25 Haziran 2016 Cumartesi

Winter | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Geçtiğimiz günlerde Winter'ı bitirerek, çok sevdiğim bir seriye daha veda etmiş bulundum. Yorum yazmak için birkaç gün bekledim ki; hem kitabın üstümde bıraktığı etki azalsın, hem de serinin bitişinin ardında bıraktığı burukluk hafiflesin. Ama nerdeee. -,- Neyse iyi kötü karşınızdayım işte. Ama bu yorum fazlasıyla hayranlık içerir bilginize.

Cinder kitap yorumu için TIK TIK
Scarlet kitap yorumu için TIK TIK
Cress kitap yorumu için TIK TIK



Bildiğiniz üzere her kitapta başka bir Disney prensesi daha hikayeye dahil oluyor. Bu kitapta üstünde baskın olarak durduğumuz karakterimiz, Kraliçe Levana'nın üvey kızı Prenses Winter'dı.  Bu kitapla beraber Cinder ve arkadaşlarının Kraliçe Levana'ya karşı olan savaşı gittikçe alevleniyordu. Prenses Selene'nin tahta çıkmasını isteyen sömürgeleştirilmiş halk, Levana'ya baş kaldırmaya başlıyordu. İşte tam bu noktada Açlık Oyunları'ndan ufak ufak esintiler de gördüm. Ama şunu söylemeliyim ki, bu serinin genel olarak kesinlikle çok özgün bir kurguya sahip olduğunu düşünüyorum. Evet kurgu itibariyle masalların bir çeşit uyarlamasını okuyoruz bu kitaplarda. Ama yazar, kurgu içinde masallarda gerçekleşen belli başlı olayları o kadar yerinde yerleştirmiş ki, okurken bu sizi şaşırtmasının yanında gülümsetiyor da.


Kitap 800 sayfalık olmasına rağmen ve seri bitmesin diye çabalamama rağmen, çok kısa sürede bitti. Pişman mıyım peki? Hayır kesinlikle değilim. Bazı olayların nasıl gelişeceğini tabi ki biliyordum. Sonuçta demin de bahsettiğim gibi bir çeşit uyarlama okuyoruz bu kitaplarda. Ama arada öyle olaylar gelişti ki, şaşırmadan duramadım da. Prenses Winter ve başmuhafızı Jacin'i de çok sevdim. Zaten bütün karakterlei genel anlamda çok sevdim. İnanır mısınız bir ara Kraliçe Levana'ya karşı bile sempati duydum. Tabi bunda son kitabı okumamın da etkisi büyük sanırım. Ama bir karakter vardı ki o adamı bir kaşık suda boğasım geldi. Bir insan bu kadar mı gıcık, sevimsiz, vıcık vıcık bir tip olur ya? Tabi ki Başsihirbaz Aimery bahsettiğim kişi. Neyse sanırım bu noktada kendime hakim olup susmam lazım. Evet nerede kalmıştık? -,- Ama kim ne derse desin Kaptan Thorne ve Cress'in olduğu bölümleri okurken apayrı bir zevk aldım. Onların olduğu bölümleri okurken yüzümde hep böyle saçma sapan bir sırıtış vardı. Ah Kaptan Carswell Thorne. ( Ve tam bu noktada gözlerimden kalpli emojiler fışkırır. -,-)

Seri bittiği için biraz içim buruk (ama hala ek kitap olan Levana'yı okumadım yehuuu -,-) ama yine de böyle tatlı, doğal ve tabi biraz da kaçık karakterlerle ( Ah tabi bir de etkileyici, sempatik.. Thorne gibi.) tanıştığım için çoook mutluyum. Eğer fantastik- macera türünde, özgün ve eğlenceli kitaplar okumak istiyorsanız bu seri nacizane tavsiyemdir. Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı günler. :)









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder