26 Haziran 2016 Pazar

Hiçliğin Kıyısında | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Hiçliğin Kıyısında kitaplığımdaki okunmayı uzun süredir bekleyen kitaplardan biriydi. Ama her ne hikmetse kitabı okumak için kendimi bir türlü hazır hissetmiyordum. Nedense okuyasım da gelmiyordu. Çok okundu, çok beğenildi vesaire, ama popüler olmasından da kaynaklanacak ki , kitaba karşı hep bir önyargım vardı. Kitaba başlamadan önce, beni vıcık vıcık bir aşk kitabının beklediğini düşünerek beklentimi minimum seviyeye indirmiştim. İyiki de beklentimi düşük tutmuşum diyorum çünkü kitabı çok beğendim cidden. Evet yine bir aşk hikayesi okudum ama kurgu itibariyle oldukça farklı ve akıcı bir kitaptı Hiçliğin Kıyısında.

Camryn alışılmışın dışında, özgür olduğu, sıradışı bir hayatın hayalini kurmaktadır. Yaşadığı kötü olaylardan sonra, bir karar vererek bu hayalinin peşinden gider. Sonunun nereye çıkacağını bilmediği bir yolculuğa çıkar. Bu yolculukta Andrew Parrish isimli genç bir adamla tanışır. Andrew, Camryn'e benliğinden korkmamasında, kendini bulmasında yardımcı olacaktır. Ancak Andrew'in bazı sırları vardır. Ve sıkı durun. Ben o sırrı, üstün dedektiflik sezgilerimi konuşturarak en başında çözmüştüm. Neyse bu kadar tüyo yeter sanırım. Agatha olsa benimle gurur duyardı kesin. ( Eveet. -,-) Kitapta artı on sekiz içerikli sahneler de vardı benden söylemesi. Eğer bu tip yerleri okurken rahatsız oluyorsanız, sizi baştan uyarmış olayım. Aslında ben de o tip kısımları okumaktan hoşlanmıyorum ama nedense bu sefer çok da rahatsız olmadım. 

Kitabı okuduktan sonra, Camryn'e imrenip ben de alıp başımı gitmeyi düşünmedim değil şimdi ama nerdee. -,- Kitap benim için aşırı çarpıcıydı falan diyemem ama genel anlamda eğlenerek ve sıkılmadan okuduğum, güzel bir kitaptı. Eğer benim gibi siz de kitabı bu zamana kadar bekletip okumadıysanız, bir şans vermenizi tavsiye ederim. Ama keşke biri bana Sonsuzluğun Kıyısında'yı alsa. Ah ah! -,- Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı günler. :)







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder