16 Temmuz 2016 Cumartesi

She Was Pretty | Dizi Önerisi #3

Herkese merhaba.:)
Yaklaşık iki günde 16 bölümünü izleyip bitirdiğim ve izlerken gerçekten çok eğlendiğim bir dizi yorumuyla karşınızdayım bu sefer. Ama şunu baştan söylemeliyim ki bu sefer bahsedeceğim bir Kore dizisi. Koreliler'i ve Güney Kore'yi genel anlamda seviyorum. Tabi aşırı aşırı olmasa da. Ama pek fazla Kore dizisi izleyen veya Koreli oyuncuları tanıyan biri de değilim. She Was Pretty'i (yani Türkçe çevirisiyle Bir Zamanlar Güzeldim gibi bir şey) izlememdeki ana etken, yakın zamanda ülkemizde de Seviyor Sevmiyor adıyla uyarlanmış olması. Türk dizilerinden de genel anlamda pek haz etmediğimi daha önceki yazılarımda zaten söylemiştim ama Seviyor Sevmiyor bu düşüncemi değiştirdi gibi. İşte tam da bu nedenle, sevdiğim bu dizinin orijinal versiyonunu izlemek istedim ve çok sevdim. Şunu da söylemeliyim ki, ülkemizde çekilen versiyonuyla orijinal versiyonu neredeyse birebir. Ayrıca karakterlerde cuk diye oturmuş bence. (Tabi Yiğit denen bayık bakışlı eleman hariç. Neyse. -,-)


Diziyi izlerken bol bol güldüm, kimi yerlerde gözlerim doldu. Ve kimi yerlerde gözlerimden kalpler çıkararak Shin Hyuk'u (Choi Si-Won) izledim. Ama bütün bunlardan önce dizimizin konusundan bahsedelim bakalım. Ji Sung-Joon ergenlik döneminde şişman ve içine kapanık birisidir. Tek arkadaşıysa güzeller güzeli Kim Hye-Jin'dir. Bu iki çocuk arasında çok özel bir bağ vardır. Ancak bir gün ayrılmak zorunda kalırlar. Aradan geçen 15 yılın sonunda birbirlerini bulurlar ancak ufak bir sorun vardır. Küçükken çirkin olan Ji Sung-Joon, şimdi çok yakışıklı bir erkektir. Kim Hye-Jin'se küçükken imrenilecek kadar güzelken, büyüdükçe genetik olarak babasına daha çok benzemeye başlar ve çirkinleşir. Bir gün yıllar sonra yeniden buluşmaya karar veren bu ikili kavuşamaz. Çünkü Ji Sung-Joon, Kim Hye-Jin'i tanıyamaz ve onun yanından geçip güzel bir kızın yanına gider. Özgüveni zedelenen Kim Hye-Jin, ilk aşkının hatıralarında güzel kalmak adına buluşmaya güzeller güzeli arkadaşı Min Ha-Ri'yi gönderir. Sonrasındaysa olaylar bir türlü durulmaz. Çünkü asıl kızımız (yani Kim Hye-Jin. Amaan be bu isimleri yazıcam diye başım döndü valla. Neyse. -,-) saklandığı ilk aşkının baş editör olduğu dergide çalışmaya başlar. Tabi kimliğini gizlemesi gerekmektedir.

Ama bütün bunların yanında ben asıl oğlandan ziyade, (Ji Sung - Joon) Shin Hyuk'a vuruldum. Yani baya baya vuruldum. Böyle nasıl desem, insanı gerçekten gülümseten ve değer veren, manyak bi tipti işte. Zaten nerde manyak var, ben gidip onun tarafını tutuyorum. Prensip meselesi tabi. -,- Neyse peki benim böyle delicesine tutulduğum Shin Hyuk kim onu açıklayalım biraz da değil mi ama? Shin Hyuk, dergide çalışan editörlerden biri ve karşılaştıkları ilk anda asıl kızımızla aralarında bir bağ kuruluyor. Ama bu bana göre aşktan çok daha değerli olan bir bağdı. Evet Shin Hyuk'ta asıl kızımızdan çok hoşlanıyordu ve bunu her defasında 'kendi stiliyle' dile getiriyordu. Ancak daha çok arkadaş ve sırdaşlardı bana göre. Ve bu bence hepsinden çok daha önemliydi. Ama dizi boyunca asıl kızımızla Shin Hyuk'u shiplediğim de doğrudur, inkar edemem. Ayrıca, Shin Hyuk'un ortada Jackson Jackson diye koşuşturması yok mu? Ahh!

Gelelim bizdeki versiyon Seviyor Sevmiyor'a. Başta da dediğim gibi kurguya büyük ölçüde bağlı kalınmıştı. Hatta ufak tefek detaylar dışında birbir bile diyebilirim. Eğer Türk dizileri klasiğine bağlayıp senaryoyu saçma aşk beşgenleriyle bozmazlarsa ortaya başarılı bir yapım da çıkabilir. Bunun dışında Türk versiyonunda da en sevdiğim kişi yine Shin Hyuk'u canlandıran Tuna'ydı. (Yiğit Kirazcı) Bu karaktere tam anlamıyla uyduğunu düşünüyorum. Daha iyisi olabilir mi? Tabi ki. Ama kötü mü? Kesinlikle hayır. Ayrıca asıl kızımızı canlandıran Zepnep Çamcı'yı gerçekten çok başarılı buldum. Görünüş itibariyle de rolüne tam uyduğunu düşünüyorum. İrem'imiz idare etse de, Yiğit karakterine ısınamadım ve sanırım ısınamayacağım. Neyse artık bu bölümü geçelim. Yeter sıkıldım. -,-


Dizide sevdiğim çok fazla güzel sahne vardı. Ve tahmin edeceğiniz üzere bu sahnelerin büyük bir çoğunluğunu Shin Hyuk'un olduğu sahneler oluşturuyordu. Düşündükçe bile gözlerim ışıltıyor böyle. Amaan neyse. İzleyin görün artık. Yoksa tüm yazı Shin Hyuk'dan (Choi Si-Won) oluşacak. -,-



Bazı yönlerden içim buruk olsa da dizinin tam tadında bittiğini düşünüyorum. Bazı olaylaraysa akıl sır erdiremedim ya neyse. Ayrıca, ana karakterlerin dışında diğer tüm karakterleri de ayrı ayrı çok sevdim. Çok sevdiğim ve es geçemeyeceğim bir diğer noktaysa, Kim Hye-Jin ve Min Ha-Ri arasındaki dostluktu. Böyle güzel dostluklar kurmak, gerçekten imrenilmesi gerekilen bir durum. Şimdide sevdiğim bir kaç sahne ve repliği paylaşmak istiyorum. Bakıp bakmamak size kalmış ama ufak spoiler'lar alabilirsiniz benden söylemesi.


Bu sahneyi birleştiricem diye sinir krizi geçirdim yemin ediyorum. -,- Ama onu bunu bi  kenara bırakırsam, benim çok sevdiğim repliklerden biri oldu.


Ah bu iltifatlar. iltifatlar.. Bu çocuğu işte tam da bu yüzden seviyorum ve baştan sona kadar, ne olacağını bilsem de, onu bu yüzden destekledim durdum. Si-Won.. (Ve yazmaya daha fazla devam edemez..)


Şapşal seni.


Yüreğim dağlandı bu sahnelerde. Hayır ağlamıyorum gözüme Shin Hyuk'un hayalleri kaçtı. -,-


Bu ikilinin sahnesinden hiç koymadığımı fark edince utandım biraz. Alın size asıl kız ve asıl oğlan. Shin Hyuk kim ki zaten hıh. -,-



Tabiki de öylesin şapşal seni.

İzlerken çok çok çok eğlendiğim ve çok çok çok sevdiğim bir dizi oldu She Was Pretty. Darısının Seviyor Sevmiyor'un da başına gelmesini temenni ediyor ve yazımı noktalıyorum. (Ve sonunda ciddi bir kapanış. Dırım dırım. -,-)

Ayrıca, bu yazıyı yazmadan önce, biraz da diziye (Pardon Si-won'a) taktığımdan yorumları falan okudum. Yazımı yazmamda bana bir nevi gereken gazı veren Bu eğlenceli mi eğlenceli yazıyı okumanızı da öneririm. Şimdilik hoşçakalın. :)













4 yorum:

  1. Gerçekten güzel diziydi, konusu bakımından da oyunculuklar ve güldürü bakımından da... Dediğin gibi diziyi ben de Siwon için izledim. Özellikle ikinci yarıyı, eğer karakterine o kadar vurgun olmasaydım izlemezdim herhalde. Çünkü özellikle Kim Hye Jin değiştikten sonra ne bileyim tat alamadım pek diziden. Yine de Hwang Jun-Eum oyunculuğu yine zirve yapmıştı. Hatta Choi Siwon ve Hwang Jun-eum arasındaki kimyaya tek kelimeyle aşık olmuştum. ^.^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya ben de Kim Hye Jin'in o tatlış hallerini daha çok seviyordum. Bence kızı da bu bakımdan Siwon hak etmişti ama yine de sonu beni tatmin etti. Başlarda Park Seo-Joon'a o kadar sinir olmuştum ki anlatamam. Kıza pislik gibi davranıyordu resmen ama sonradan gözüme girdi kerata.:D Ama yine de Team Siwon. :)

      Sil
  2. Siwonnnn :)) Bu diziyi izlediğimde eğlenmiştim ama gülmemin en önemli kaynağı tabiki siwon'un komik halleriydi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Siwon favorim ya :D Ne yalan söyleyim sonunu tahmin etsem bile hep Team Siwon modundaydım ben :D

      Sil