29 Temmuz 2016 Cuma

Her Kalp Kendi Şarkısını Söyler | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Açıkçası kitaba başlarken konusu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Beni cezbeden tek şey kitabın aşık olunası kapağı oldu diyebilirim. Aslında kitabı satın alma sebebim de tam olarak buydu, güzel kapağı. Ya kitabı okuyunca beğenmeseydim, kurgusu hoşuma gitmeseydi o zaman ne olacaktı değil mi ama? Hiç akıllanmıyorum. -,- Ama şansıma kitabın içini de dışı kadar çok sevdim. İşte bazen kitapları konudan ziyade kapağıyla değerlendirebiliyorum. O yüzden kitaplara para yetişmiyor ya, neyse. Konuyu daha fazla dağıtmadan biraz da kitabımızın konusuna değinelim bakalım.

Kitabın konusu hakkında en ufak bir fikrim olmamasına karşın, haliyle bir aşk hikayesi okuyacağımı biliyordum. Ama bu kadar özgün ve insanın içine işleyen bir kurguyla karşılaşmak aklıma bile gelmemişti. Başarılı ve ünlü bir avukat olan babası, Julia'nın hukuk fakültesinden mezun olduğu gün kayıplara karışır. Julia da dahil hiç kimse bu olaya bir anlam veremez. Julia bir gün babası tarafından 40 yıl önce yazılmış ancak gönderilmemiş bir mektup bulur. Bu mektup, Mi Mi adında bir kadına yazılmıştır. Aylardan sonra ilk kez babasını bulma fırsatı yakalayan Julia, mektuptaki adrese gitmek üzere yola çıkar. Tek isteği gerçekleri ve babasını bulmaktır. Tabi gittiği yerde umduğunu bulacak mıdır orası tartışılır.

Kitabı kurgusundan tutun anlatımına kadar her şeyiyle çok sevdim. Özellikle yazarın olayları masalsı bir dille aktarması çok çok çok hoşuma gitti. Öyle ki, kitap bu kadar akıcı olunca bir oturuşta çok fazla okuyabiliyordum. Bazı günler hiç kitap okumadığımı da hesaba katarsak, kitabı çok kısa sürede de bitirdim. Dışı kadar içinde de sıcacık duygular barındıran bu kitaba bir şans verin derim. Bol kitaplı günler.:)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder