18 Eylül 2015 Cuma

Son Fedakarlık | Kitap Yorumu

B İ T T İ!
Hala inanamıyorum. Koskoca seri bitti. Son kitabı sindirerek okumayı planlıyordum ancak gelin görün ki kendimi tutamadım ve 1 günde bitti. Evet yanlış duymadınız 1 GÜN. Kendi rekorumu kırdım sanırım. Kırmaz olaydım. -,- Aslında artık vampir kurgulu romanlara karşı pek bir beklentim yoktu, taki Vampir Akademisi serisine kadar. Gerek kurgusu, gerek karakterleri itibariyle çok özgün bir kitap serisi olduğunu düşünüyorum. Serinin her bir kitabını ayrı bir heyecanla soluksuz okudum. Son kitabınsa seriye yaraşır bir final olduğunu düşünüyorum. Tek bir şey hariç. Ama ona zaten birazdan değineceğim. Şu an öyle bir boşluktayım ki seriye yeniden başlamak istiyorum. Bıkana kadar yeniden yeniden. Ki bıkacağımı da sanmıyorum. (Bu sözleri benden sık duyamazsınız haberiniz olsun.) Şu an delicesine yan seri olan Kanbağı Serisi'ne başlamayı da istiyorum. Benim için asla bir VA olacağını zannetmesem de sonuçta içinde Adrian  olacak , her türlü beğenirim yani.




İlk 5 kitabı okumayanlar spoiler alabilir! 


Bildiğiniz üzere geçen kitapta Dimitri eski haline geri dönmüştü ancak kendini affedemediği için mızıldanıp durduğundan Rose'dan ayrılmıştı. Tabi bu Rose'un belki de en küçük sorunu. Rose'un üstüne bir iftira atılmıştı. Kraliçenin katili olmakla suçlanıyordu ve onu aklayabilecek güce sahip tek kişi babası ve avukatı Abe'di. Lissa ve ekibin geri kalanı (anladınız siz) Rose'u hapisten kaçırıp asıl katili bulma çalışmalarına başlamışlardır. Rose'un yanında biricik aşkı Dimitri var ama o teknik olarak Adrian'la beraber. Diğer cephedeyse Lissa zaman kazanmak adına kraliçeliğe aday olur ancak bir sorunu vardır: Tek Dragomir o olduğu için aday olsa bile kraliçe olamayacaktır. Ancak babasının gayrimeşru bir ilişkisinden olan üvey bir kız kardeşi vardır ve Rose'la Dimitri'de onu bulmaya çalışırlar. Ancak hem dampirlerden saklanıp hem de Lissa'nın kardeşini bulmak hiç kolay olmaz. Katilin kim olduğunu anca son kısımda tam Rose açıklayacakken tahmin edebildim. Ağzım açık kaldı valla. (Zaten bu yazar durmadan ağzımı açık bıraktıracak sonlar yazıyor. -,-) Lissa'nın kardeşini öğrendiğimde de aynı tepkiyi verdiğimi söylememe gerek yok sanırım. Ama kim olduklarını okuyup kendiniz görün.

DİKKAT DİKKAT! YAZININ BUNDAN SONRASINDA SON KİTAPLA İLGİLİ ÇOK AĞIR SPOİLER'LAR ALABİLİRSİNİZ !



Zaten Lissa ve Rose'un dostluğunu çok seviyorum ama bu kitapla beraber daha da bir hayran kaldım. Lissa'yı hiçbir zaman çok sevmedim ama şu son iki kitaptır yaptığı fedakarlıklarla gözümde epey yükseldi. Ayrıca Lissa'nın yeni kraliçe olmasını da çok yerinde buldum. Aslında gözümde yükselmesinde bir diğer etken de buydu sanırım. Artık çaresiz bir Prenses değil de gerçek bir kraliçe adayı gibi davranması. Kraliçe adaylık sınavlarında gösterdiği cesareti de çok sevdim. Sonuçta o kadar işin, curcuranın içinde kız sınavları da başarıyla geçti. Helal olsun valla.



Kitabın sonunda Adrian'ın ortada dımdızlak , boynu bükük kalması içime (ve sinirlerime) çok dokundu. Allah'tan yan seri Adrian hakkında. Yoksa yazarın yakasına yapışmaya Washington'a gidiyordum. -,- 
Bunun haricinde Adrian'a üzüldüm üzülmesine ama istediğim ve doğru olan şey gerçekleşti. Evet Rose'un yaptığı belki doğru değildi ama ben olsam ben de (belki) daha farklı kararlar vermezdim. Ayrıca Adrian başından beri olayların sonunda ne olacağını tahmin edebiliyordu ama buna rağmen kendini kandırmaya devam etti. Evet Adrian ve Rose iyi bir ikiliydi ama daha önce de söylediğim gibi birbirlerini tamamlamıyorlardı. Dimitri ve Rose gibi değillerdi. Dimitri sonunda aklını başına toplayıp Rose'u sevdiğini itiraf edince sanırsam küçük çaplı bir çığlık atıp 'sonunda be' diye bağırdım. Evet -,-


 SPOİLER BİTTİ!



Son kısımda neler olacağını genel hatlarıyla zaten biliyordum ama detayları tahmin bile edemedim. Gerçekten kaliteli bir seri olduğunu düşünüyorum ve ana karakterlerin büyük bir çoğunluğunu çok seviyorum. Sanırım seri bitti diye depresyonun kıyısında falan dolanıyorum. -,- Daha önce sevdiğim bir seri bitse bile böyle kötü olmamıştım ama yine de serinin tam kararında bittiğini düşünüyorum. Hala okumadıysanız bence bir şans verin derim. Hoşçakalın. Bol kitaplı günler.:)














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder