24 Ekim 2015 Cumartesi

Cumartesi İlk Beş #1 | Favori Beş Kitabım



Herkese merhaba.:)
'Cumartesi İlk Beş' başlığıyla her cumartesi bir konu üzerinden beş favorimi göstereceğim. Bu haftanın konusuysa favori 5 kitabım. 
Aslında bu etkinliği daha önceden pek çok blogerda görmüştüm ve ben de uzun zamandır yapmayı istiyordum. Kısmet bu güneymiş diyelim.
Favorilerime geçersem ; sadece Hobbit'i geçen yıl okumuşum. Onun dışında bu yıl gerçekten harika kitaplar okuduğumu fark ettim.




Aslında bu beşliyi seçerken bile çok zorlandım. O yüzden aralarında bir daha sıralama yapmaya kalkışıp kendimi zorlamak istemedim. Sissoylu'ysa düşünmeme bile gerek kalmadan bu listeye girdi. Brandon Sanderson'dan okuduğum ilk ve tek kitap Sissoylu ancak yazarın üslubuna , hayal gücüne hayran kaldım. Elimde Steelheart'ta bulunmakta ve onu da okumak için sabırsızlanıyorum. Bence bu kadar harika bir kitabı yazan bir yazar kötü kitap yazamaz. Ne kadar da karışık cümle kurdum ben öyle. Neyse.

Bu listede tabiki de Kralkatili Güncesi'nden en az bir kitap bulunacaktı. Aslında tekniken Bilge Adamın Korkusu'nu hala okuma aşamasındayım. Evet beni yuhalamak serbest ama bütün suç okulun valla. -,-
Kitabımızsa gerek kurgusu , gerek karakterleri , gerek içinde oluşturulan dünyası , gerek kapağı , hatta adıyla bile aşık olunası bir kitap. Ebatından falan sakın korkmayın ; okuyun , okutturun.







Locke Lamora'sız favori kitap listesi mi olurmuş? Tabiki de bu listeye Locke Lamora'nın Yalanları'nı da ekleyecektim. Şimdi şunu baştan kabulleneyim , yazarın diline alışmak kitabın başlarında gerçekten çok zor. Oluşturulan dünyaya adapte olmam 100 sayfamı aldı şahsen. Hatta ilk 70 sayfasını 2 kez okumama rağmen betimlemeleri hala kavrayabilmiş değilim. (Sorun bende de olabilir tabi ama lütfen yüzüme vurmayın. -,-) Onun dışında Locke Lamora gibi efsane bir karakteri oluşturmak bile başlı başına bir yetenek bence. Kesinlikle önerilir.





Ah! Sonunda geldik beni salya sümük ağlatırken bir yandan da gülümsetmeyi başaran bu harika kitaba. Bu kitap hakkında geçenlerde bir post girmiştim zaten. Orada da kem küm edip durmuştum. Yorum için TIK TIK Çünkü bu kitap anlatılmaz okunur. Tıpkı okuduklarımızın gerçek olması gibi.










Hobbit'i okurken de izlerken de yüzümde ufak bir tebessüm vardır hep. Sonuçta Tolkien'in kaleminden bahsediyoruz. Fazla söze gerek yok bence.






Evet bu haftalık bu kadardı. Haftaya görüşürüz. (Televizyon programı kapanışları gibi oldu. ) Şimdilik hoşçakalın. Bol kitaplı günler. :)





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder