7 Mayıs 2016 Cumartesi

Yaşam Şifresi | Film Yorumu #11

Herkese merhaba.:)
Sınavlarımın yaklaşması sebebiyle bu aralar boş boş oturmak ve ders çalışmaya çalışmak dışında hemen hemen hiçbir şey yapamıyorum. Dolayısıyla da 'kitap okuyamama sendromu' olarak adlandırılan reading slump dönemine girmiş bulundum. Vaziyet böyleyken kafamı dağıtmak amacıyla rastgele bir film açıp izledim ve şansıma izledikten sonra pişman olmayacağım güzel bir film denk geldi. Yaşam şifresi veya özgün adıyla Source Code, aslında izlenecekler listemde olan bir filmdi ama filmle ilgili hiçbir şey bilmeden izlemeye başladım.
Filmimizin türü bilimkurgu diyebiliriz aslında. Bir nevi paralel evren ve zaman yolculuğu gibi konular baz alınmış. Colter Stevens gözlerini açtığında kendini başka birinin bedeninde bir tren yolculuğunda bulur. Başına gelenleri çözmeye çalışırken sekiz dakika sonra tren havaya uçar ve Colter gözlerini açtığında bu sefer kendi bedenindedir. 
Aslında Colter çok önemli bir operasyonun içindedir. Göreviyse treni havaya uçuran kişiyi bulup olabilecek başka felaketleri önlemektir. Ve zanlıyı bulana kadar tekrar tekrar aynı trende ölmesi gerekmektedir.
Filmimizin konusu ana hatlarıyla böyleydi. Filmi sevdim sevmesine ancak benim için bir şaheserdi de diyemem. Ancak kendi türü içinde ilgi çekici ve özgün bir kurguya sahipti. Paralel evrenlere her ne kadar inanmasam da her zaman için ilgimi çeken bir konu olmuştur. Aslında filmin ana konusu paralel evrenler değildi ancak, kurgu içinde bu konu da yer alıyordu diyebilirim. Aslında film boyunca tekrar tekrar aynı sahneleri izliyorduk ancak daima bir aksiyon ve izleyiciye yansıtılan bir merak algısı vardı. Filmin sonunuysa son kısma kadar tahmin edememem, filmi sevme konusunda başka bir neden oldu benim için. 


Oyuncuların oyunculuklarıysa gerçekten başarılı buldum. Özellikle Colter Stevens karakteriyle baş rolü canlandıran Jake Gyllenhall'ın oyunculuğunu çok sevdim. Adam tek başına filmi aldı götürdü resmen. 
Ve son olarak toparlarsam, filmi sevdim sevmesine ama senaryoda bariz açıklar da yok değildi şimdi. Yani izlerken hep bir şeyler eksik diye düşündüm durdum. Büyük ihtimalle rastgele açıp izlediğim bir film olduğu için çok da büyük bir hayalkırıklığı yaşamadım ama bu film için çok daha iyisinin yapılabileceğini düşünüyorum. Ama yine de boş vakitlerde heyecanla izlenebilecek, akıcı bir filmdi diyebilirim. Şimdilik hoşçakalın.:)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder