birazcık. Bana en çok bu konuyla ilgili sorular geliyordu instagramdan veya normal hayatımdan. Bana göre çok bir kitabım yok aslında. Öyle böyle toparlamaya çalışıyorum işte. Ama gerek öğrenciliğin verdiği boynu büküklük, gerek yayınevlerinin acımasız fiyat anlayışı falan filan derken (sahaflar çok yaşasın) istediğim kitapları almaya yetişemiyorum haliyle. O yüzden her ne kadar kitabı elimde somut olarak istesem de kütüphaneden alıyorum veya e-kitap olarak okuyorum. (Ama o da ayrı sıkıntı bana göre sormayın.) 

Veee günün özeti:


Son olarak hayat felsefemi paylaşıp yazıya noktayı koyuyorum. 

''O kitap da benim olmalı, o da, bu da, şu da. Hepsi benim olmalı.. ''
(Asla doymayacağım.-,-)

Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı güzel günler.:)










2 yorum:

  1. Pegasus'tan bu aralar nefret etmeye başladım maalesef. Evet çıkardıkarı kitaplar karşıkonulamaz (ciddiyim :D) ama özellikle sosyal medyada takipçilerine (biz oluyoruz onlar:D) çöp gibi davranıyorlar. İsyan ediyorum yaa off

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fiyatları o kadar protesto edildi ama bana mısın demediler ya. Hayır o değil yeni kitaplarının yanında eski kitaplarına da zam yapıyorlar ya bir şey demiyorum artık. -,-

      Sil