29 Temmuz 2016 Cuma

Olağanüstü Bir Gece | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Olağanüstü Bir Gece, okuduğum üçüncü Stefan Zweig kitabı oldu. Ve yine her zamanki gibi beğendiğim kitaplar arasında yer aldı. Artık Stefan Zweig'dan beklediğim üzere yine psikolojik tahlillere dayalı kısa ama yapıcı ve derin anlamlar taşıyan güzel bir kitap okudum. Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim ki; kitabı her ne kadar sevsem de, yazarın en sevdiğim kitabı bu oldu diyemeyeceğim malesef. Evet kitabı baştan sona çok beğendim ama yine de bana bir şeyler yetmedi gibi. Sanırım istemeden de olsa kitabı yazarın diğer kitaplarıyla karşılaştırarak okuduğumdan dolayı böyle düşünüyorum. Kitap oldukça akıcıydı da. Zaten Stefan Zweig'in dili insanı yormuyor. Yeni yeni klasiklere başlayan arkadaşlara Zweig'ın kitapları tavsiyemdir. Yeri gelmişken şunu da bir köşeye yazayım dedim. 

Burjuva sınıfına ait, hali vakti yerinde, dert tasa görmemiş bir adamın, zamanla hayattan keyif almamaya başlaması ve dünyadan kendini soyutlamasıyla başlıyor kitabımız. Ancak bir gece, başına gelen bir olay sonucunda aklındaki bütün tabuları yıkıp kendini hayata bırakıyor ve ana karakterimiz için yepyeni ve olağanüstü bir dizi olay meydana geliyor. Kitap boyunca üzerinde durduğumuz ana karakterimizin kendini bulma yolundaki çabalarını her ne kadar takdir etsem de, bir noktadan sonra kendimi '' Abicim ne gerek var bu kadar kasmaya? Gir bi işe gör işte hayatın ceremesini de heyecanını da..'' derken buldum. Tabi bunlar işin ironik kısmı. Kitabı kısa ve akıcı olmasından kaynaklı olacak ki, bir oturuşta bitirdim. Stefan Zweig'in öyle büyülü bir dili var ki, kitaplarını okurken açıklanamaz bir şekilde ana karakter sanki bir anda ben oluyorum. Her karakterinde bir nebze kendimi görmeye başlıyorum. Ve tabiki de bu anlamda, yani psikolojik tahlil anlamında yazarı çok başarılı buluyorum. Zweig'in diliyle en kısa zamanda tanışmanızı tavsiye ederim. Bol kitaplı günler. :)



ALINTILAR
  • ''Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.'' (Syf: 69)
  • ''Bu gürültü çağlayanı, bu cehennemi kargaşa bana iyi geliyordu, çünkü bu patırtıda benim içimdeki tufanı dindiren bir şeyler vardı.'' (Syf: 40)
  • ''Denizde susuzluktan ölen biri gibiyim.'' (Syf: 43)
  • ''Çünkü sadece kendi kaderlerini gizem olarak yaşayabilenlerin gerçek anlamda yaşadıklarına inanıyorum.'' (Syf: 67)
  • ''Ah, canlılığım her zaman vardı elbette. Sadece yaşamaya cesaret edememiştim.'' (Syf: 36)







2 yorum:

  1. Bu yazıyı nasıl gözden kaçırdım ben ya. :D Zweig'a bende bayılıyorum, en sevdiğim kitaplarından biridir bu, okurken nasıl da etkilenmiştim daha ilk sayfada kitabın içine girmiş ve çıkmakta zorlanmıştım. :D Zweig okumamak insanın hayatında büyük eksiklik gerçekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zweig kitaplarını okumadan önce ne yapıyordum acaba gerçekten. Ben de yazarın üslubunu, psikolojik tahlillerini gerçekten çok seviyorum ^-^

      Sil