5 Şubat 2016 Cuma

Sapphıque | Kitap Yorumu

Herkese merhaba.:)
Güne yağmurlu bir İzmir sabahının güzel toprak kokusuyla başladım. Anlayacağınız tam kitap okumalık bir hava var. Sanırım biraz da bundan olacak ki, gaza gelip Sapphıque'yi bitirdim. Kitabı gerçekten çok sevdim. Zaten serinin ilk kitabını da (Incarceron yorumu için TIK TIK ) beğenmiştim ancak bu kitabı tabiri caizse soluksuz okudum. Kitabı bitirir bitirmez de ''keşke bu seri ikileme olacağına üçleme olsaymış dedim.'' 
Kurgu itibariyle bana çok farklı gelen bir seriydi. Sanırım serinin türünü distopya olarak adlandırabiliriz. Sonuçta bu serimiz de, belli bir yönetici kesim tarafından topluma belli kurallar dayatılıyordu. Ancak canlı bir hapishane tasarlama fikri, şahsen kırk yıl düşünsem benim aklıma gelmezdi. 


Sadece çoğu kişinin aksine, son kısmı taaa ilk kitabın ortalarında tahmin etmiştim. Sanırım bunu, engin dedektiflik romanları bilgime borçluyum. Ama buna rağmen yine de ufaktan şaşırmadım da değil doğrusu. (Evet saçma bir durum.) Yine de okuyan çoğu kişinin özellikle o son kısımda çok şaşıracağını düşünüyorum. Kitap, serinin ikinci ve son kitabı olduğundan spoiler vermemek adına kitabın içeriğine daha fazla değinmeyeceğim ancak dilersiniz seri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için serinin ilk kitabının yorumuna bakabilirsiniz. (TIK TIK) Kitabın filmi sanırım yok. (Ah bu cahillik. -,-) Ama olsaydı eminim ortaya harika şeyler çıkacaktı. Bu seriyi okuyun, okutturun. Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı günler.:)







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder