11 Ekim 2015 Pazar

Kitap Hırsızı | Kitap Yorumu

Herkese merhaba. :)
Uzun zamandır buralarda yoktum farkındayım. Bunun sebebiyse okullar açıldığından beri doğru düzgün kitap okuyamamam. İnanır mısınız bu ay bitirdiğim ilk kitap da Kitap Hırsızı oldu. Böyle giderse anca 2 kitapla falan Ekim ayını kapatacağım gibi. Onun dışında kitap harikuladeydi. Kitabı çok uzun zamandır okumayı istiyordum. Zaten yazın başında okuoku'dan kitabı imzalı olarak almıştım ki almamdaki bir etken de imzaydı ne yalan söyleyeyim şimdi. Onun dışında yaz boyunca kitabı bir türlü okuyamadım. Üstelik kitap zevkine çok güvendiğim bir arkadaşımın (Güneş'e selamlar) okumam için yaptığı baskılara da katlandım. Sanırım doğru zamanı bekliyordum. Şimdi düşünüyorum da , iyiki hazır olmayı beklemişim.
Kitap hakkında söylemek istediğim milyonlarca şey var ama nereden başlayacağımı , bu düşünceleri nasıl kelimelere dökeceğimi bilemiyorum. 


Kelimeler insanı değiştirebilir. Liesel Meminger'den öğrendiğim gerçeklerden biri de bu. Benim kelimelerimse bu kitapla tükendi. 
Tartışmasız hayatımda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. İçime o kadar derinden işledi ki ; kimi zaman göz yaşlarımı tutamadım , kimi zamansa dudaklarımda buruk bir gülümseme vardı. En çok da yaşanan vahşetin gerçekliği tüylerimi diken diken ediyor.
Yaşanan bütün o acının gerçek olması.. Bu kadar duygu yüklemesinden sonra en başa dönmeliyim sanırım. Kitabımızın konusuna. Kitap 2. Dünya Savaşı Almanya'sında küçük bir kız çocuğu olan Liesel Meminger'ın hayatını anlatıyor. Kelimelerle başlayıp kelimelerle biten hikayesini. Bunu daha fazla açamam malesef. Çünkü bu kitabı anlatabileceği , anlatsam bile yeterli olacağını sanmıyorum. En iyisi en kısa zamanda okumanız. Bu arada hikayemizi Liesel Meminger anlatmıyor. Ama anlatıcının kim olduğunu söylemeyeceğim. Emin olun ki , tüyleriniz diken diken olacak.
Yazarın üslubunuysa çok sevdim. Diğer kitaplarını da en kısa zamanda okumayı düşünüyorum. Onlar da Kitap Hırsızı kadar  iyiyse , kesinlikle favori yazarlarımdan olcaktır. Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı günler. :) (Tabi okulun el verdiği ölçüde. -,-)


ALINTILAR

''Caddenin her yerinde insanlar vardı ama boş olsa, yabancı bundan daha yalnız olmazdı.''

''Aslında kitabın neyle ilgili olduğu önemsizdi. Asıl önemli olan taşıdığı anlamdı.''

''Kelimeler.. Neden var olmak zorundaydılar ki? Onlar olmasa bunların hiçbiri yaşanmazdı.''

''Beni mutlu etmeyin. Lütfen, beni umutlandırıp bütün bunlardan iyi bir şey çıkabileceğini düşündürmeyin. Çürüklerime bakın. Şu sıyrıklarıma bakın. İçimdeki sıyrıkları görmüyor musunuz? Gözlerinizin önünde büyüdüklerini, içimi aşındırdıklarını görüyor musunuz? Artık hiçbir şey için umut etmek istemiyorum. Ya da Alex Steiner'in. Çünkü dünya onları hak etmiyor.''

''Pek kolay gülümsemiyordu ama bunu yaptığında, gülümsemesi bile açlık yansıtıyordu.''

''İnsanlar bir günün renklerini sadece başlangıcında ve bitişinde izler, ama bence bir günün her birinin farklı anlarda geçip giden çok çeşitli tonlar barındırdığı gayet açık. Tek bir saat içinde binlerce farklı renk olabilir. Bulutumsu maviler, mat sarılar. Çamurlu karanlıklar..''

''İşte küçük bir gerçek: Öleceksiniz! ''

 'Hayır' diye  düşündü Liesel yürürken. Yorgun olan asıl benim kalbim. On üç yaşındaki bir kalp böyle hissetmemeliydi.''










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder